Güncelleme Tarihi:

Sağlık turizmi verilerinin TÜİK istatistiklerine göre olması gereken seviyede bulunmadığını ifade eden Karabulut, “Mevcut veriler gerçek potansiyelin 7-8 kat altında. Bunun nedeni, sistemin tam anlamıyla oturtulamamış olması. Türkiye’ye gelen sağlık turistlerine yalnızca tedavi değil, kullanılan tıbbi cihazların ve hizmet kalitesinin akredite edildiğini de anlatmamız gerekiyor. Bunu uluslararası platformlarda da doğru şekilde tanıtmalıyız” diye konuştu.
YENİ SAĞLIK TURİZMİ TESİSİ YOLDA
SATKOF, önümüzdeki dönemde kapsamlı bir sağlık turizmi tesisi kurmak için çalışmalarını sürdürüyor. Tesiste; yaşlı bakımından onkolojiye, kadın doğumdan palyatif bakıma kadar birçok branşta hizmet verilecek. Merkezin ayrıca yaşlıların doğayla iç içe vakit geçirebileceği, tıbbi aromatik bitkiler ve geleneksel el sanatları ile uğraşabilecekleri alanlar da içereceği belirtildi. Prof. Dr. Karabulut, “Toprağı seviyoruz, yaşlılarımızın da toprakla iç içe olmasını istiyoruz. Bu tesis hem tedavi hem de yaşam kalitesi açısından örnek bir model olacak” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Karabulut, estetik ve kozmetoloji alanındaki gelişmelere de değinerek, “Türkiye’de milli ve yerli üretimle ortaya çıkan çok başarılı ürünler var. Bu ürünlerde doğal ve bitkisel ekstraktlar kullanılıyor. Bizim Tıbbi Aromatik Bitkiler Federasyonumuzun bu alanda önemli katkısı var ve federasyonumuzun 400 bin üyesi bulunuyor. Ayrıca kooperatifleşme çalışmalarıyla bu alanı daha da güçlendiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Sağlık turizminin sadece hasta geliş-gidişi olarak algılanmaması gerektiğini vurgulayan Karabulut, sözlerini şöyle tamamladı: “Sağlık turizmi, bir ülkenin tanıtımını da içerir. Türkiye’nin sağlık alanındaki başarıları, gece gündüz demeden çalışan hekimlerimizin ve sağlık ekiplerimizin emeğiyle ortaya çıkıyor. Artık yabancı hastalar, ülkemizin kıymetini biliyor ve Türkiye’yi tercih ediyor. Biz de ülkeler arası işbirlikleri ve tanıtım faaliyetleriyle bu başarıyı daha da görünür hale getirmek istiyoruz.”

