Ankara’nın geçmişi objektifte ölümsüzleşti

Güncelleme Tarihi:

Ankara’nın geçmişi objektifte ölümsüzleşti
Oluşturulma Tarihi: Şubat 09, 2007 00:00

Güzelliklere bürünmüş bir antropoloji başyapıtı..." Bilkent Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Talat Halman, bu tanımlamayı Haluk Sargın’ın "Eski Ankara Evleri" isimli kitabı için kullanıyor. Sargın’ın Ankara sokaklarını karış karış gezerek hazırladığı bu değerli eser, yaşadığı kentin ruhunu solumak isteyen Ankaralılar için.

BAŞKENT’E VEFA BORCU

Haluk Sargın, 1958 yılında Ankara’da doğan bir kimyager. Bir ODTÜ mezunu olan Sargın, uzun yıllar pekçok devlet kurumunda çalışmış, bir yandan da fotoğraf sanatında uzmanlaşmış. Bütün yaşamını Ankara’da geçiren Sargın yaşadığı kente vefa borcunu ise ardı ardına yayınladığı Ankara kitaplarıyla ödüyor. Sargın’ın Mevsimsiz Yayınları’ndan çıkan son kitabı "Eski Ankara Evleri" de Sargın’ın Ankara’ya duyduğu bağlılığın bir ifadesi olmuş. Sargın, yerel yönetimlerin görmezden geldiği, çürümeye bıraktığı ya da ticarethanelere dönüştürmeyi planladığı yüzlerce eski Ankara evini kitabında ölümsüzleştirmiş. Ankara sokaklarını karış karış gezen Sargın, kitabın bütün giderini de kendisi karşılamış.

Sargın’ın kitabına önsöz yazarak destek olan Prof. Halman’ın yorumları ise dikkate değer. Halman şöyle diyor:

Ankara’nın ev mirasını yetkililer, geleceğe armağan etmeyecek, edemeyecek ama, Haluk Sargın onları belgeleyerek kurtarıyor. Çektiği fotoğraflar, hem fotoğraf sanatının güçlü örnekleri, hem tarih için kanıtlar. Ortaya çıkan kitap, güzelliklere bürünmüş bir antropoloji başyapıtı. Geleceğin mimarları, önceki dönemlerde Ankara’da yoksul ve orta halli Müslümanların ve nispeten varlıklı Musevilerin ne tür bir yaşam estetiği geliştirmiş olduklarını, nasıl yalın ve işlevsel üsluplar yaratmış olduklarını bu kitapta izleyebilecekler. Cephelerin geometrisini, yapı özelliklerini, süslemelerini, pencere ve kapı zevklerini burada görebilecekler.

KEŞKE BİRİLERİ KURTARSA

Rengarenk eski Ankara evleri, yıkılmaya, yok olmaya mahkum ama ayakta durdukça huzur ve haz ilham ediyor. Birçoğu, darağacına giderken mağrur yürüyen devrimciler gibi başı dik, gözü nurlu, yüzü sakin. "Yaşayan Eski Ankara Evleri", Haluk Sargın’ın saygın fotoğraflarıyla yaşamaya devam edecek. Keşke bir kültür kurumu veya devlet ya da (servet içinde yüzdüğü söylenen belediyeler) yahut gayrimenkuller üzerinde denetim sahibi bir banka, bu güzelim evlerin kendilerini kurtarsa, yaşatıp geleceğe armağan etse.

Sargın’ın kitabında Ankara evlerine ait 248 fotoğrafa yer veriliyor. Binaların sadece dış cephelerini görüntüleyen Sargın’ın iç mekanları fotoğraflamaması ise bambaşka bir hassasiyete, insanları özel yaşamlarında rahatsız etmeme inceliğine dayanıyor.

HALUK SARGIN KİMDİR?

1958 yılında Ankara’da doğan Haluk Sargın, 1982 yılında ODTÜ Kimya Bölümü’nden mezun oldu. Bir süre Emniyet kriminal Kimya Laboratuvarında çalışan Sargın, Klinik Biyokimya Uzmanı olarak birçok devlet hastanesinde görev yaptı. Klinik Biyokimya Uzmanları Derneği’nin kurucu üyesi de olan sargın, fotoğraf sanatıyla ilgili çalışmaları AFSAD(ANkara Fotoğraf sanatçıları Derneği)nde devam ettirdi. Yaşama Tutunmak adlı fotoğraf sergisini Hilmi Uysal ile birlikte açan Sargın’ın "Antik Ankara" isimli bir kitabı da bulunmakta.

RANT İÇİN  ÖLÜME TERK

SARGIN, aylarca süren bir çalışmanın ürünü olan kitabında Safranbolu evlerinden hiç de eksiği olmayan Ankara evlerinin yokolmaya terkedilmesine de sitemini dile getiriyor: "Sonuç olarak bugüne kadar yapılan uygulama yasaklayıcı ve engelleyici biçimde pasif bir koruma anlayışı olduğundan bakımsız, terk edilmiş, mimari ve estetik değerleri kaybolmaya yüz tutmuş evlerle karşı karşıya kalmış bulunmaktayız. Dolayısıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak belirlenen eski Ankara evleri kaderine terk edilmekte ve geleneksel mimari yok olmaktadır. Sit alanının daraltılması veya çıkarılması, tescilden düşme gibi kararlar alınması ve özellikle de bakımsız bırakılmalarının tek amacı, kentin tam ortasında kalan bu çok değerli bölgenin yıkılıp rant amaçlı işler için kullanımıdır. Geçmişine saygı göstermeyen ve sahiplenmeyen toplumların gelecek hakkında hiçbir zaman söz sahibi olamayacaklarını ne yazık ki hala öğrenemedik."
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!