Sarılar giyildi mi?

Ateş Bakan yazdıç

Haberin Devamı

Dünya’nın En Güzel Takımı, evimizdeki son maçlarını oynanacak… Görev bize düşebilir… Hazır mıyız? Kuşandık mı Sarı Laci’yi?

Play Off’ un ilk maçlarından hep korkarım. Hele favori gösteriliyorsak daha çok korkarım… O nedenle maç öncesi yazmak istedim…


“Hocam biz buraları üç kez, 3-0 ile geçtik. Hem de Maccabi, Real Madrid ve Panatinaikos gibi marka takımları devirdik. Obra Reis bilir işini, sen rahat ol!”,
Dediğinizi duyar gibiyim…

İşte bu nedenle, daha da çok korkarım…

Son dönemin moda sözcüğü “sıkıntı yok”, dediler mi? Korku kaplar benim yüreğimi…

“Bizim rahatlığımız, takıma kadar bulaşır”, gibi gelir bana… Çekinirim…

Aslında çekinmekte de haklıyım…
Baskonia, adını sık değiştiği için pek bilinmez.
Önceki yıllarda Tau Ceramica ve Laboral Kutxa, isimleri ile oynayan Bask bölgesinin takımı…
Onların milli gururu… Basketbolu çok iyi bilen ve seven bir taraftar gurubu var… Seyirci ortalamasında dördüncü sıradalar… 11.284 kişi ortalaması ile oynuyorlar…
Gürcü Shengelia, parlayan yıldızları. Geçen ayın en değerli oyuncusu…
Bu sezonun MVP adayı… Yolunu kesmek bizim elimizde…
Koçları Pedro Martinez geldikten sonra, seri galibiyetler aldılar. 6 maç üst üste kazandılar. Son maçta seriyi Anadolu Efes bozdu. İstanbul’a önemli oyun kurucularından Granger’ı getirememeleri ise bizim için bir avantaj…

Haberin Devamı

Yazımı hazırlarken Gigi Datome’nin belgeselini izledim, gurur duydum… “İyi üçlük atan bir adam”, almamışız…
Beyoğlu’nun arka sokaklarında dolaşan, gitar çalan, kitap okuyan, sevgi dağıtan, İstanbul aşığı bir sanatçı, bir turizm elçisi almışız…
‘Mişli’ geçmiş zaman kullanıyorum. Aslında biliyorum…

Ancak tanıdıkça, daha çok seviyorum… Bende, Dirk Kuyt etkisi yapıyor... Bu ülkeyi seven, yaşadıklarına değer veren, giydiği çubuklu formanın hakkını veren insanlar az geliyor…
Onları da çok seviyorum…

Arkasında isim yazan formam hiç olmadı… Belgeseli izledikten sonra, yarın bir Datome forması alacağım…
Bugün Gigi’yi anlattım… Aslında Basketbol operasyonu direktörü Maurizio Gherardini’yi kutlamak lazım…

O seçiyor bu adamları…
Seçerken de, “sayılar önemlidir ama sayı ile anlatılamayan ‘değerler’ vardır”, diye anlatıyor…
O değerler bizim için de çok değerliler…
O değerlere çok ihtiyacımız var…
O değerlerin milliyeti yok…

Teşekkürler…

Haberin Devamı

O nedenle bu takımın adı, “Dünya’nın En Güzel Takımı”…
Şampiyon olduğu için değil “Güzel ve iyi” olduğu için…
Gençlerimize örnek olduğu için…

Gigi’ nin sevgilisi Camilla, “CSKA maçını ömrüm boyunca unutmayacağım. Aklıma her geldiğinde ağlıyorum”, diyor…
Aslında hepimiz öyle…

Şimdi dikkat!

Bizler, Berlin’deki CSKA maçının sonunu nasıl unutmuyor, CSKA maçını bekliyorsak;
Baskonia’da; Berlin’de uzatmaya gittikleri ve Fenerbahçe’ye kaybettikleri o geceyi unutamıyor…
Dikkatli olmalıyız!
Maç her zaman olduğundan daha erken, 20.15 de başlıyor…
Erken yola çıkmalıyız!
Sarıları sabah işimize giderken giymeliyiz!
Patronumuz izin vermiyor ise yanımıza mutlaka almalıyız!
Sarıları giyip, salonda vaktinde olmalıyız!
Benim totemim var, biraz gecikirim… Ciddiye almadığımdan değil mecbur olduğumdan… Kusuruma bakmayın!
Bir kişilik boş yer bile olmamalı!
Orada olduğumuzu son çeyrekte değil, hava atışı ile göstermeliyiz!
Hem hakemler, hem de rakip oyuncular varlığımızı hissetmeli!
Güzel takım, o enerjiyi hemen almalı!
Dünya’nın en güzel takımı, bunu hak ediyor!
Belgrad’a giden yol, bence ilk maçtan geçiyor!
Bu sezon takıma maç kazandırmadık!
Ya kendileri kazandılar… Ya da onlar da bizde, oyuna giremedik, kaybettiler…
Bugün belki ihtiyaçları olacak, hazır olmalıyız!
Sarıları kuşanın ve alalım bu maçı!

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları