Death Stranding: Kojima'nın sınırları zorlayan oyunu

Death Stranding: Kojimanın sınırları zorlayan oyunu

Her ne kadar oyunlar yavaş yavaş mobil tarafa kaysa da, telefon başında oyun oynamaya daha fazla vakit ayırıyor olsak da oyun konsolu ve PC'ler için çıkan bazı oyunlar var ki, gerek hikayesi, gerek grafikleri ve müthiş oyun deneyimi sunuyor olmaları göz ardı edilecek gibi değil. Son olarak oyun dünyasının yıllardır yakından tanıdığı bir isim olan Hideo Kojima önderliğinde geliştirilen Death Stranding, sınıfa koyamayacağımız türde bir oyun... Daha önce pek çok oyun deneyimlemiş olsanız da Death Stranding, yepyeni bir şey deniyor ve seveni olduğu kadar oyundan bir şey anlamayıp soğuyanlar da azınlık değil.

Haberin Devamı

Death Stranding, hiç tartışmasız son yılların en çok konuşulan oyunlarından biri olmayı kısa sürede başardı. Hideo Kojima ve ekibinin el emeği göz nuru olan ve uzun bir süredir geliştirilme aşamasında olan oyun, kullanıcılara çok ama çok farklı bir deneyim sunuyor. Metal Gears serisinden sonra uzun bir süre sessizliğini koruyan Kojima'nın Death Stranding ile geri dönmesi de oyuna olan ilgiyi elbette artırıyor.  

Oyunun hikayesiyle başlayalım. Death Stranding, kıyamet sonrası diyebileceğimiz bir dünyada ve yakın bir gelecekte geçiyor. Büyük Patlama (Big Bang) ya da dinozor neslinin sonunu getiren göktaşı olayı ile kıyaslanan büyük bir yıkım sonrasında, hayatta kalmaya çalışan insanların hikayesine tanıklık ediyoruz. Bu yıkım o kadar büyük olmuş ki dünyanın bildiğimiz dünyadan çok daha uzak ve farklı olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim bu büyük yıkım doğa üstü olayları ve tam olarak anlamlandıramadığımız bazı terimleri de ortaya çıkartmış.



Tetiklenen bu doğa üstü olayların başında ise Death Stranding (Ölüm Kıyısı) adı verilen olay geliyor. Ölüm Kıyısı için bir koridor, diğer tarafa geçerken kullanılan bir köprü benzetmesi yapabiliriz. Her insanın bir köprüsü, yani kıyısı var. Ancak pişmanlık, kırgınlık gibi duygular ağır basarsa bu tarafa bağlı kalmak için ateşli bir arzu ortaya çıkıyor. Bu da Kiral Varlıkları ortaya çıkardığı gibi farklı kıyıların kapısını açmış oluyor.

Ölüm Kıyısı doğal olarak beraberinde Kiral varlıkları, öteki tarafı getiriyor ve bağ bebeklerinin önemi de işte burada ortaya çıkıyor. Bu noktada oyunun tüm terimlerini ya da kilit noktalarını açıklamayacağım tabii ki. Çünkü bunların detayını oyun içerisinde takip etmek, anlamlandırmaya çalışmak oyunun en keyifli yönlerinden birisi. Yine de anlatmam gereken iki kilit nokta var. Bunlar oyunun fragmanlarında da gördüğümüz Bağ bebekleri (BB) ve Kiral Varlıklar.

Death Stranding: Kojimanın sınırları zorlayan oyunu

Kiral Varlıkları diğer taraf ile bağlantısı olan ve oyun alanının belli noktalarında karşımıza çıkan varlıklar olarak özetleyebiliriz. Oyunun dünyasında biri öldüğünde zamanında yakılmazsa vücudu kiral madde salgılamaya başlıyor ve sonrasında kendisi de bir Kiral varlığa dönüşüyor. Fragmanlarda da gördüğümüz hayalet benzeri bu varlıklar oyun alanının büyük bölümüne dağılmış durumda. Kiral yağmurları ile ortaya çıkan bu varlıklara yakalanırsanız kendinizi büyük bir boss savaşının içerisinde buluyorsunuz. Yeri gelmişken boss savaşlarının işleyişi oyunda malesef biraz kıt bırakılmış. Yoktan var olan yapılan ve değişen atmosfer güzel işliyor ama boss savaşlarında beklediğiniz derinliği bulamıyorsunuz. Eğer yeterli bombaya sahipseniz çok kolay bir şekilde alt edebildiğiniz bu bosslar, aynı zamanda alanı terk ettiğinizde de ortadan kayboluyor. Bu kolaylık kiral varlıklara yakalanma hissini de ortadan kaldırmış. Yani ilk etapta gerildiğiniz, gizlice ilerlediğiniz, hatta nefesinizi bile tuttuğunuz bu varlıklar arasından belli bir süre sonra hızlıca geçmeye, güle oynaya ilerlemeye başlıyorsunuz.

Death Stranding: Kojimanın sınırları zorlayan oyunu

Bağ bebekleri de bu Kiral varlıkları görebilmenizi sağlıyor. O yüzden de hayati bir öneme sahip. Bu bebekler anne karnından 28 haftalıkken çıkarılıyor ve bu şartlarda küvözlere konuluyor. İnsanlar da bu bebekleri kullanıp kiral varlıkların yerini görmeye çalışıyor. Yani bebekleri araç olarak kullanıyorlar. Bu bebekler büyümüyor ve hep aynı boyutta kalıyor. Bir yılı aşkın bir süre sonra ise ölümleri gerçekleşiyor. Yani bu noktada hazin bir hikaye var.

Death Stranding: Kojimanın sınırları zorlayan oyunu

Oyunda baş kahramanımız ise The Walking Dead'den hatırlayacağınız Norman Reedus'un hayat verdiği Sam karakteri... Death Stranding'teki ana amacımız insanları tekrar bir araya getirebilmek. Bunun için Amerika'yı bir ucundan diğer ucuna geçmemiz ve oyun alanında bulunan istasyonları birbirine bağlamamız gerekiyor. Kiral Ağ adı verilen bu bağ sayesinde Amerika'yı, aynı bağlamda insanlığı yeniden ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Bu noktada küçük bir parantez açmak istiyorum, çünkü hem sevdiğim hem de abes bulduğum bazı noktalardan bahsedeceğim. Kojima hikaye anlatımında ince dokunuşlar ile insanlık arası bağlara çok güzel bir şekilde değinmiş ve yer yer üstü kapalı siyasi mesajlar da vermiş. Yani olayları anlamlandıramadığınız anlarda bile bu birlik mesajlarının varlığını hissediyorsunuz. 

Death Stranding: Kojimanın sınırları zorlayan oyunu

Death Stranding tamamen açık dünya bir oynanışa sahip. Oyunun haritası birkaç bölgeye ayrılmış ama asıl işleyişin ve hikayenin açıldığı kısım 3. bölüm ile başlıyor diyebilirim. İlk haritada ağzımıza bir parmak bal çalan Kojima, sonrasında oyuncuyu çok daha geniş ve farklı iklim koşullarının yer aldığı bir haritaya bırakmış. Oyunun açık alanları o kadar güzel ki, az olan yerleşim bölgelerine döndüğünüzde attan inip eşeğe binmiş gibi hissediyorsunuz. Evet, biraz yürüme olaylarından ve oyunun işleyişinden bahsedelim. Zira birçok oyuncunun belki de en çok merak ettiği, korktuğu nokta bu. 

Death Stranding: Kojimanın sınırları zorlayan oyunu

Death Stranding ilerleyişi tamaman kargo taşımacılığı üzerine konumlandırılmış. Bu işleyiş ilk kez gittiğiniz, daha önce görmediğiniz mekanlarda şahane bir şekilde işliyor. Yani kargo taşıyor olsanız da bu durumdan hiç şikayet etmiyorsunuz. Yeni istasyonları Kiral Ağ'a bağlıyor, yeni mekanlar görüyor ve oyun dünyasını seyrine doyulmaz bir şekilde deneyim ediyorsunuz. Kargo taşımak derken gerçekten de taşımaktan bahsediyorum. Kojima adeta yükü omuzlarımıza vermiş ve detaylı bir taşıma dinamiğini oyuna eklemiş. Yükünüzün durumu, onu sırtlamanız ve sahip olduğunuz özellik dengesi çok iyi bir şekilde kurulmuş.

Death Stranding: Kojimanın sınırları zorlayan oyunu

Yük taşırken dikkat etmeniz gereken nokta ise dengede yatıyor. Bu nedenle aldığınız ağırlık ve yükünüzü düzgün yerleştirmeniz çok önemli. Yani 150 kilo taşıyabilirken sırtınızda 160 kilo alırsanız, Sam zaten olduğu yere çivileniyor ve ıkına ıkına yürümeye çalışıyor. Ya da 130 kilo sırtlandınız ve ağırlık merkezini iyi ayarlayamadınız diyelim. O zaman da ağırlığın olduğu noktaya doğru yalpalanmaya başlıyorsunuz.

Death Stranding: Kojimanın sınırları zorlayan oyunu


Oyunun inceleme puanları da hayli yüksek. Oyuna 100 tam puan veren pek çok mecra olduğu gibi, hayli düşük puan verenler de var:

Haberin Devamı

-Trusted Reviews 100
-Game Revolution 100
-Push Square 100
-We Got This Covered 100
-Digitally Downloaded 100
-TheSixthAxis 100
-Screen Rant 100
-GamingTrend 100
-Digitally Downloaded 100
-EGM 100
-Daily Star 100
-Millenium 98
-IGN Italia 98
-PlayStation LifeStyle 95
-Jeuxvideo.com 95
-IGN Japan 95
-Gaming Nexus 95
-Gamer.nl 95
-Vandal 92
-GameSpot 90
-Shacknews 90
-PSX-Sense.nl 90
-PLAY! Zine 90
-JeuxActu 90
-GameOver.gr 90
-Eurogamer Italy 90
-Everyeye.it 90
-IGN Spain 87
-XGN 85
-VideoGamer 80
-Easy Allies 80
-Critical Hit 80
-Guardian 80
-ZTGD 80
-Press Start Australia 80
-PlayStation Universe 80
-Gameblog.fr 80
-Destructoid 80
-Attack of the Fanboy 80
-CGMagazine 75
-Game Informer 70
-USgamer 70
-TrueGaming 70
-Metro GameCentral 70
-Hardcore Gamer 70
-GamesRadar+ 70
-IGN 68
-VGC 60
-Stevivor 35

Death Stranding: Kojimanın sınırları zorlayan oyunu

Death Stranding PS4'e özel olarak Japonya'da piyasaya sürüldüğü ilk gün, yaklaşık 186.000 satış yaptı. Kojima'nın ses getiren oyununu, yine bu yıl çıkış yapan Judgment ve Sekiro: Shadows Die Twice izledi.

ABD'de robotlar futbol oynadıABD'de Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından üretilen minik robotlar parkta futbol oynadı. MIT Biyobenzetim Robotik Laboratuvarı tarafından üretilen Mini Cheetah robotları, yeşil alanda futbol oynarken görüntülendi. Her biri 9 kilogram ağırlığındaki robotlar, dört bacağıyla hareket ederek kendi etrafında 180 derece dönebiliyor. Mini robotların, saatte yaklaşık 8 kilometre hızla koşabildiği, düştüğünde kendi kendine kalkabildiği ve yüksek bir yerden atladığında yumuşak bir iniş yapabildiği belirtildi.



Haberle ilgili daha fazlası: