Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Cenazede yaşanan hadiseyi kınıyoruz, soruşturmanın takipçisi olacağız

Güncelleme Tarihi:

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Cenazede yaşanan hadiseyi kınıyoruz, soruşturmanın takipçisi olacağız
Oluşturulma Tarihi: Eylül 14, 2017 16:19

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Cenazede yaşanan hadiseyi kınıyoruz, soruşturmanın takipçisi olacağız

Haberin Devamı

Bahar DEMİREL / ANKARA, (DHA) - CUMHURBAŞKANLIĞI Sözcüsü İbrahim Kalın, Kocaeli'de tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk'un annesinin cenaze töreninde yaşanan gerginlikle ilgili "Cumhurbaşkanlığı adına, en net şekilde kınadığımızı ifade etmek istiyorum. Bu gayri insani tutumu kabullenmek, mümkün değildir. Bu, bizim inanç, kültür ve medeniyet değerlerimizle asla bağdaşmayan bir tutumdur. Çirkin bir yaklaşımdır. Adli süreç başlatıldı. Soruşturma, devam ediyor. Takipçisi olacağız" dedi. 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunarak, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, Kuzey Irak'ta devam eden bağımsızlık referandumu süreciyle ilgili açıklamalarda bulunan Kalın, "Kuzey Irak Kürt Yönetimi'nin, bu yanlış karardan bir an önce dönmesini bekliyoruz. Bu karar, karşı karşıya oldukları sorunları çözmeyecek, daha da karmaşık hale getirecektir. Onları daha büyük yalnızlığa itecektir; çünkü İsrail dışında referanduma destek veren tek bir ülke dahi yok. Irak Parlamentosu'nun aldığı karar da bunun anayasaya aykırı olduğu, karardan vazgeçilmesi gerektiği şeklinde. Biz, Kuzey Irak'la şu ana kadar hep iyi ilişkiler içerisinde olduk. Bu ilişkileri aynı şekilde devam ettirme niyetindeyiz. Bunu gölgeleyecek, baltalayacak adımlardan da Kuzey Irak yönetiminin ivedilikle geri durması gerekiyor. Bizim açımızdan hassasiyet arz eden diğer konu da Kerkük'ün de bu referandum kapsamına dahil edilmesi. Böyle bir de facto durum yaratılmaya çalışılması da kabul edilemez. Kerkük'ün tarihi ve kültürel kimliğini gölgeleyecek her türlü adıma sessiz kalmayacağımızı ifade etmek isterim" diye konuştu. 

"TÜRKİYE, SİHA'LARI KENDİ GÜVENLİĞİ ÇERÇEVESİNDE KULLANMAYA DEVAM EDECEK"
Silahlı insansız hava aracı (SİHA) tartışmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, şunları söyledi: "Çok talihsiz bir şekilde başlatılan silahlı İHA tartışmasının adeta terör örgütünü ve onun yandaşlarını cesaretlendirici bir mahiyette takdim edilmesi, kabul edilebilir değil. Bu SİHA'lar sadece ve sadece teröristleri ortadan kaldırmak, ülkemizin güvenliğini sağlamak için kullanılmaktadır. İlginç olan şey şu, ne zaman Türkiye terörle mücadelede belli bir mesafe kat etse bu tür konular gündeme getirilerek, adeta bu başarı gölgelenmeye çalışılıyor. Sivillere yönelik herhangi bir saldırının ya da kaybın olmaması için bütün güvenlik birimlerimiz en azami hassasiyeti göstermektedir. Bunu adeta yok sayan, bu tür sorumsuzca açıklamaların terör yandaşlarını cesaretlendirdiğini de göz ardı edemeyiz. Burada ister bir siyasi parti mensubu olsun ister bir kanaat önderi olsun kişilerin nerede durması gerektiği konusunda bir zihn-i netliğe sahip olması gerekir; diye düşünüyoruz. Türkiye bundan sonra da bu İHA'ları, SİHA'ları kendi güvenliği çerçevesinde kullanmaya devam edecek. Bunlar, bizim ulusal güvenlik meselemizdir"

"GAYRİ İNSANİ TUTUMU KABULLENMEK, MÜMKÜN DEĞİL"
HDP'li Tuğluk'un özel izinle katıldığı annesinin cenaze törenindeki gerginliğiyle ilgili Kalın, "Aysel Tuğluk'un annesi Hatun Tuğluk'un cenazesinde yaşanan hadiseyi, Cumhurbaşkanlığı adına en net şekilde kınadığımızı ifade etmek istiyorum. Bu gayri insani tutumu kabullenmek, mümkün değildir. Bu, bizim inanç, kültür ve medeniyet değerlerimizle asla bağdaşmayan bir tutumdur. Çirkin bir yaklaşımdır. Ölüye saygı, bizim inancımızın en temel unsurlarından biridir. Bir cenaze töreninde, bu tür hadiselerin yaşanmasını telin ettiğimizi ifade etmek istiyorum. Bununla ilgili bir adli süreç başlatıldı. Soruşturma, devam ediyor. Bunun takipçisi olacağız" dedi. 

"TÜRKİYE'YE YÖNELİK ASILSIZ SALDIRILARI, ÇİRKİN İTHAMLARI, İFTİRALARI REDDEDİYORUZ"
Türkiye ile Almanya arasındaki gerileme ilişkin açıklamalarda bulunan Kalın, "24 Eylül'de, Almanya'da seçimler yapılacak. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın şahsında, Türkiye'ye yönelik asılsız saldırıları, çirkin ithamları ve iftiraları külliyen reddediyoruz. İç siyaset malzemesi yaparak, Türkiye gibi bir ülkeyi karşısına almak, ne Alman siyasetinin ne Alman devletinin menfaatinedir. Son yıllarda, özellikle Türkiye'de ne kadar Türkiye karşıtı illegal örgüt varsa PKK'sından DHKP-C'sine şu anda da FETÖ'süne kadar bunların Almanya'da kendine yer bulması, militan devşirmesi, para toplaması kabul edilemez. Biz, Alman makamlarına bunu defaatle ifade ettik. Almanya gibi bir ülke, hukukun üstünlüğü ve demokrasi gibi ilkelere gerçekten inanıyorsa terör örgütlerine kendi topraklarına faaliyet yapma izni vermez. Demokratik bir devletten beklentimiz budur" diye konuştu. 

"SİYASİ SAİKLERLE AÇILMIŞ DAVALAR OLDUĞU ÇOK AÇIK"
Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan'ın da dahil edildiği iddia edilen ABD'deki davalarla ilgili Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, şöyle konuştu: 
"Davaların siyasi saiklerle açılmış davalar olduğu çok açık ve net. ABD güvenlik güçlerinin sebep olduğu zafiyet, dünyanın hiçbir yerinde kabul edilebilir bir zafiyet değildir. Ortada çok açık bir güvenlik zaafı varken, korumalarımızın görevlerini yerine getirdiği için dava konusu olması asla kabul edilebilir değildir. Oradaki güvenlik zaafı, bu neticeyi doğurmuştur. Şimdi, hem suçlu hem güçlü şekilde bu dava ile kendi kusurlarını, zaaflarını örtbas etmeye çalışıyorlar. Skandal boyutundaki diğer bir hadise de orada fiziken bulunmayan 4 arkadaşımız hakkında da dava açıldı. Bu, akıl almaz bir şey. Bu, açılan davanın ne kadar gayri ciddi ne kadar siyasi saiklerle hazırlandığını çok açık şekilde ortaya koymaktadır. 
Zafer Çağlayan'ın, Rıza Zarrab davasına dahil edilmesi de siyasi amaçla yapılmış bir karardır. Bu iddianameye konu olan güya deliller, ABD savcısının eline nasıl geçmiştir? Bunları kim onlara vermiştir? Türkiye ekonomi bakanı hakkında böyle davanın açılması, bir hukuk skandalıdır. Bütün bunları, Türkiye'yi cezalandırmak amacıyla birilerinin hukuk davası konusu yapması, olayın ne kadar siyasi sakilerle yapıldığını ortaya koyuyor" 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!