GeriUğur MELEKE Bir hakem atışı manzumesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir hakem atışı manzumesi

Türkiye'de bir süredir bazı maçlarda futbol değil, adeta bir ‘hakem atışı manzumesi’ seyrediyoruz.

Dün ilk 60 dakikada tam 30 faul, 9 sarı kart ve sayısız kavga izledik Kadıköy’de. Futbolcular bir faul rotasyonuna girmişler, adeta sırayla faul yaparak oyun oynanmasına imkan vermiyorlar. Biraz oyun oynansa dahi, muhakkak bir hava topunda ya da taç çizgisi kenarında bir ikili mücadelede bir futbolcu yerde kalıyor. En ufak darbeyle yere düşen can havliyle kıvranıyor, bir türlü kalkmıyor. Yere düşen kalkmayınca, baskı altında kalan hakem oyunu durduruyor. Oyun durunca ne hikmetse yerde kıvranan adam iyileşiyor ve maç yeniden bir ‘hakem atışı’ ile başlıyor.

60 DAKİKAMIZ KAYIP!

Dünkü maçta toplam kaç hakem atışı oldu sayamadım. Ama iddia ediyorum, Süper Lig’de bir haftada yaşanan hakem atışı sayısı, Avrupa’nın top 10 liginin toplamından fazladır. Dünyanın her yerinde derbi seyrediyoruz. Her derbi hassastır, her büyük maç gergindir. Manchester City-Liverpool’u 1 milyarın üstünde insan izliyor dünya çapında. Bir hafta sonra Real Madrid-Barcelona oynanacak mesela. Sadece İspanya’nın değil, belki de Avrupa’nın en büyük futbol hadisesi. Üstelik sadece sportif değil, siyasi de sorunlar var ülkede. Bir kulübün ayrılıkçı bir halkı temsil ettiği bir ortamda, mahkemeler sürerken, saha dışında dumanlar yükselirken, sahada tertemiz, mükemmel bir futbol oynanacak göreceksiniz. Artık bizim de Fenerbahçe-Galatasaray maçları öncesinde şu kerameti kendinden menkul, zengin holigan yöneticileri susturup, sadece futbola odaklanmamız gerek. Dün 90 dakikanın belki 30’unda futbol oynandı. 60 dakikamız kayıp. Yazık.

BU ZAFER FATİH TERİM'İN

Dün oynanan tarihi maçın teknik analizine gelince... 1999’da Kadıköy’de en son kazanan Fatih Terim’di, dünün de galibi Terim... Dün futbol oynanabilen kısıtlı dakikalarda daha çok isteyen, daha çok arzulayan taraf Galatasaray’dı. Aslında sadece iki takımın sol açıklarını kıyaslayarak dahi, iki teknik adamın iştah seviyesini ve dahi maçı özetleyebiliriz. Sarı-lacivertlilerin sol açığı Tolga Ciğerci, dün ilk devreyi 0 şut, 0 top kazanma, 0 top kaybı, 1 ofsayt ve 9 pasla tamamladı. Sadece 9 pas... Altay’ın 21 başarılı pası vardı mesela ilk devrede.

5 DAKİKADA 2 POZİSYON

Galatasaray'ın sol açığı Onyekuru’ysa daha ilk 5 dakikada 2 gol pozisyonuna girdi. Penaltıyı yaptırdı. Zaferi getiren golü de o hak etmişti, o attı. Maçı tam 6 şutla tamamladı. 21 yıl önce Galatasaray’ın Kadıköy’de kazandığı maçta Hasan’ın yarattığı farkı, dün Onyekuru yarattı. Yanal aylardır ısrarla klasik orta saha oyuncularını çizgi hücumcusu olarak kullanıyor. Bu anlamsız sabit fikirliliğinin bedeli, işini kaybetmesi olacak sanırım.

FATİH TERİM NEDEN YOUNES BELHANDA'YI SEÇTİ!

Fatih Terim dün tarihi bir galibiyet kazandı. Ama kaybetseydi, çok büyük bir ihtimalle bugün hepimiz onu Emre akbaba ve Adem üzerinden eleştirecektik. Özellikle de Emre üzerinden. Peki Terim neden bu hayati riski aldı? Neden Emre’yi değil de Belhanda’yı seçti? Emre, eşsiz bir futbolcu. Üst düzey yetenekleri var ve muhtemelen Euro 2020’de de önemli kozlarımızdan olacak. Ancak o bir orta saha oyuncusu değil. Bir ‘ikinci santrfor’. Belki 9 numaralı formayı giymiyor, ama 9 numara gibi işler yapıyor, penaltı üzerinde pozisyon alıyor, her mesafeden şut atıyor, kafa vuruyor. O oynadığında Galatasaray’ın ceza alanındaki adam sayısı artıyor, gol şansı yükseliyor. Ancak Emre’nin varlığı, zaman zaman merkezde de Galatasaray’ı eksik bırakabiliyor. Terim, dün orta saha özellikle oyuncu sayısı fazla olan Fenerbahçe’ye karşı merkezde eksik kalmama adına dizilişi 4-2-3-1’den 4-1-4-1’e evirdi. Seri’nin sağında Belhanda’yı, solunda Ömer’i oynattı. Ve kumarı kazandı. Bu zafer onun.

BİR SAKİN ADAM: VEDAT MURIQI

Mourinho'nun geçenlerde söylediği şu söz çok doğru: “Birçok kaptanım oldu, ama çok azı lider özellikliydi. Liderlik, kaptanlıkla ilgili bir konu değil. Akılla, karakterle ilgili. Muriç, daha önce Sivas maçında anlamsız bir kart gören Ozan’a vermişti ilk liderlik dersini. Dün de gerek Serdar’ın dirsekle aldığı sarı kartta, gerek Dirar’ın Saracchi’yi bacağından anlamsızca çekmesinde sahadaki tek soğukkanlı adamdı. İtirazı durdurmak, arkadaşlarını susturmak ve futbol oynamak istiyordu Muriç. Farklı bir adam bu Muriç.

Bir hakem atışı manzumesi

Kaybeden tüm iddaa kuponlarına %3'e varan iade sadece Misli.com'da, katılmak için buraya tıklayın!

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle