Halkın takımları

Şu hayatta bazı şeyleri, Adnan Bey’in, kendisiyle değil de kızı Bihter’le evlenmek istediğini duyan Firdevs Yöreoğlu cümlesiyle karşılıyorum: “Şaka. Şaka herhalde.”

Haberin Devamı

Gerçek olamayacak kadar saçma cümlelerin, bi tür şaka olduğuna inanmayı çok istemek herhalde bu. “Şakadır şaka, okuma, daha fazlasını duyma, dinleme, görme” diye geçiştirmek istiyor insan beyni sanırım. Bu tür cümlelere maruz kalan beyin, sahibini bi an için korumak istiyor. Şaka olmadığını biliyo ama sana “Şakadır” dedirtiyor. Beyin müthiş mekanizma.

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, daha evvel de yaptı bunu. Beynimiz o zaman da bizi korumak için “Yok canım dememiştir öyle” diye uyardı. Açtık bi daha bi daha okuduk, dönüp dönüp dinledik. Onun ağzından çıkana bizim kulağımız inanamadı. Bi Bursaspor maçı dönüşünde, yaşananlar üstüne  “Bunlar kız gibiler, bireysel olarak karşımıza çıkamazlar” demişti.

 

Haberin Devamı

ÖZRÜN EFENDİSİ EN YAKINIM OLUR

Bu cinsiyetçi açıklamasına elbette hemen isyan etmiştim.  İki satır yazmıştım. Sonra Orman’ın çıkıp özür dilemesini beklemiş, çok bekleyeceğimi kısa zamanda fark etmiştim. Kendisi, topluluk halinde taşkınlık yapanların teke tek kalındığında “Kız gibi anlayışlı” olduklarını anlatmak için öyle dediğini söylemişti. Topu çevirmeyi seçmişti.

Buraya kadarına “Tamam öyle olsun” diyecektim. Ne diyeyim? Yazı yazmış, diyeceğimi demiştim zaten. Uzatmak filan gibi bir niyetim de yoktu. Hiç girmek istemediğim toplar zaten. Fakat Orman, açıklamasında “Benim bir lafımı cımbızla içinden çekip yine bana karşı bir yıpratma aracı olarak kullanmışlar” demişti. Yok artıktı. İnsaftı. Ayrıca ne gerek vardı ki bütün bunlara? Bütün bu suçlamalara, bu komplo teorilerine.“Ağzımdan öyle çıkmış, maksadım asla o değildi, hiç istemeden sebep olduğum bu ayrımcı ton için kadınlardan özür dilerim” filan deseydi çok başka olurdu her şey.

Çok yakışırdı oturduğu makama bu özür. Küçülmez aksine büyürdü. Tercih etmedi bunu. O vakit mesele uzamasın diye şöyle demiştim: “Benim bu konuda söyleyeceklerim bundan ibarettir.  Eğer bir gün fark etmeden, istemeden Beşiktaş’a dair en ufak bir şeyi yıpratırsam, özrün efendisi en yakınım olur, diler yoluma devam ederim.”

 

Haberin Devamı

Fakat Orman, beni zorla o hiç girmek istemediğim toplara girmeye zorluyor yine. Kendimi bi kulüp başkanıyla kavga ederken buluyorum. Benim için gerçeküstü. Gerçi Duygun Yarsuvat’la da öğrencisine tokat atan Ergin Ataman’ın arkasında durduğunda kavga etmiştim. Nasıl etmeyeceksin.

 

BÜTÜN TAKIMLAR HALKINDIR

 

Fikret Orman, bu defa da “Bizi ‘halk takımı’ diye tanıtıyorlar. Yok öyle bir şey! Türkiye’nin en klas takımı, saray takımı Beşiktaş’tır” dedi.

Şimdi ben bunun neresinden tutayım? Tarihsel kökene bi itirazım yok, öyleyse öyledir. Fakat bu nasıl bir anlayıştır? Nasıl bir ifadedir? Ne demek “Bizi halk takımı diye tanıtıyorlar yok öyle bi şey”?  Bu halka nasıl bir bakıştır? Nasıl iştir anlamak mümkün değil.

 

Haberin Devamı

Uzatmayacağım. Lafım kısa. Halkın bi şeyi olabilmek bu dünyada ulaşılabilecek en büyük mertebedir. Sizin çok önemli saydığınız “klas”lıktan bin kat ötededir. Neşet Ertaş halkın sanatçısıdır mesela. Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, Ahmet Kaya, Kazım Koyuncu halkın sanatçısıdır. Bundan bi gram ötesinde de gözleri olmamıştır.

 

Benim bakışım bütün takımların halkın takımı olduğu üzerine kuruludur. Hepsinin halkın takımı olma hikâyesi başkadır ama hepsi halkın takımıdır. Karda yağmurda çamurda tribünleri dolduran, deplasman otobüslerinde maç sabahları erimiş plastik bardaktan çay içen,  takımını desteklemek için zemheri ayazında acayip statların rüzgârını ciğerine ciğerine yiyip “gık” demeyen taraftarı olan her takım halkın takımıdır.

 

Haberin Devamı

“Halkın takımı” ifadesi Beşiktaş için daha sık kullanılıyorsa eğer, bu, göğsünüzde taşıyacağınız bi şeref madalyasıdır. Onurdur. Kıymetini biliniz. Ulaşılabilecek en büyük payeye ulaşmış bi takımın başkanı olarak “Değildir efendim, Beşiktaş halkın takımı değildir” demenize beynimiz bile “şaka” sinyali vermiyor artık. Sıkıldık.

Behlül’ün Bihter’e söylediği gibi: “Saçımı kestirdim çünkü çok uzadı artık. Sıktı.”

Yazarın Tüm Yazıları