Sanko Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sınav:

Güncelleme Tarihi:

Sanko Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sınav:
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 08, 2015 18:46

SANKO ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. AHMET SINAV, KANAL 24 TELEVİZYONU’NDA CANLI YAYINLANAN ÜNİVERSİTE TERCİHLERİ PROGRAMINDA, LEVENT DOĞAN’IN SORULARINI YANITLADI.

SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Sınav, en iyisini yapmak zorunda olduklarını belirterek, “Tesislerimiz, donanımımız ve akademik kadromuz, arkamızdaki güç olan SANKO Holding’in gücüne, büyüklüğüne, güvenirliğine ve saygınlığına uygun” dedi.
Prof. Dr. Sınav, Kanal 24 Televizyonu’nda canlı yayınlanan Üniversite Tercihleri Programında, Levent Doğan’ın sorularını yanıtladı. “SANKO” adının kendilerine verdiği bir sorumluluk bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Sınav, “Çünkü bölgede şöyle bir anlayış var; ‘SANKO yaparsa en iyisini yapar’. SANKO Üniversitesi olarak en iyisini yapmak zorundayız. Burada kurduğumuz donanım, şaşıracağınız, ‘burada olur mu’ diyeceğiniz düzeyde. SANKO gücünün olması, elbette çok büyük bir avantaj” diye konuştu.
Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nin SANKO Üniversitesi için çok önemli avantaj oluşturduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Sınav, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gaziantep’te 611 yatak kapasitesiyle Türkiye’nin tek çatı atındaki en büyük özel hastanesi olan, hizmet kalitesiyle belli bir düzeye, marka değere ulaşan Özel Sani Konukoğlu Hastanesi, üniversitemiz için çok önemli avantaj. Üniversitemiz bir nevi o hastanenin üzerine kuruldu. Üniversitenin ana fonksiyonlarından biri olan hizmet zaten veriliyor. Bunun üzerine eğitim ve araştırmayı da koyduğumuzda, belirlediğimiz kaliteye de zannederim ulaşmış oluyoruz.”
KALİTELİ ÜNİVERSİTE
“Eğitime 2014-2015 döneminde başladık. Verdiğimiz eğitim hizmetinden şikayeti olan öğrencimiz olmadı” diyen Prof. Dr. Sınav, şunları söyledi:
“Kaliteli üniversite dediğimizde öncelikle akademik kadronun uluslararası düzeyde kaliteli olması gerekir. Hele de tıpta bu olmazsa olmaz.Çünkü istediğiniz kaliteye ulaşamazsınız doğru bir akademik kadro kuramazsanız.Mütevelli Heyetimizin daha kuruluş bütçesinde önemli bir kaynak ayırarak desteklediği programımızla, bir nevi beyin göçücü tersine çevirmeye çalışıyoruz.
Amerika’da yetişmiş, iyi üniversitelerde, iyi kariyer yapmış tıp akademisyenlerini üniversitemize getirip, eğitim ve araştırmada büyük faydalar sağlıyoruz. Tam zamanlı getirmek büyük maliyet o nedenle bir arar formül bulduk, yarı zamanlı getiriyoruz. Her ay Amerika’da iyi kariyer yapmış bir hocamız öğrencilerimize ders anlatıyor, genç hocalarımızla deneyimlerini paylaşıyor.
Çünkü bir taraftan da geleceğimizi planlamamak zorundayız. Hatta üniversitemizin temelinde de olan sosyal sorumluluk bizim için çok önemli. Gaziantep halkına Amerika’dan gelen tıp adamları tarafından konferans veriliyor. Gelen bilgi ve birikimimi de beraberinde getiriyor.”
NASIL BİR EĞİTİM
Öğrencilerinden 5’inin araştırma projesinden 3’ünün çalışmasının uluslararası tıp kongrelerinde sunum olarak kabul edildiğini anlatan Prof. Dr. Sınav, bu başarıyı birinci sınıftayken sağlamalarının çok büyük başarı kabul edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Akademik kaliteyi yükseltmek ve beyin göçünü tersine çevirmek dışında bir amaçları daha olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sınav, öğrenciye eğitimi verirken, bilgiye nasıl ulaşacağını ve bilgiyi nasıl kullanacağını da öğrettiklerini bildirdi. “Bilgiye basıl ulaşılır, nasıl üretilir, o bilgi nasıl kullanılır yani pratik hayata nasıl geçirilir. Öğrencilerimizin başarısı bizim bu hayallerimize, amacımıza ne kadar yaklaştığımızın bir göstergesidir ki bizim için çok sevindiricidir” diyen Prof. Dr. Sınav, şunları kaydetti:
“Mütevelli Heyet Başkanımız, SANKO Holding Onursal Başkanı Sayın Abdulkadir Konukoğlu, ‘Ortadoğu’da birinin başı ağrırsa aklına ilk SANKO Üniversitesi gelsin’ diye hedef çizdi. Ütopik ama çok hoş, uzun vadede hayalimiz. Ancak bunun için sağlam bir temelinizin olması lazım. Sağlam bir temel kurmazsanız istediğiniz kadar hayaliniz büyük olsun, ulaşmanız çok zor.
Mevcut klasik eğitimden farklı, uygulama yoğun bir tıp ve sağlık bilimleri eğitimimiz var. Hastanemiz çok büyük bir avantaj sağlıyor. Birinci sınıftan itibaren öğrencilerimiz hastanede. Eğitim metodumuzu birbirine ters iki üçgen şeklinde. Başta temel bilimler var. Yukarıya doğru azalarak devam ederken, yukarıya doğru, klinik branşlarımız çoğalarak artıyor.”
INTÖRNLÜK
Yaptıkları uygulamalı eğitimin üzerine taç olacak bir uygulamalarının daha olduğuna işaret eden Prof. Dr. Sınav, bunu şöyle özetledi:
“Son sınıfintörnlük senesidir,sürekli hastanede olur, mesleğini nasıl icra edeceğini yaparak öğrenir. Bunu zaten yapıyoruz. Ancak bunu sağlık bilimleri fakültemizdeki diğer bölümlerde hemşirelik, fizyoterapi ve rehabilitasyon, beslenme ve diyetetik bölümlerine de koyduk. Öğrenciyi ne kadar iyi yetiştirirseniz yetiştirin, diplomasını aldıktan sonra ‘ne yapacağım şimdi’ diyor. Siz bunu ders formatında ne kadar yaptırırsanız yaptırın bir anda sorumluluk almaya alışık değil. İngilizce batının bilim dili. Mezunlarımızın kullanabilecek, işlerine yarayacak düzeydeİngilizce bilmelerini istiyoruz. Ve bunu İngilizceyi hazırlık sınıfında değil, 6 yıllık tıp eğitiminin ilk 5 yılına yaydık. Son sene intörnlükte yok sadece. Diğer bölümlerimizde haftada 6 saat çok yoğun bir İngilizce eğitim veriyoruz. Türkiye’de çok fazla uygulanan bir şey değil. Hedefi belirledikten sonra, o hedefe ulaşacak yolu çizmek kolay.”
TIP EĞİTİMİNİN FARKI
“Tıp, ben gideyim doktor olayım denilecek bir meslek değil. Bütün hayatınızı, bütün mesainizi, 7 gün 24 saatinizi sarfetmek zorunda olduğunuz bir meslek. Sevmek, kendinize idealize etmek zorundasınız” diyen Prof. Dr. Sınav, tıp eğitimini şöyle tanımladı:
“Başka türlü yapamazsınız, tıpla ilgili diğer branşlar da öyledir. İnsanın ne zaman doktora, hemşireye, diş hekimine ihtiyacı olacağı belli olmaz. Dolayısıyla o doktorun mesaisi de o hastanın ihtiyacına bağlıdır. 7 gün, 24 saat sürer, sevmezseniz o mesleği yapamazsınız. Biz o yüzden öğrencilerimize özellikle tercih yaparken sadece SANKO olduğumuz için değil, arkamızda güçlü bir holding olduğu için değil, şehir içinde sosyal hayatın içinde bir üniversite olduğumuz için değil, sahip olduğumuz modern tesislerimiz için değil, bize gerçekten hekim olmak, tıp profesyoneli olmak için gelsinler istiyoruz. Tıp eğitimi işin sadece başlangıcı. Çok uzun sürüyor, hatta emekli oluncaya kadar.”
Prof. Dr. Sınav, başarıyı ödüllendirmeye yönelik burs politikaları bulunduğunu, kalitenin bedelinin biraz ödenmesi gerektiğini, ancak o zaman kıymetinin bilineceğine inandıklarını da sözlerine ekledi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!