Kamusal Yaşamda Protokol Ve Davranış Kuralları

Güncelleme Tarihi:

Kamusal Yaşamda Protokol Ve Davranış Kuralları
Oluşturulma Tarihi: Haziran 03, 2015 10:47

BAYBURT ÜNİVERSİTESİNİN ORGANİZESİYLE “KAMUSAL YAŞAMDA PROTOKOL VE DAVRANIŞ KURALLARI” SEMİNERİ DÜZENLENDİ.

Bayburt Üniversitesinin organizesiyle “Kamusal Yaşamda Protokol ve Davranış Kuralları” semineri düzenlendi.
Kamu yönetimi ve protokol bilgisinin ünlü ismi TODAİ Enstitüsü Uzmanı Öğretim Görevlisi Nihat Aytürk, İlimiz yöneticilerine ve Üniversitemiz akademik ve idari personeline “Kamusal Yaşamda Protokol ve Davranış Kuralları” semineri verdi.
Eğitim Seminerleri kapsamında 1-2 Haziran’da Şair Zihni Kültür Merkezi’nde verilen semineri Bayburt Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sezgin Akbulut, Bayburt İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürü J. Binbaşı Beşir Açar, Bayburt Üniversitesi Genel Sekreteri Yrd. Doç. Dr. Fatih Yalçın, Genel Sekreter Yardımcısı Aras Ünsal, Bayburt Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Birimi Sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Gazi Özdemir, İl Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan, Bayburt Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Hayrettin Dilek, üniversite personeli ve milli eğitim personeli ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri takip etti.
DÜNYANIN HER ÜLKESİNDE RESMİ DAVRANIŞ KURALLARI, KANUN, TÜZÜK, YÖNETMELİK VE YÖNERGELERLE DÜZENLENMİŞTİR
İnsan hayatının sosyal ve kamusal davranış kuralları ile düzenlendiğini ifade eden Aytürk, “Hiçbir kimse yüzde yüz bağımsız ve özgür değildir. Kişiye evde annesi ve eşi karışır, kapıdan dışarı çıkınca komşular karışır, kamuda amirler, üstler karışır. Hayatınızda davranışınıza karışmayan yoktur. İnsan hayatında en önemli iki gün vardır. Bu iki günde değişmeyen yoktur. Biri kız isteme merasimi diğeri de iş başvurusu sırasında yapılan mülakattadır. İnsan eğer kendisini beğendiremezse bu iki işlemde de başarılı sonuç elde edemez”dedi.
Protokolün resmi davranış olduğunu ifade eden Aytürk, “Resmi alanda uygulanan davranış kurallarına protokol denir. Protokol şekildir, protokolde samimiyet yoktur. Şekle, usule, kurala uymak esastır; sosyal yaşamda saygıda, nezakette, adab-ı muaşerette samimiyet esastır. Adab-ı muaşeret kuralları toplumda örf adete, ahlaka ve milli kurallara dayalıdır. Bu Bayburt’ta başkadır, İzmir’de başkadır. Tunus’ta başkadır, Rusya’da başkadır. Resmi davranış kuralları mevzuata dayalıdır. Dünyanın her ülkesinde resmi davranış kuralları, kanun, tüzük, yönetmelik, yönergelerle düzenlenmiştir. Uluslararası resmi protokol kuralları da 1815’te Viyana’da 15 büyük devletin büyükelçilerinin katıldığı konferansta belirlenmiştir. Uluslararası ilişkiler uluslararası tüzüğe dayalıdır. 1961’de Birleşmiş Milletler tarafından da yeniden geliştirilmiştir ”diye konuştu.
METE HAN’DAN BERİ DÜNYADA PROTOKOL KURALLARINI EN ÇOK UYGULAYAN MİLLET, TÜRK MİLLETİDİR
Aytürk, “Türkiye’de protokol kurallarını düzenleyen tam 42 mevzuat vardır” sözünü dile getirerek, “Mete Han’dan beri dünyada protokol kurallarına en çok uyan, onları en çok uygulayan millet Türk köylüsüdür, Türk milletidir. Bilge Kağan Orhun Anıtları’nda protokol kurallarını yazmıştır. Fatih Sultan Mehmet, Fatih Kanunnamesi’nde yazmıştır. Kanuni Sultan Süleyman ilk defa dünyada Teşrifat Nizamnamesini yapmıştır. Mekteb-i Enderun’a, saray üniversitesine ilk defa protokol dersini koymuştur. Medreselerde adab-ı muaşeret okutulmuştur. Osmanlı Devleti’nde protokole teşrifat denmiştir. Teşrifat şereflendirmedir. Protokolün amacı, kişinin, kurumun, devletin itibarını, şerefini korumaktır. Kişi, yanlış davrandığı zaman önce kendi itibarını, şerefini; sonra temsil ettiği kurumun şerefini, sonra milletin ve devletin itibarını ve şerefini düşürür. Rozet, Madalya, Nişan Yönetmeliği’nden Cenaze Töreni Yönetmeliği’ne; Yemin Töreni Yönetmeliği’nden Kılık Kıyafet Yönetmeliği’ne; Çelenk Koyma Yönetmeliği’nden Tören Yönetmeliği’ne kadar her şey kanun, tüzük ve yönetmelikle belirlenmiştir” ifadelerini kullandı.
YÖNETİCİNİN BAŞARISINI TEMSİL NİTELİĞİ (PROTOKOL), BİLGİ VE BECERİSİ VE KİŞİLİĞİ OLUŞTURUR
Anayasada şekil ve usulün esastan önce geldiğini belirten Aytürk, “Şekil mahkemede de önemlidir, protokolde de önemlidir. Yüzde bir hata yüzde 99 başarıyı sıfırlar. Yöneticinin başarısını yüzde 34 temsil niteliği (protokol), yüzde 33 bilgi ve becerisi, yüzde 33 kişiliği oluşturmaktadır. Bunların içinde yazılmayan bir kural daha vardır. Bizden biri mi? Dünyanın her yerinde bizde olan tercih edilir. ‘Bizden’ demek güvenilir adam demektir. Onun için yöneticinin arkasından destekleyen bir refarans aranır. Her üniversitede protokol basın ve halkla ilişkiler müdürlüğü kurulmalıdır. Eğer bu müdürlük olmazsa üniversitede 30 iş yapılmaz. Protokol günlük hayatımızda sivillerin hayatında istisnadır, askerlerin hayatında yüzde yüz önemlidir. Valilerin, kaymakamların hayatında yüzde 60 önemlidir. Bürokratların hayatında yüzde 33, muhtarların hayatında yüzde 10 önemlidir ”şeklinde konuştu.
Bir kimsenin yöneticilerin makamı, resmi toplantılar, resmi törenler, resmi ziyaretler, resmi davetler, resmi arabalar olmak üzere altı yere istediği zaman ve istediği kıyafetle gelemeyeceğini vurgulayan Aytürk, “ Kişi bu altı yerde istediği yere oturamaz, istediğini yiyip içemez, istediği gibi konuşamaz. İşte buna protokol denir. Protokol üç kişide uygulanır, dünyada üç kişi önemlidir. Birincisi konuk. İkincisi makam sahibi yöneticiler. Üçüncüsü hanımlar. Hanıma saygı medeniyet ve İslamiyet yasasıdır. Çünkü Hz. Peygamber kızı Fatıma her evine gelişinde ayağa kalkarmış ve karşılarmış. Atatürk; Latife Hanım, bahçeye girdiğinde ayağa kalkarmış. Hanıma saygı Mete Han’dan beri vardır. Mete Han ülkeyi üçe bölmüş. Doğuya bir komutan tayin etmiş. Doğu hanım demiş. Batıya tayin ettiği komutana Batu hanım demiş, ortayı da hanımına vermiş bu da benim hanım demiş. Abdulhamit Han. Fatih Sultan Mehmet Han örneklerinde de olduğu gibi han, başkomutanım demektir. Evde hanım kraliçe, erkek ise prenstir ”dedi.
Protokolün beş konuda uygulandığını söyleyen Aytürk, bunları giyim, konuşma (hitap-selam), davranış, karşılama-ağırlama-uğurlama, yeme-içme olarak sıraladı.
Aytürk, daha sonra diğer protokol kurallarını katılımcılarla uygulamalı olarak anlattı.
Seminer sonunda Bayburt Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sezgin Akbulut tarafından Aytürk’e Bayburt Üniversitesi logolu çini tabak ve çeşitli hediyeler takdim edildi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!