Adalete teslim etmiş.
Nasıl olduysa!
Savcılar serbest bırakmış.
Ve daha sonra Van’da 4 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırı sırasında yakalanmış...
Artık her hareketin bir haberle bağlantısı çıkıyor.
İşte o fotoğraf...
Çin’de düzenlenen G-20 Zirvesi’nin aile fotoğrafı...
Obama eğilmiş Merkel’in önünden grubun sonuna doğru bakıyor.
Ama ‘Kürt Festivali’ adı altında PKK’yı konuşturdular.
Hem de video konferansla ‘dağ’a bağlandılar. Teröristin hakaretlerini, tehditlerini yayınladılar.
Peki niye?
Bir örnekle anlatayım.
Bütün Ankara onu çok seviyordu.
Kavaklıdere Tenis Kulübü’ne geldiğinde “Seni yeneceğiz ama yine de alkışlıyoruz” diye koro halinde espri yapardık.
Güzel tenis oynardı.
Bir gün görev süresi doldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın otobüsünü takip ederken Abdülkadir Konukoğlu ile yan yana oturuyoruz.
Bir caddeyi boydan boya geçerken diyor ki:
“Bak, bu caddeye benim adımı verdiler.”
Sola dönüyoruz, vilayete doğru bu defa başka bir anacadde.
Korumalar... Özel kuvvetler... Yerel polis, keskin nişancılar...
Alan dışında da uzun bir araç konvoyu.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, hain darbe girişiminden sonra ilk gezisini Gaziantep’e yapıyor.
Demokrasi mitingi var. Meydan hıncahınç dolu.
Yaktıkları kadınları...
Kavurdukları hayatları hastanede görünce...
Küçük Sema’nın o sessiz bakışını hastane odasında görünce...
Pusuculara inat.
Devleti zehirli bir sarmaşık gibi kuşatırken yakalanan darbeci FETÖ’ye inat.
Dik duran bir cumhurbaşkanı, başbakan, dik duran bir muhalefet ve medya...
Ve en önemlisi millet için...