Yusuf Kavaklı: “Ramazan’ı İncitmeden Yolcu Edelim”

Güncelleme Tarihi:

Yusuf Kavaklı: “Ramazan’ı İncitmeden Yolcu Edelim”
Oluşturulma Tarihi: Haziran 23, 2015 11:34

İstanbul Emekli Müftü Yardımcısı Yusuf Kavaklı, orucun Allah (c.c.) için tutulduğunu belirterek, “Oruçluyken iftar saatini beklerken ciğerimiz yandığı halde su içemiyoruz. Bizi engelleyen iman, inanç ve aşktır. O inanç da bizi Allah’a (c.c.) yaklaştırıyor. Ramazan bir misafirdir. Onu incitmeden yolcu etmeye gayret edelim” dedi.
Bağcılar’daki Ramazan Etkinlik Programı’na katılarak “Güncel Sorular ve Cevapları” konulu söyleşide bulunan İstanbul Emekli Müftü Yardımcısı Yusuf Kavaklı ile İ.Ü. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. A.Hikmet Atan kendilerini ilgiyle dinleyen davetlilerle bilgi ve birikimlerini paylaştılar.
Bizim Radyo’dan Mehmet Yaşar’ın sunuculuğunu yaptığı programa misafir olan Kavaklı ile Atan dini konulardaki bilgilerini paylaşırlarken meydanı dolduran ilçe sakinlerinin de sorularını cevapladılar. Konuşmasında Ramazan ayını hakkıyla yaşamanın önemine dikkat çeken Kavaklı, “İslamiyet’in her şeyi güzel. Ama Ramazan bunların hepsinin üzerindedir” dedi.
Evlatların anne ve babalarının değerini bilinmesi gerektiğini de ifade eden Kavaklı, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) ‘yetimin ağlamasından arşı ala titrer’ sözünü hatırlattı. Kavaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir üvey anne çocuğunu aç karına yatırırsa, babası da onun yüzünü görmeden eve gidip gelirse çok günah olur.” diye konuştu. ‘Ramazan teslimiyet demektir’ diyen Kavaklı, “Orucu Allah (c.c.) için tutuyoruz. Sofrada ciğerimiz yandığı halde suyu içemiyoruz. Bizi engelleyen iman, inanç ve aşktır. O inanç da bizi Allah’a (c.c.) yaklaştırıyor. Ramazan bir misafirdir. Onu incitmeden yolcu etmeye gayret edelim.” dedi. Müslümanlığın bir iddia olduğunu vurgulayan Kavaklı, Yusuf İslam’ın Kur’an-ı Kerim’i okuyarak İslamiyet’e geçtiğini de belirterek, “Müslüman yaşayışıyla herkese örnek olmalıdır.”
“ÖMRÜMÜZÜ RAMAZAN AYI GİBİ YAŞAYALIM”
Atan ise, Hazreti Ömer’in, ‘hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin. Dünyada yaptıklarınız tartılmadan önce kendinizi dünyada iken tartın’ sözüne atıf yaparak, şöyle konuştu: “Ramazan bize fırsat veriyor. Ömür ve vakit kıymeti geliyor. Keşke tüm vakitlerimiz Ramazan-ı Şerif gibi dolu dolu geçmeli. Ramazan bize böyle olmamız gerektiğini hatırlatıyor. Allah, bize ‘işte böyle yaşayın’ diyor.”
“DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI KALDIRILSIN, DİYENLERİ ELEŞTİRDİ”
Davetlilerin sorularını da cevaplayan Kavaklı, hastalığı devamlı olduğu için oruç tutamayanların fitre vermek zorunda olduğunu belirtti. Kavaklı, “Bu yılın fitresi 12 TL’dir. Yani, 29 orucu 12 ile çarpın, kaç para çıkıyor ise onu ya bir ya 3-4 fakire vermelisiniz. Ben hastaların yerinde olsam fidyeyi en az üç kişiye veririm” dedi.
Zekat ve fitrenin fakirin hakkı olduğunun altını çizen Kavaklı, ‘Misal, geline veya damada fitre verilir. Ancak, fitrenin evin içinden dışarı çıkarılmaması çok yanlış olur” şeklinde konuştu. Bir soru üzerine İstanbul’da sabahleyin ezanın imsak ile birlikte okunduğunu da vurgulayan Kavaklı, “Bu sebeple ezan sesini duyduğunuzda yiyip içmeyi bırakınız” uyarısında bulundu.
Yine bir soru üzerine de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılmasını isteyenleri eleştiren Kavaklı, sözlerini şöyle tamamladı: “Peki, bu kurum kaldırıldığında yerine ne koyacaksınız. Karışıklık çıksın istiyorlar. Ben bir zamanlar kravat taktığım için kafir ilan edildim. Diyanet İşleri Başkanlığı’na güvenelim. Ne olur Diyanet’in takvimindeki vakitlere de riayet edelim.”
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!