Devlet Bahçeli: YSK, evet ya da hayır tercihlerinin hangi partilere ait olduğunu ölçen bir çalışma yapmalı (2) - Yeniden

Güncelleme Tarihi:

Devlet Bahçeli: YSK, evet ya da hayır tercihlerinin hangi partilere ait olduğunu ölçen bir çalışma yapmalı (2) - Yeniden
Oluşturulma Tarihi: Nisan 18, 2017 12:03

Devlet Bahçeli: YSK, evet ya da hayır tercihlerinin hangi partilere ait olduğunu ölçen bir çalışma yapmalı (2) - Yeniden

Haberin Devamı

Ümit KOZAN - Nursima KESKİN / ANKARA, (DHA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, referandum sonuçları sonrasında MHP seçmeninin yüzde 80'inin 'hayır' oyu verdiği iddialarına “Yüksek Seçim Kurulu acilen bir çalışma yapmalıdır. Eğer imkan varsa evet yada hayır tercihlerinin hangi partilere ait olduğunu ölçen bir mekanizma bulunuyorsa kurulan tüm sandıklarda tercihi evet olan MHP'li seçmenlerin sayısı ortaya çıkarılmalıdır. Oy mu kaybettik, oy mu kazandık belli olmalıdır." dedi.

"16 NİSAN'IN KAYBEDENLER KULÜBÜ KALABALIKTIR"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Devlet Bahçeli, 16 Nisan günü yapılan referandumun Türkiye'nin demokrasi hayatında bir milat, çok partili siyaset tarihinde bir dönüm noktası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Milliyetçi Hareket Partisi milleti için sorumluluk almış, evet demiştir. Devleti için devreye girmiş, evet kararını tüm engellemelere rağmen savunmuş, ardında durmuştur. “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve benö ilkemiz doğrultusunda 16 Nisan'da Türkiye'ye evet dedik, bundan sonra da aynı kararlığımızı sürdüreceğiz. Türk milleti onayına sunulan anayasa değişikliklerini hür iradesiyle, yüzde 51,4'lük çoğunlukla kabul ve tasdik etmiştir. Bu gelişme azımsanamayacak, küçümsenemeyecek bir başarıdır. Artık sistem tartışmaları son bulmuştur. Artık fiili karmaşa sona ermiştir. Türkiye'nin ayağındaki prangalar sökülüp atılmıştır. Milli bekamıza sahip çıkılmıştır. Milli ve tarihi haklarımıza onay verilmiştir. Birlik ve dayanışma ruhu öne çıkmıştır. Kardeşliğimiz perçinlenmiştir. Bağımsızlığımız pekişmiştir. Cumhuriyetimiz gücüne güç katmıştır. İstikbalimizin önündeki pürüzler kaldırılmış, milli iradenin ufkuna gerilen sis perdesi yırtılıp atılmıştır. 16 Nisan'da destan yazan Türk milletiyle iftihar ediyorum. Sandıktan evet tercihinin çıkması için yoğun emek ve mesai harcayan Sayın Cumhurbaşkanı'na, Sayın Başbakan'a, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne gönül vermiş kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum. Özellikle belirtmek durumundayım ki, 16 Nisan'ın kazanan veya kaybedenleri bellidir ve ortadadır. Kazanan Türk milletidir. Kazanan demokratik seçimini yaparak hayır veya evet diyen tüm vatandaşlarımızdır. Kazanan Türkiye'dir. Kazançlı çıkan bayraktır, devlettir, vatandır, milli namus ve haysiyettir. Kaybedenler kulübü ise oldukça karışık, kalabalık ve karmaşıktır. 16 Nisan'da; FETÖ yerle bir olmuştur. “Evet çıkarsa bittikö diye feveran eden PKK hapı yutmuş, sonu görünmüştür. PYD-YPG kaybetmiş, HDP dağılmış, DHKP-C darbeyi yemiştir. CHP ise yine baltayı taşa vurmuştur. Müzmin muhalifler, MHP'nin çevresinde dolaşıp itibarsızlaştırmak için hazırlık yapan, fırsat kollayan, hava koklayan siyasi miskinler, fikri meflûç hale gelen aymazlar birden bire buharlaşmışlar, eriyip gitmişlerdir. Bunlar uzunca bir süre vızır vızır dolaştılar, her ipte cambazlığa özendiler, çalı dibi yokladılar, ne var ki yoklama kaçağı olduklarını gizleyemediler, 16 Nisan'da da yok olmaktan kurtulamadılar. Bir ara bıyık altından gülenler, şeytanla bile aynı kareye girecek kadar gözlerini hırs bürüyenler 16 Nisan'da silinip gittiler. Hele hele Türk düşmanlığında kuyruğa giren haçlı artıkları var ya, onlar hepten, tümden duvara tosladılar, kesinlikle bozguna uğradılar. 16 Nisan milli bir uyanıştır. Bunu görmek, bunu bilmek, bunu kabullenmek ahlaken mecburiyettir. Bu zaferi gölgelemeye, lekelemeye, yıpratmaya kalkışanlar ise mahşeri vicdanda ebediyen mahkûm olacaklardır."

"YSK, EVET YA DA HAYIR TERCİHLERİNİN HANGİ PARTİLERE AİT OLDUĞUNU ÖLÇEN BİR ÇALIŞMA YAPMALI"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin milli iradeden onay aldığını, referandum sonuçlarına saygı ve riayetin gerektiğini ancak kriz tetikçileri hemen harekete geçtiğini vurgulayan Bahçeli şöyle devam etti: "Halkoylamasında yüzde 50 artı bire ulaşan tercih meşrudur, hukukidir, herkes tarafından bağlayıcı olmak durumundadır. 16 Nisan'da sandıktan çıkan sonuçlara tahammülsüzlük niyedir? İstenen nedir, beklenen, umut edilen nelerdir? Maalesef kaos lobisi yine ar damarı çatlamışçasına faaliyettedir. Yerli ve yabancı odaklar 16 Nisan'ı karalamak için son kozlarını oynamaktadır. Huzur, emniyet ve sükûnet içinde yapılan halkoylamasına gölge düşürmek için bildik ve tanıdık simalar kargaşaya yatırımla meşguldür. Ayvaz kasap hep bir hesap, bunların hal-i pür melali aynen budur. Ama 16 Nisan'da bizzat ve bilfiil millet tarafından fitnelerinde boğulduklarından, kurdukları tuzaklara takıldıklarından haberleri yoktur. Çünkü şuurları kapanmış, akılları kararmış, basiretleri bağlanmıştır. 16 Nisan akşamı, sandıkların açılıp sonuçların gelmesiyle beraber bir kısım köksüz, kimliksiz, kişiliksiz gazeteci ve uzman yorumcu kılıklı provokatör MHP'yi hedef almaya başlamışlardır. Bunlar adeta sandık sandık hangi partiden oy geldiğini anlatmaya soyunmuşlardır. O tarihi akşamda, utanmasalar, fren tutmasalar 81 ilde kurulan 167 bin 140 sandığa hangi partiden oy geldiğini ifadeye kalkacaklardı. Öyle ipten kazıktan boşanmışlardı ki, 48 milyon 904 bin 182 geçerli oyun tek tek dökümünü yapacaklardı. Allah'tan bu kadarını göze alamadılar, bu kadar alçalmayı başaramadılar. Yine de bulanık suda balık avlamak için küflü oltalarını salladılar. Henüz sandık sonuçları tam belli olmadan MHP'yi suçlama yarışına girdiler. Partimize gönül veren kardeşlerimizin yüzde 80'nin oy vermediğini ahlaksızca uydurdular. Bunu söylerken keyiflendiler, canlandılar, ellerini ovuşturdular. Ülke haritasına baktılar, bölge bölge, şehir şehir bizden gelen veya kaçan oyları üstün zekâlarıyla yorumlamaya başladılar. Zillet ve rezaletle anılacak bu şahsiyetsizler evet tercihinde bulunan vatandaşlarımızın hangi partiden, hangi görüşten olduğunu nereden ve nasıl çıkardılar? Her şey iyi güzel de, Milliyetçi Hareket Partisi üzerinde spekülasyon yapacak cüret ve yetkiyi nereden aldılar? MHP'li kardeşlerimin ne kadar oy verdiği, nasıl tercihte bulunduğu konusunda bu zatların elinde bizim bilmediğimiz sihirli bir ölçü aleti mi vardır? Açık çağrımdır; Yüksek Seçim Kurulu acilen bir çalışma yapmalıdır. Eğer imkan varsa, evet ya da hayır tercihlerinin hangi partilere ait olduğunu ölçen bir mekanizma bulunuyorsa, kurulan tüm sadıklarda tercihi evet olan MHP'li seçmenlerin sayısı ortaya çıkarılmalıdır. Oy mu kaybettik, oy mu kazandık; belli olmalıdır. 1 Kasım 2015 Milletvekili Genel Seçimine göre AKP-MHP toplamda yüzde 10,5 oy kaybetmiş. Dillerdeki bayağı ve çarpık hikâye budur. Ve bu bahaneyle MHP'ye hücum edilmektedir. FETÖ'yü hesaba katan yoktur. Halen aktif halde bulunan kripto damarı gören yoktur. Türkiye'nin diriliş ve toparlanışına katlanamayanları hesap eden hiç yoktur. Pensilvanyalı hainle kimin hatıra fotoğrafı varsa, kimler bir zamanlar diz dize, yanak yanağa ise şimdilerde MHP'ye en çok saldıran alçaklar onlardır. Bunların cinsiyeti erkek veya kadın olabilir.Görünüşleri, bugünlerdeki maskeleri de kimseyi aldatmamalıdır. Bunlar evet kararının sandıktan çıkmasından dolayı çılgına dönmüşlerdir. Bunlar hükümet etme sisteminin meşru yollardan değiştirilmesinden dolayı kudurmuşlar, kuyruklarını kıstırmışlar, kalan son nefesleriyle de MHP'yi taşa tutmuşlardır. Milliyetçi Hareket Partisi 16 Nisan'da üstlendiği milli sorumluluğu vakarla yerine getirmiştir. Aziz dava arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğu Türkiye için evet demiştir. FETÖ için hayır diyenler bunu anlayamaz. PKK için hayır sırasına giren hainler bunu kavrayamaz. Sicilli Türk düşmanları, kalemlerini mürekkep yerine zehire batıran yeminli Türkiye karşıtları bunu ömürleri boyunca göremez. Bu korkak ve işbirlikçilerin rahatsızlıkları, büyüyen milli birlik duygusu, kökleşen siyasi uzlaşma duruş ve şuurudur. Tavsiyem rahatsız olmaya devam etsinler. Çünkü tedavisi olmayan, onmaz bir hasetlik ve müfterilik hastalığıyla eninde sonunda rezil rüsva olmaktan kurtulamayacaklardır. İplerini tutan efendileri de aynı akıbete eninde sonunda mahkum ve mecbur kalacaklardır"

"CHP'NİN 16 NİSAN'I SABOTE ETMEYE ÇABALAMASI MÜFLİS VE YENİK BİR ANLA IŞIN TEZAHÜRÜDÜR"

16 Nisan'dan sonra Türkiye'de yeni bir dönemin başladığını kaydeden Bahçeli şunları söyledi: "Türkiye'de yeni bir dönem başlamıştır. Avrupa ülkeleri ister kabul etsin, ister reddetsin ülkemizde hükümet etme sistemi 16 Nisan itibariyle değişmiştir. Bu yeni dönemi savsaklamak, yargılamak, anlam ve değerinden saptırmak beyhude bir gayrettir. AGİT'in Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Birimi'nin dün yapmış olduğu açıklamalar, bir yönüyle 16 Nisan'da alınan sonuca yönelik kuşkulu ve yanlı tavrın geldiği noktayı özetlemektedir. Batı 16 Nisan öncesinde boş durmadı. Anlaşılan 16 Nisan'dan sonra da hız kesmeyecek, milli iradeyle hesaplaşmak için her imkânı kullanacaktır. Ancak Türk milleti oynanan oyunun farkındadır. Yazılan pis senaryoların fazlasıyla bilincindedir. Ve de yanlış hesap yapan varsa, şüphesiz Türk milletinin azamet ve iradesi tekrar varlığını çok kudretli şekilde gösterecektir. Bir başka tartışma da Yüksek Seçim Kurulu'nu hedef alarak tırmandırılmaktadır. Sandık kurullarının, oy pusulalarının arkasını ve oy zarflarını sandık mührüyle mühürlemeden oy verme işlemine başladıkları iddiaları üzerine YSK gereken ve doyurucu açıklamalarını zaten yapmıştır. Bu kapsamda verilen oyların seçmenlerin iradesinin tecellisinden sonra ve seçmenden kaynaklanan bir kusur olmaması nedeniyle geçerli sayılmasına karar verildiği açık ve anlaşılır bir üslupla milletimizle paylaşılmıştır. CHP'nin zorlaması, 16 Nisan'ı sabote etmeye çabalaması müflis ve yenik bir anla ışın tezahürüdür. Sandıkta sonuç alamayanlar, şanslarını masa başında denemektedir. Demokrasiden umudunu kesenler sokağa oynamaktadır. Elbette Türk milleti bunlara pabuç bırakmaz, demokrasiye kefen biçen paralı askerleri asla affetmez. Kabul etseler de, etmeseler de 16 Nisan'da milletimiz damgayı vurmuş, evet demiştir. Böylelikle siyasi Nevruz gününü ilan etmiştir. Fiili durum bitti mi? Bitti. Sistem değişti mi? Değişti. Maksat hasıl oldu mu? Oldu. O halde mesele bitmiş, düğüm çözülmüş, ülkemizin önü açılmıştır. Önemle ifade etmeliyim ki, 16 Nisan'da kusur arayanlar, kendi hallerine yanmalı, boş konuşmaya, samanlıkta olmayan iğne arama işine son vermelidirler. Güveler elbiseyi nasıl kemiriyorsa kıskançlık da bu fesat ve hayır kumpanyasında toplananları yiyip bitirecektir."

"UYUM YASALARININ ÇIKMASI HUSUSUNDA SORUMLULUĞUMUZU SAMİMİYETLE YERİNE GETİRECEĞİZ"

Yeni sistemin bütün kurum ve kurallarıyla işlerlik kazanması 3 Kasım 2019'da yapılacak seçimlerden sonra olacağını bildiren Bahçeli şöyle dedi: "Cumhurbaşkanı'nın parti üyeliği ise muhtemelen gündeme gelecektir. Kaldı ki bunların gerçekleşmesi için 2019 yılı beklenmeyecektir. Milliyetçi Hareket Partisi önümüzdeki yeni dönemde TBMM'de üzerine düşen her görevi eksiksiz yapacaktır. Yeni hükümet etme sisteminin temellerini oluşturacak uyum yasalarının çıkması hususunda sorumluluğumuzu samimiyetle yerine getireceğiz. Türkiye'nin bekası için siyasi uzlaşma hukukuna ilkelerimiz ve ülkülerimiz çerçevesinde bağlı kalacağız. Bundan sonra omuzlarımızdaki yük daha da ağırlaşacaktır. Türkiye'nin yoğunlaşan iç ve dış sorunlarının göğüslenmesinde gerekirse elimizi taşın altına koymaktan kaçınmayacağız, çekinmeyeceğiz, gecikmeyeceğiz. Yeter ki Türk milleti belini doğrultsun. Yeter ki gelecek planlanmasının ortak ruh ve mutabakat içinde yapılmasının şartları doğsun ve oluşsun. Siyasi cepheleşmeleri bitirmeliyiz. Yapay anlaşmazlıkları çözmeliyiz. Karşımızda mevzilenen yedi düvele karşı aynı şuur ve hedefle tepki göstermeli, bir ve beraber olmalıyız. Ayrılıkta hayır yoktur.

Çatışmada sonuç yoktur. Kavganın sonu yoktur. Gün Türkiye için el ele verme günüdür. Gün milli bekamız ve parlak istikbalimiz için aynı safa girme günüdür. Birlikte olursak başarırız. Beraber davranırsak tezviratı ve saldırıları püskürtürüz. 16 Nisan halk oylaması siyasi partilere ayrı ayrı mesaj da vermiştir. Biz bu anlamlı mesajı yorumluyor, çıkardığımız sonuçlar çerçevesinde hareket etmeye hazır ve kararlı olduğumuzu bu vesileyle beyan ve ilan ediyoruz. Uzlaşmadan kaçmak Türkiye'ye kötülüktür. Kucaklaşmaktan sakınmak Türk milletine haksızlıktır. Bir olalım, zalimlere birlikte direnelim. Güçlü olalım, Türkiye'yi yıkmak isteyenlerin oyunlarını teker teker bozalım. Demiştik ya; bu ülke için yeminimiz var, vazgeçilmez. 'Devlet için evet, millet için evet, Cumhuriyet için evet, Türklüğün bekası için evet, Türkiye için evet.' Bu evetler sonuna kadar, sonsuza kadar bizimledir, namusumuza emanettir."

FOTOĞRAFLI

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!