AB ile neler oluyor

BAŞBAKANLIK Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nin İstanbul şubesi Ortaköy’de, Ertekin’in işyerinin karşısındaki eski Rum mektebinin bulunduğu tarihi binada açılmış; önünde de Esma Sultan Yalısı var.

Haberin Devamı

Kadir Topbaş’ın izniyle verilmiş; şirin bir müdürlük binası olmuş... Yağmur nedeniyle hazırlanan çadırda Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 15 kadar gazeteciyle bir sohbet yemeğinde... AB’nin başlangıç sürecinden 30 Haziran’da ‘gıda güvenliği’ ile ilgili 13. faslın açılacağı sürece kadar bir özet yapıyor Bağış... “Bu fasıllar gazoz açmaya benzemiyor” diyor. Kamuoyu pek bilmiyor ama içerde epeyce ciddi çalışmalar yapılmış. İlgili yasa da, Meclis’ten cuma günü çıkmış, ertesi gün Gül hemen imzalamış, pazar günü de Resmi Gazete’de yayınlanmış... Örneğin, Trakya’da şap hastalığının görülmediğinin belgelenmesi gerekiyormuş artık. Boğaz köprülerinden geçen her türlü hayvan taranıyormuş; onlara cip takılmaya başlanmış. Büyük hayvanların tümü ‘küpelenmiş’, küçük başhayvanların da yarısı... ABD’ye peynir satarken, 13. fasıl açıldığında AB’ye de peynir ve yoğurt satmaya başlayacağız artık. Bu yasa ile 13. fasılla ilgili görüşmelerin önü böylece açılmış AB ile görüşmelerde. Bakan’ın sözlerinden sıkı bir pazarlığın başlayacağı anlaşılıyor. Türkiye ile görüşmelerde ‘ağırdan’ alan bazı ülkelere çıkışıyor Bakan...

Bağış bunları anlatırken, Akşam yazarı Ali Saydam “Anlattıklarınızla moral buldum, kendimi iyi hissediyorum” diyor. Bir anda yandaki camiden yatsı ezanı okunmaya başlıyor. Saydam, konuşmasını sürdürmek istiyor ama başarılı olamıyor. Beklemek gerek... Vaizin sesinin yüksekliği, civardaki eğlence yerlerinden hiç az değil.

Yatsı bitiyor, biraz sonra Esma Sultan’dan 10 dakika kadar süren hava fişek gösterisi başlıyor.

Nerede AB standartları demeye kimsenin dili varmıyor. Ezanın bir desibel ölçüsü olmalı galiba. Bağış’ın bunu yaşaması iyi oldu.

BAĞIŞ, AB’DEN UMUTLU

EGEMEN Bağış, “Türkiye, Cumhuriyet’in 100. yılı olan 2023’de AB üyesi olacak mı?” sorusunu şöyle yanıtlıyor:

“Çok daha önce olacak. 1.1.2014’ten itibaren AB üyesi olma kararı içindeyiz. Daha doğrusu bu tarihten itibaren AB üyesi olmaya hazır bir ülke olacağız, hem de kendi kurallarını ortaya koyarak... İlk önce biz ‘iyi’ olacağız... Esas uzlaşıdır; yoksa kokereç de, salatanın boyu da sorun olur. Müzakere tarihini almak için 45 yıl bekleyen bir ülkenin tabii ki bir duruşu vardır, önemli olan Avrupa standartlarına erişme çabasıdır. Bir gün bu olursa, Meclis’te hep birlikte oturur, geçiririz. Nihayette sorun olacağını sanmıyoruz. AB’nin tek kurtuluşu genişlemedir; akil olan insanlar Türkiye’nin üye olması gerektiğini söylüyor. Hiç kimse Türkiye’yi dışlamak istemiyor. AB, Türkiye’nin diyetisyenidir, bizim daha iyi olmamızı ilk önce onlar istiyor.”

AB Genel Sekreteri, büyükelçi Volkan Bozkır söze “Fasılların açılması çok önemli değil” diye giriyor.

BİR GERÇEK

Bu arada, 10 gün kadar önce Batı Trakya’daki gezimizde, Yunanistan ile birlikte Bulgaristan ve Romanya’da ekonomik çöküntü ile ilgili izlenimlerimizi anlatırken şöyle diyoruz:
 
“Dört yıl önce İstanbul’da 10 vinç yokken, olimpiyatlara hazırlanan Çin’in Pekin Havalimanı civarında 50 vinç vardı. Bugün sadece Zorlu grubunun (Vestel) Mecidiyeköy’de Karayolları arazisinde -ruhsatı 240 bin metrekareden 620 bin metrekareye çıktı- 11 vinç var. Yani, İstanbul’un ekonomisi imar rantı üzerine oturtuldu, bu dar coğrafyada bu kadar AVM, rezidans ve konut inşaatı İstanbul’un tarihi ve turistik getirisine zarar vermez mi?”

(İstanbul’un bu imar yoğunluğu ve de denetimsizliğine AB de bir ‘fasıl’ açmalı demek geliyor içimizden.)

Balkanlar’da böyle ekonomik gelişme yok; yatırım yok; aksine nüfus azalıyor; otobüsleri en az 10 yıllık... Ama eğlence yerleri ve lokantalar dolu.

Egemen Bağış hemen söze giriyor:

“Yunanistan, ekonomisini AB’ye olduğundan fazla göstermiş, fonları kullanmış... Türkiye’den daha iyi üreten tek AB ülkesi var; Polonya... AB’den 160 milyar Euro almış şimdiye kadar. Ekonomisini daha iyi bir duruma getirmiş. Estonya’da Güllüoğlu 8 kişilik istihdam yaratan bir işyeri açmış; ülke Başbakan’ı seviniyor. Bunun için Başbakanımızla Baltık Cumhuriyetlerine gideceğiz yakında... Her ülkeye nöbetçi bir ‘işadamı’ koymak gerekir; Zafer Bey’e (Çağlayan) söyledim.”

Önce hava karardı sonra güneş doğdu

ÖNCE hava karardı, sonra sağanak yağmur başladı... Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü İbrahim Yıldız gazetenin önünde ‘veda’ konuşmasını bitirdikten sonra yine güneş açtı. “Aydınlanma yolu’ydu bu.

Lütfi Kırdar Salonu’nda yapılan töreni Rutkay Aziz sundu, Fazıl Say, İlhan Selçuk için bestelediği ‘Kara Toprak ve İlhan Selçuk’ parçasını çaldı.

Haberin Devamı


Daha önce Erdal Erzincan’ın ezgilerinden sonra Alev Coşkun, Doğan Hızlan, Emre Kongar, Önder Sav, Hikmet Çetinkaya, Süleyman Çelebi, Orhan Erinç, Tarık Akan, Server Tanilli (mesaj), Ali Sirmen, Dr. Erdal Atabek ve Şükran Soner, İlhan Selçuk’u o kadar güzel anlattılar ki, hepsi birer tez konusu olabilirdi.

SELÇUK HANGİ ŞEHİT

En önemlisi İlhan Selçuk’u, Alev Coşkun’un ‘Basın şehidi’, CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın ‘Demokrasi ve devrim şehidi’, Dr. Erdal Atabek’in de ‘Kurtuluş Savaşı’ şehidi ilan etmeleriydi. Mustafa Balbay mesajı ile en çok alkış alan isim oldu.

Bir gün önce başsağlığı için gazeteye giden Kılıçdaroğlu, Ankara’da ABD Büyükelçisi ile görüştüğünden gelemedi; yerine Önder Sav ve Berhan Şimşek vardı. Görebildiğimiz siyasetçiler ise Murat Karayalçın, Hikmet Çetin, Mustafa Sarıgül, Masum Türker, Arif Sağ, Ercan Karakaş, Gürsel Tekin, Kadir İnanır, Sevinç İnönü, Prof. Erdoğan Teziç, Çetin Doğan ile çok sayıda bilim adamı, sanatçılar, işadamı, öğrenci ve CUMOK’çular tarihi bir güne tanık oldular.

TEK MESAJ SP’DEN

Egemen Bağış “Yuhalama olmasa ben de giderdim” dedi. Gazete yöneticilerine ve yazarlarına AKP’nin birkaç eski ve yeni bakanın telefonda başsağlığı diledikleri öğrenildi.

Kamuoyuna tek açık başsağlığı mesajı yayınlayan da SP Genel Başkanı Prof. Numan Kurtulmuş oldu. Selçuk, bugün Hacıbektaş’ta abisi Turhan Selçuk’un yanında toprağa verilecek.

     

Yazarın Tüm Yazıları