YÖK Başkanı Saraç: 'Açık uçlu soru'da tedirginliğe yer yok (2)

Güncelleme Tarihi:

YÖK Başkanı Saraç: Açık uçlu soruda tedirginliğe yer yok (2)
Oluşturulma Tarihi: Ocak 05, 2017 15:41

YÖK Başkanı Saraç: 'Açık uçlu soru'da tedirginliğe yer yok (2)

Haberin Devamı

'SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ŞİDDETE UĞRAMA RİSKİ 16 KAT DAHA FAZLA'
YÖK tarafından, Samsun’da 'YÖK Sağlık Söyleşileri' kapsamında sağlıkta şiddet hekime saygı konulu söyleşi programı düzenlendi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, kamu kurum ve kuruluşların temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Programın açılış bölümünde konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç, "Sağlık söyleşilerinin ilkini Samsun'da düzenlemesinden dolayı mutluyuz. Samsun’da çok değerli iki kardeşimi görevleri başında kaybettik. Bu şiddet sadece sağlıkta değil değişik alanlarda baş göstermiştir. Suçsuz ve günahsız kişilerin insan olduğunu göz ardı etmeden bakmamız gerekiyor. İki kardeşimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Tekrarın olmamasını diliyoruz. Şiddetin diğer bireysel türlerine de üniversite olarak odaklanmamız gerekiyor. Sırf doktor, esnaf olduğu için değil, sebeplerin üzerine giderek oraları kurutarak çözümlerin olduğuna inanıyoruz" diye konuştu.
Ardından konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Samsun’da Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde yeni bir toplantı serisinin başlangıcını gerçekleştirdiklerini söyleyerek, "2015-2016 eğitim ve öğretim yılında 'Kültür ve Sanat Söyleşileri' faaliyetleri ile birçok üniversitemizi ziyaret ettik, alanında önemli isimleri dinledik ve binlerce öğrencimiz ile üniversitelerimizde sıcak, güler yüzlü ortamlarda bir araya geldik. 2017’de başlatıyor olduğumuz ‘Sağlık Söyleşilerinin’ ilkini 19 Mayıs Üniversitesinde yapıyoruz. Bu söyleşilerin ilkinin konusunu çalışma arkadaşlarım ‘Sağlıkta Şiddet, Hekime Saygı’ olarak seçtiler. Samsun kıymetli iki hekimini 2015 yılında böyle menfur bir saldırıyla kaybetmişti. Bu vesile ile Dr. Furtun ve Dr. Dağdeviren’i de rahmetle anıyoruz dedi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, şöyle devam etti:
"Gerçekten inanılmaz bir şekilde, literatür bilgileri, sağlık çalışanlarının şiddete uğrama riskinin diğer hizmet sektörü gruplara göre 16 kat daha fazla olduğunu rapor ediyor, bu çok yüksek ve ürkütücü bir rakam. Tıp alanı, tabii ki insan çelişkilerinin, toplumsal düzendeki bozuklukların görülebilirliği en kolay olan ve gün yüzüne kolay yansıdığı bir alan. Bütün bu zorluklar tıp alanında, sağlık hizmetlerinde daha hızlı ve daha çok ortaya çıkıyor. Çünkü hizmet alanı doğrudan insanın kendisi. Tıp, etik aşınmaların da toplum tarafından yine en kolay hissedilebilir alanı. Sağlık ile ilgili hizmetlerin iyileştirilmesi, reformların ve gelişmelerin sağlanabilmesi için yapılan çalışmalar sınırsızdır. Sürdürülebilir sağlıklı bir toplumsal hayat için, söz konusu politikalar ciddi anlamda önem taşımaktadır. Bu nedenledir ki toplumsal düzeydeki sağlık çalışmalarının, 16’ıncı yüzyıla kadar uzandığını görmekteyiz."
YÖK Başkanı Prof.Dr. Saraç, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2011’de Rio Zirvesinde gerçekleştirilen sağlığın sosyal belirleyicileri üzerine yoğunlaşılması kavramına dikkat çekerek, "Gerçekten de zirvede sağlığın sosyal belirleyicileri deklarasyonu kabul edilmiş ve yayınlanmıştır. Bu deklarasyona imza atan ülkeler, sağlığın sosyal, ekonomik, çevresel ve davranışsal belirleyicileri üzerine eşitsizlikleri giderme odaklı kamu sağlığı politikaları oluşturmuşlar ve uygulamaya koyma gayreti içerisindedirler. Sağlık ile ilgili ulusal ve uluslararası çalışmalarda, vatandaşlar arasındaki mevcut eşitsizliklerin giderilebileceği yönündeki anlayışlar, daha iyimser sosyal politikalar vaat etmektedir. 1900’lü yıllarda 1.5 milyar olan dünya nüfusu, 2015 yılında 7.5 milyara ulaşmıştır. Bugünkü güne baktığımızda dünya nüfusu açısından refah hizmetleri bağlamında sağlık hizmetleri, sağlıkta kalite, hem fiziksel hem de ruhsal açıdan sağlıklı olmak ve de sosyal anlamda iyi olmak, ülkelerin geleceğini etkileyen en önemli kavramlardan biri olarak değerlendirmeye alınmaktadır" dedi.
Yükseköğretim Kurulu olarak, yetiştirdikleri 7.3 milyon gence bu bilinci yerleştirmek istediklerini dile getiren Prof.Dr.Saraç, "Bu nedenle buradayız. Toplantılarımızın ikincisi inşallah, Gaziantep Üniversitesinde gerçekleşecek. Çünkü Gaziantep, bugün neredeyse 3 milyona ulaşan Suriyeli nüfusa ev sahipliği yapan Türkiye’nin, bu yoğunluğu en çok yaşayan ilidir. Gaziantep’te de Suriyeli kardeşlerimizin sağlık ile ilgili sorunlarını ayrım gözetmeksizin çözmeye taahhüt eden devletimizin kararlarında bize düşen görevleri gözden geçireceğiz" diye konuştu.
Prof. Dr. Saraç, "Ülkemiz için öncelikli olan ve öğretim üyesi ihtiyacı olan belli alanlarda ‘İhtisaslaşacak 1000 Yönlendirilmiş Araştırma Görevlisi Alımı’ için ilana çıktık. Ayrıca, ülkemizin doktoralı insan ihtiyacını karşılamak üzere 100 önemli ve disiplinler arası alanda 2000 kişiye burs projesi olan ‘100/2000 Doktora Projesi'ni hayata geçiriyoruz. Bu yıl önümüze koyduğumuz önemli başlık araştırma üniversiteleridir ve bunun için de çalışmalarımız başlamıştır" dedi.
Açılış konuşmalarının ardından Bursa Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof.Dr. Rüstem Aşkın ‘Sağlıkta şiddet hekime saygı’ konusunda sunum yaptı. Prof.Dr. Aşkın, konuşmasına Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın ‘Kelebeğin Sevdası’ başlıklı mektubunu okuyarak başladı. Sunumun ardından soru cevap kısmı basına kapalı olarak gerçekleştirildi.

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!