Bakan Işık: Türkiye'de silah ve mühimmat üretenlere ihalelere giriş yasağını tamamen kaldırıyoruz

Güncelleme Tarihi:

Bakan Işık: Türkiyede silah ve mühimmat üretenlere ihalelere giriş yasağını tamamen kaldırıyoruz
Oluşturulma Tarihi: Ocak 18, 2017 15:23

Bakan Işık: Türkiye'de silah ve mühimmat üretenlere ihalelere giriş yasağını tamamen kaldırıyoruz

Haberin Devamı

Ergün AYAZ/İZMİT(Kocaeli), (DHA)- MİLLİ Savunma Bakanı Fikri Işık, ağır aksak işleyen bir parlamenter sistem bulunduğunu anlatırken, "Bunu 'Rejim değişikliği' diye kimsenin sunmasına gerek yok. Bu bir sistem değişikliğidir. Çift başlı yapı, tek başlı yapıya indi. Türkiye'ye özgü olduğu için de biz buna başkanlık değil de Cumhurbaşkanlığı sistemi diyoruz" dedi. Bakan Işık, Türkiye'de silah ve mühimmat üretenlere yurt içindeki ihalelere giriş yasağını tamamen kaldıracaklarını ifade etti.
Kocaeli Sanayi Odası'nın meclis toplantısına Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ve işadamları katıldı. Toplantıda konuşan Bakan Işık, Türkiye'de en büyük gücün millet olduğunu belirterek şöyle dedi:
"Türkiye'nin kendi iddiasını sürdürmesi, geleceğe güvenle bakabilmesi için güçlü bir demokrasiye, güçlü bir ekonomiye ve güçlü bir orduya ekmek ve su kadar ihtiyacı var. Güçlü demokrasiye sahip olmalıyız başka bir çıkarı yok. Demokrasinin güçlü olması demek herşeyin 'ben böyle istiyorum böyle olacak' gibi algılanması değil, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlemesini sağlamak. Geçtiğimiz dönemde şu konjonktürde bazı ülkeler için yüzyılda bir yaşanır. Böyle bir konjonktürde Türkiye yönetimde istikrarı sağlamak zorunda. Şimdi TBMM'de bugün ikinci tur oylamalara başlayacağımız anayasa değişikliğinin en temel değişikliği budur. Türkiye artık yönetimde istikrarı doğrudan sağlamak durumunda. Hele hele 367 garabeti ortaya çıktıktan sonra burada siyaset yapmak durumunda değilim ama bazı şeyleri de söylemek durumundayım. Siz milletten oy almış parlamentoda 363 milletvekili ile temsil edilen bir partinin cumhurbaşkanını seçmesine müsaade etmeyeceksiniz. 363 milletvekilinin katıldığı oturuma kendi milletvekillerinizi katmayacaksınız ve anayasa mahkemesine gideceksiniz ve anayasa mahkemesi siyasi gerekçelerle destek verecek ve Türkiye de sistemi kilitleyeceksiniz. Şimdi de bugün gelip şikayetçi olacaksınız. Ağır aksak işleyen bir parlamenter sistem vardı. Bunu da en iyi bilenler sanayiciler. Bunun bir tek çıkışı vardı. Cumhurbaşkanını halkın seçmesi. Halkın seçtiği cumhurbaşkanı halka bir takım vaatler verecek, halka bazı sözler verecek, kampanya yapacak. Seçildikten sonra da verilen sözleri yerine getirmek için gayret edecek. İcranın içerisinde olmama gibi bir şansı var mı?"
"ÇİFT BAŞLI YAPI TEK BAŞLI YAPIYA İNDİ"
Işık yürütmeyi doğrudan halkın seçeceğini belirterek, şöyle konuştu:
"Şu anki anayasamızda Cumhurbaşkanı o kadar yetkilidir ki, size çok samimi bir şey ifade edeyim; Sayın Cumhurbaşkanımız bunu kendisi için istiyor olsa söyleyecek tek şey 'Bu anayasaya dokunmayın'dır. Çok büyük etkisi var. Ama hiçbir sorumluluğu yok. Vatana ihanet dışında cumhurbaşkanı yargılanamaz. Bu yönetimde çift başlılığı oluşturdu. Bir tarafta parlamenter sistemde varolması gereken başbakanlık, diğer tarafta halkın seçtiği cumhurbaşkanı. Bugün ikinci tur oylamasını yapacağımız anayasa değişikliği ile yürütmeyi doğrudan halk tarafından seçilecek. Yaptığımız iş yürütmenin yani icranın doğrudan halk tarafından seçilmesini sağlamak. Bir daha da yürütmenin hızını azaltacak ve yönetimde istikrara yönelik oluşacak sıkıntıları ortadan kaldırmaktır. Şimdi bunu yapıyoruz. Bunu rejim değişikliği diye kimsenin sunmasına gerek yok. Bu bir sistem değişikliğidir. Çift başlı yapı tek başlı yapıya indi. Dünyada örneği de yok değil. Bugün ABD'den Güney Kore'ye ülkelerin uyguladığı sistemde bu sistem. Türkiye'ye özgü olduğu için de biz buna başkanlık değil de Cumhurbaşkanlığı sistemi diyoruz. Bugün ikinci tur oylamayı yapacağız, 330'un üzerinde desteği rahatlıkla alacak ve milletimize gidecek. Yaptığımız işi milletimiz beğenirse sandıkta oyunu verir ve sistem yürür gider. Beğenmezse bunu reddeder. Her iki halde de bizim üzerimize düşen görev milletimizin sözünü harfiyen uygulamaktır. Demokrasi dışı hiçbir harekete hiç kimsenin tevessül etmemesi lazım"
TSK'NIN GÜÇLÜ OLMASI BİZİM İÇİN BİR MECBURİYET
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin güçlü olması gerektiğine değinen Bakan Işık, şu açıklamada bulundu:
"Silahlı Kuvvetleriniz yeterli oranda güçlü değilse kendi ülke ve bölgenizin çıkarını sağlamanız mümkün olmaz. Ekonomik olarak dev olmasına rağmen yeterli askerlik gücü olmayan, bölgesel olaylarda rol almayan pek çok ülkeyi sayabiliriz. TSK'nın güçlü olması bizim için bir seçenek veya bir tercih değil, bir mecburiyettir. 15 Temmuz TSK'nın bir takım zaaflarımızı ortaya koymamıza neden oldu. Bir ordunun generallerinin yarısı darbeye teşebbüs etmişse bir kişiye veya ondan önceki genelkurmaylarına fatura edilebilecek bir durum değil. Burada bir takım sistemik zaaflarımız var ki bu hainler bu peygamber ocağı dediğimiz ülkemizin savunmasından, güvenliğinden sorumlu güzide kurumu ele geçirmeye çalışmazlardı. Bir taraftan TSK üzerindeki gereksiz yükleri alıyoruz. Hastanesi var, pastanesi var, fabrikası var, tersanesi, dikim evi var. Herşeyi ile uğraşan genelkurmay var. TSK'nın üzerindeki gereksiz yükleri alıyoruz. Demokratik ülkede savunma bakanlığının yapması gerekenleri Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı'nın yapması gereken işleri Sağlık Bakanlığı'na, TSK'yı askerin eğitimine ve Türkiye'nin savunmasına ve geleceğe yönelik çalışmaları yapmasını sağlıyoruz. Bazıları TSK'nın zayıflatılması diye sunmaya çalışıyor, buna asla katılmayız. Tersaneler Genel Müdürlüğü, Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü kurduk. Hastaneleri Sağlık Bakanlığı'na devrettik. Dünyaya örnek bir sağlık sistemini sağlık bakanlığımız oluşturdu. GATA'yı sağlık bilimleri Üniversitesi'ne verdik. Askeri doktor alıp okutmaya devam edeceğiz."
Milli Savunma Bakanı Işık, savunma sanayinde tesis güvenlik belgesi ve şahıs güvenlik belgesinin önemli bir sorun olduğunu anlattı. Işık, şöyle dedi:
"Savunma sanayinde maalesef tesis güvenlik, şahıs güvenlik belgesi önemli bir sorun. Hatta bizde öyle bir yapılanma olmuş ki; 'Silah üretmeyin. Üretecekseniz de Türkiye'ye satmayın.' Şimdi bugün ilk defa açıklıyorum; Hafif silah ve mühimmatta üretim izni verirken yüzde 100 ihracat kısıtlaması koyuyoruz. Yani üretebilirsin ama Türkiye'nin içine satamazsın. Bunu yüzde 100 ihraç etmek zorundasın. Türkiye'nin ihtiyacını dışarıdan alacaksın. Bu uygulamayı kaldırıyoruz. Silah üretirsin, Türkiye'de ihalelere giriş yasağını kaldırıyoruz. Mühimmatta da Türkiye'deki ihalelere giriş yasağını tamamen kaldırıyoruz. Neyi sağlayacağız. Güvenlik kuvvetlerimizin silah ihtiyacı var Türkiye'deki firma giremiyor. Mühimmat ihtiyacı var bu engelini kaldırıyoruz. Tesis ve şahıs güvenlik belgesi için prosedürü çok azaltıyoruz. Bu alan güvenlik alanı. Ama sırat köprüsünden geçer gibi prosedür de bu çağda gerekli değil. Bu alana girmek isteyen arkadaşlarımız rahatlıkla bu alana yatırım yapacaklar."
Bakan Fikri Işık daha sonra Kayseri'deki patlamada şehit olan Raşit Yücel'in Körfez İlçesi'nde oturan ailesini ziyaret ederek, başsağlığı dileğinde bulundu.

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!