Kültür balıkçılığına yön veren ortakların sıra dışı başarı hikayesi

Güncelleme Tarihi:

Kültür balıkçılığına yön veren ortakların sıra dışı başarı hikayesi
Oluşturulma Tarihi: Şubat 22, 2021 12:24

Başarılı geçmişiyle Türkiye’nin önde gelen kültür balıkçılığı markaları arasında yer alan ve küresel bir oyuncu olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Özsu Balık’ın ortakları Şemsi Kavalar ve Hasan Taygan’ın hedefi katma değerli ve ekonomik ürünler sunarak yeni nesillere balık yeme alışkanlığı kazandırmak.

Haberin Devamı

 

 

ABD’de geçen başarılı bir kariyerin ardından 1999 yılında Türkiye’ye dönen Hasan Taygan ve üç nesildir gıda sektöründe hizmet veren bir aileden gelen Şemsi Kavalar, vizyoner kişilikleri ve daima geleceğe yatırım yapma yetenekleriyle iş dünyasında özel bir yere sahipler. Biz sorduk, onlar, 21 yıldır süren dostluklarını, güçlü ortaklıklarını, hedeflerini, yeni projelerini ve sektörün geleceğine dair öngörülerini paylaştı.

TAM ENTEGRE TESİSLERDEN
Özsu Balık’ın kuluçkahane tesisinden laboratuvarına, off-shore kafeslerden paketleme tesisine ülkemizin tek çatı altına toplanmış en gelişmiş tam entegre kültür balıkçılığı markalarından biri olduğunu söyleyen Hasan Taygan, “Global GAP sertifikalı tesislerimizde yıllık 6 bin ton kaliteli ve sağlıklı balık üretiyor, ülkemizdeki ve dünyanın 4 kıtasındaki müşterilerimizin ihtiyacını karşılıyoruz. Türkiye’deki şirketimiz dışında grubumuza bağlı İngiltere’deki Özsu Balık UK ve Hollanda’daki Özsu Balık EU şirketlerimizle yurtdışı operasyonlarımızı yönetiyoruz. Toplamda 100 kişiyi aşan uzman ekibimizle insanların besin değeri yüksek bir gıda olan balığa ulaşmalarını ve sağlıklı beslenmelerini sağlamak amacıyla çalışıyoruz. Yaptığımız doğru yatırımlar sonucunda ülkemizdeki ve dünyadaki müşteri portföyümüz ve balık ihraç ettiğimiz ülkeler giderek genişliyor” dedi.

Haberin Devamı

Kültür balıkçılığına yön veren ortakların sıra dışı başarı hikayesi

60 TONDAN 6 BİN TONA
Balıkçılık sektörüne yıllık 60 ton balık üreten küçük bir şirketle başladıklarını, kısa sürede küresel oyunculardan biri haline geldiklerini belirten Hasan Taygan, ilham veren bu başarı hikayesinde onları motive eden şeyi şöyle açıkladı:
“Şemsi Bey’le biz, ‘Daha çok para kazanalım’ diye yola çıkmadık. Amacımız, işimizi düzgün yapmak ve başarmaktı. Nihai hedefimiz, geleceğin parlayan yıldızı olacağına inandığımız kültür balıkçılığı sektöründe üstün kaliteye sahip sağlıklı balıklar üretmek, kazanmak, kazandırmak ve istihdam sağlamaktı. Hep çalıştık. Hiç olduğumuz yerde durmadık, dönemsel olarak belirlenen hedeflerimize ulaşınca yeni amaçlar için aksiyon aldık. Bize inanan değerli çalışma arkadaşlarımızın azmi ve çalışkanlıkları sayesinde hayal ettiğimizin çok daha üstünde bir başarı elde ettik.”
Özsu’yu satın aldıkları dönemde markanın buralara geleceğini düşünmediklerini paylaşan Şemsi Kavalar ise, “Hasan Bey’in de söylediği gibi, dürüstlük ve çalışkanlık bizim yolumuzu aydınlattı. Doğru stratejiler ve yatırımlar sayesinde uluslararası düzeyde kültür balıkçılığı üretimi yapıyor, Türkiye’yi bütün dünyada gururla temsil ediyoruz. 60 ton üretimle başladığımız serüvenimiz bugün 6 bin ton balık üretim kapasitesine ulaştı” diye konuştu.

Haberin Devamı

Kültür balıkçılığına yön veren ortakların sıra dışı başarı hikayesi

DÜRÜSTLÜK VE ŞEFFAFLIK
“Ülkemizde başarılı ve uzun yıllara yayılan ortaklıkları nadir görüyoruz. Sizin sırrınız nedir?” sorusuna Hasan Taygan, “Ortada bir sır yok aslında. Şemsi Bey’le biz, çalışma hayatımız boyunca, iş ahlakımızın temelini oluşturan dürüstlük ve şeffaflığa büyük önem gösterdik. Tüm faaliyetlerimizde bu iki kavramı düstur edindik. Birbirimize hep destek olduk. En zor zamanlarda, en zor konularda kararlar aldık. Ben bu anlamda ortaklığımızın en önemli özelliğinin iletişimden, samimiyet ve içtenlikten geçtiğini hissediyorum. İletişim bizim için çok önemli. İkimiz de değişime ve yeni fikirlere açığız. Şemsi Bey’in girişimcilik ruhunu her zaman takdir ediyorum ve saygı duyuyorum. Kendisiyle birlikte yürüyecek daha çok uzun yolumuz olduğuna inanıyorum” şeklinde yanıtladı.
Hasan Taygan’la aramızda abi-kardeş ilişkisi bulunduğunu, birbirlerine çok bağlı olduklarını kaydeden Şemsi Kavalar, aynı soruya, “Birlikte çok mücadele ettik, zorlu süreçlerden geçtik. Bazen kazandık, bazen para kaybettik ama birbirimize olan inancımızı hiç kaybetmedik. Çünkü, işbirliğimizin, ilişkimizin altında yatan çok değerli bir şey var: Güven. Bazı konularda aynı fikirde olmasak da, gördük ki, düşünmeye ve konuşmaya, tartışmaya, paylaşmaya vakit ayırdığımız zaman çözemeyeceğimiz hiçbir problem yok. 21 yıl sonra birbirimizin gözünün içine baktığımız zaman, yapabileceğimizin en fazlasını beraber yaptık diyebiliyorsak, ilişkimiz benim için iş ortaklığından çok daha fazlasını ifade ediyor” karşılığını verdi.

Haberin Devamı

Kültür balıkçılığına yön veren ortakların sıra dışı başarı hikayesi

DÜNYA ÇAPINDA TALEP GÖRÜYOR
Kültür balıkçılığı sektörünün dünyadaki ve ülkemizdeki durumu değerlendiren Hasan Taygan, “Kültür balıkçılığı dünya insanlarının sağlıklı beslenmesi için vazgeçilmez bir sektör. Dünyada yıllık yaklaşık 180 milyon ton balık tüketiliyor. Kültür balıkçılığı toplam balık üretiminin yüzde 45’lik kısmını oluşturuyor. 10 yıl önce bu oran yüzde 40 civarındaydı. Bu sene ise kültür balıkçılığının geleneksel balıkçılığı geçerek pazar payının yüzde 51’lik kısmını oluşturacağını, 2030’a kadar bu oranın yüzde 65’e varacağını tahmin ediyoruz. Türkiye’miz coğrafi konumu açısından, sahip olduğu bilgi birikimi ve teknoloji altyapısı bakımından kültür balıkçılığı sektöründe dünyanın en güçlü oyuncularından biri. Ülkemizde üretilen balıklar dünya çapında artan bir talep görüyor. Türk kültür balıkçılığının ilerleyen yıllarda dünya gıda tedariğinde çok daha önemli bir yer edineceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı

GÜNLÜK BALIK SUNUYORLAR
Şemsi Kavalar, Türkiye’de şu anda birkaç sektörün çok özel rol oynadığını, bunların birinin de kültür balıkçılığı olduğunu vurguladı. Sağlıklı ve lezzetli balıklarımızın tüm dünyada karşılık bulduğunu, levrek ve çipuralarımızın beğenildiğini aktaran Kavalar, “Yurtdışında doktorlar, Türkiye’de üretilen, daha sağlıklı olan levrek balığını tavsiye ediyorlar. Ama Türkiye’de hala, ‘Bu balık çiftlik mi, deniz mi?’ sorusunu duyuyoruz. Bu şahsen beni çok üzüyor. Dünyada 5 günlük taze ürünü rafa koymak büyük beceri isterken, biz Türkiye’ye günlük balık sunuyoruz. Ülkemizdeki balık çiftliklerindeki üretim, bakanlıklarımızın koordinasyonunda planlı ve denetimli bir şekilde yapılıyor. Üretim, paketleme ve nakliye süreçlerimiz Avrupa Birliği normlarında olmasa, balıklarımız sağlık ve besin değeri kriterlerini karşılamasa ihracat yapamayız. Tüm üretim faaliyetlerimiz süresince ekolojik dengeye zarar vermemek için gerekli her türlü korumayı sağlıyor, balıklarımızın sağlıklarını maksimumda tutuyoruz. İnsana, doğaya ve tüm canlılara saygı ilkesiyle gerçekleştirdiğimiz üretimimizle Türk denizlerinin potansiyelini ortaya çıkartıyor, halkımızın ve dünya insanlarının sağlıklı beslenmelerine katkı sağlıyor, ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz. Türk kültür balıkçılığı Avrupa’ya paralel olarak, insanlık için sürekli ileriye giden ve gelişen bir gelecek yaratılmasına katkıda bulunma hedefiyle yönetiliyor” görüşünü dile getirdi.

Haberin Devamı

HEDEF, İŞLENMİŞ BALIK ÜRÜNLERİ TESİSİ KURMAK
YÜZDE 100 Türk sermayeli bir şirket olarak, kültür balıkçılığının dünyanın sağlıklı gıda talebine ve dolayısıyla Türkiye’nin ekonomik büyümesine önemli katkıda bulunabileceğini öngördüklerini söyleyen Hasan Taygan, geleceğe yönelik planlarını şöyle anlattı: “Bu vizyonla önümüzdeki 3 yıllık perspektifte, analiz ettiğimiz tüketici ihtiyaçlarına yönelik katma değerli, işlenmiş balık ürünleri tesisine yatırım yapmayı planlıyoruz. Balıklı mutfak lezzetleri konseptiyle Türkiye’de ve dünyada piyasaya süreceğimiz ürünlerimizi sağlıklı koşullarda, uluslararası standartlarda ve son teknolojiyi uygulayarak üretmek için AR-GE ve ÜR-GE çalışmalarımızı hızlandırdık. Tesisimiz hayata geçtiğinde birçok insan için balığı lüks bir gıda ürünü olmaktan çıkartmayı, katma değerli ve ekonomik ürünler sunarak yeni nesillere balık yeme alışkanlığı kazandırmayı hedefliyoruz.”
Şemsi Kavalar da, “Hasan Bey’in bahsettiği gibi, Özsu olarak, köklü mirasımızı korurken geleceğe dönük fırsatları da değerlendireceğimiz bir sürece giriyoruz. Bu süreçte faydalarını ön plana çıkararak, toplumumuzda kültür balığının olumlu algısını yükseltme misyonunu da sahipleneceğiz. 2021 yılında markamıza yatırım yaparak daha yenilikçi ve güçlü bir döneme gireceğiz. En büyük hedefimiz Özsu Balık’ın kalitesini sunduğumuz tüketicilerimizle ilişki kurmak, iletişim mecraları aracılığıyla hayatın her alanında onların yaşamlarına dokunmak. Bu amaçla logomuzdan kıyafetlerimize kadar kapsamlı bir değişime gireceğiz. İletişim faaliyetlerimizle ve halkla ilişkiler etkinliklerimizle onları dinleyecek, ihtiyaç ve beklentilerini karşılamaya çalışacak ve hiç kopmayacak yakın bağlar kuracağız” diye konuştu.

Kültür balıkçılığına yön veren ortakların sıra dışı başarı hikayesi


ÖZSU’DA PATRON İŞİN KENDİSİ
“Ülkemizin en önemli kültür balıkçılığı markalardan birinin liderleri olarak aynı zamanda önemli bir rol modellersiniz. Nasıl liderlik yapıyorsunuz? Yönetim anlayışınızı nasıl tanımlıyorsunuz?” sorusuna Hasan Taygan, “Aslında bunu çalışma arkadaşlarımızın değerlendirmesi çok daha doğru olacaktır. Benim yönetim anlayışım, yönetiminden çalışanına Özsu Balık’taki herkesin patronunun işin kendisi olmasıdır. İşimizde bizi bir araya getiren yine iştir. Çalışma sistemimize angaje olmak çok basittir. Organizasyonumuz, iş ne gerektiriyorsa, müşterilerimiz ne istiyorsa, onu gerçekleştirmek için çalışırız. Türk kültür balıkçılığını dünyada en yükseklere taşıma misyonumuza, üretim müdürümüzden dalgıçlarımıza hepimiz inanıyoruz ve Türkiye’nin öncü balık üreticisi olma hedefimize birlikte yürüyoruz. Tahta kafeslerle başladığımız işimizde bizi global bir oyuncuya dönüştürmeyi başaran prensiplerimiz bunlardır” cevabını verdi.
Şemsi Kavalar da çok profesyonel bir yönetim ekipleri olduğuna dikkat çekerek, “Kurum kültürümüzü, çalışanlarımızın birbirlerine ve işlerine olan sevgileri, saygıları ve bağlılıkları oluşturuyor. Kültür balıkçılığı yüzlerce fonksiyonu eş zamanlı yönetmesi gereken, tehlikelere açık, dönem dönem ağır doğa koşulları altında icra edilen meslekleri barındırıyor. Bu açıdan bilgi birikimi, yetenek ve tecrübe kadar karşılıklı güven ve bağlılık bizim için hayati önemdeki unsurlar. Ulaştığımız başarımızın arkasında Hasan Bey’le birlikte oluşturduğumuz, çalışan odaklılığı ve verimliliği merkez alan yönetim yaklaşımımızın yer aldığına inanıyorum” dedi.

Kültür balıkçılığına yön veren ortakların sıra dışı başarı hikayesi

HAYATIMIZ SADECE İŞTEN İBARET DEĞİL
“YAKIN çevrem bilir, benim hayatım sadece işten ibaret değildir” diyen Şemsi Kavalar, ekledi: “İnsan işini ne kadar severek yaparsa yapsın, dengeli bir hayat için boş zamana ve motivasyonunu canlı tutacak aktivitelere ihtiyacı olduğuna inanırım. İşlerimi mesai saatlerinde tamamlayarak özel hayatımı dengede tutmaya çalışırım. Bir gün içinde sıkı çalışıp aynı zamanda ailemle birlikte zaman geçirir, sporumu yapar ve hobilerimle uğraşabilirim. İş seyahatlerim kadar ailemle dinlenmeye vakit ayırabildiğim küçük tatil molaları da yaratırım. Salgın döneminde hafta sonlarını çocuklarım ve eşimle birlikte ailecek evde geçirdik. Hem birbirimizi daha yakından tanıdık, hem de unutulmaz anılara sahip olduk.”
İnsanın iş dışında farklı alanlarla ilgilenmesinin kişisel zenginliğin ve dengeli bir hayatın ifadesi olduğunu düşündüğünü aktaran Hasan Taygan ise iş dışındaki hayatını, “Kendime ayırdığım zamanlarda okumaya, öğrenmeye önem veririm. Öğrendiklerimi de hikayeleştirerek arkadaşlarımla, çalışanlarımla, özellikle de kızımla paylaşırım. Sporu hayatımın içinde tutmaya özen gösteririm, fırsat buldukça masatenisi oynarım ya da yürüyüş yaparım. Yoğun iş tempomuza rağmen ailemle birlikte geçirdiğim özel zamanlara da vakit ayırmaktan geri kalmam. Onlarla birlikte farklı tatil destinasyonlarına gitmek beni mutlu eder ve enerjimi yüksek tutar” sözleriyle özetledi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!