GeriSeyahat Gödence’de zamanın akışına ayak uydurmak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Gödence’de zamanın akışına ayak uydurmak

Gödence’de zamanın akışına ayak uydurmak

Sonbaharın son günleri geldi çattı. Doğa sarıdan kızıla dönüşürken bir bitiş değildir yaşanan; etrafı bolluk bereket kaplar. Deniz de toprak da cömert olur. Turist kalabalıklarının çekildiği, evlinin evine köylünün köyüne döndüğü Ege’yi ve köylerini gerçekten tanımanın şimdi tam zamanı...

Şu günlerde Ege köylerinde tatlı bir telaş var. Birçok köyde bağlarda bahçelerde kazanlar kuruldu, pekmez ve nar ekşisi kaynatılıyor, sabunlar yapılıyor, tarhanalar kurutuluyor. Köy sakinleri kış hazırlıklarını tamamlamak için çalışıyor. Sonbahar Ege’de en çok zeytin vakti demektir. Köylerde zeytin hasadı başladı. Zeytin Ege’de neredeyse her yerde yetişiyor ama benim hedefimde Seferihisar’ın Gödence Köyü var.

Gödence’de zamanın akışına ayak uydurmak

Nuriye Güzel, Gödence köyünün mutfaklarında daha çok sebze piştiğini söylüyor. Eski bir Yörük köyü olmasına rağmen köyde hayvancılık yok gibi.

Gödence denizden uzak, küçük bir köy. Beni oraya götürense başta ‘hurma zeytin’ olmak üzere köyün şöhreti İzmir’in sınırlarını aşmış olan nefis ürünleri. Gödence İzmir’in akciğerleri olarak bilinen Kızıldağlar’daki beş köyden biri. Seferihisar’daki köye; kızılçam ormanlarının kapladığı vadiler, bakır rengi bağlar, kurşuniye dönmüş zeytinlikler ve armut bahçelerinden geçerek ulaşılıyor. Tepelere kurulu Gödence’de düz alan neredeyse yok denecek kadar az. Köyün küçük ama şirin meydanına kireç badanalı evlerin, asma çardaklarının süslediği dar sokaklardan yürüyüp varıyoruz. Gödence’nin en önemli gelir kaynakları zeytin, üzüm ve armut. Köy halen Urla Yarımadası’nın en kıymetli tarım ürünlerinin de önemli üretim merkezlerinden biri.
Gödence’de zamanın akışına ayak uydurmak

Seferihisar’daki köye; kızılçam ormanlarının kapladığı vadiler, bakır rengi bağlar, kurşuniye dönmüş zeytinlikler ve armut bahçelerinin arasından ulaşılıyor.

Zeytinin ‘havyarı’


Antikçağlardan beri zeytin üretiminin yapıldığı Gödence’de hasat kasımda başlayıp şubata kadar devam ediyor. Köyün en özel lezzetlerinden biri hurma zeytin. Bu zeytin, daha dalındayken denizden gelen iyot dolu rüzgârlar ve gece yağan çiy sayesinde fermantasyona uğrayıp olgunlaşıyor. Hiç bir işlem yapmadan dalından toplandığı gibi yiyebiliyorsunuz. Gurmeler tarafından ‘zeytinin havyarı’ olarak tanımlanan ‘hurma’ tam anlamıyla bir mucize. Bol yağlı, küçük çekirdekli, ince kabuklu ve lif açısından oldukça zengin.

Güz domatesinin tadı

Hurma zeytin çok lezzetli ve bir o kadar sağlıklı olmasına rağmen yakın zamana kadar sadece yetiştiği bölgenin insanı ve damak tadı yüksek kişiler tarafından bilinirdi. Şimdilerde bilinirliği arttı. Ancak hurma zeytin her hasat yılı olmaz. Var olduğu zamanlarda lezzeti hiç kaybolmadan hemen yenmesi en makbulü. Bu nedenle hurma zeytin yemek için hasat zamanında yetiştiği köyleri ziyaret etmek gerekiyor. Zeytin hasadının başladığı aylarda Gödence’yi ziyaret ederseniz hem hurma zeytinin tadına bakar hem de bir şölene tanıklık edebilirsiniz.

Bu dönem köyü taze sıkılmış zeytinyağı kokusu sarar, aynı zamanda zeytin hasadına çıkan köylülerin “Allah ne verdiyse” menülerine de eşlik etme şansı bulursunuz. “Allah ne verdiyse’’ sofralarının en çok rastlanan yemeği sonbaharla bollaşmaya başlayan çintar mantarıyla hazırlanmış nefis katmer. Bu sofraların klasiklerinden bir diğeri de; güz domatesinden yapılmış salata, taze sıkım zeytinyağı ve dalından toplanarak sofraya konan hurma zeytin. Ayrıca ıspanağın kızartılmasıyla hazırlanan balıklamayı da tadabilirsiniz.

Bir otel ve pansiyon var

Sonbahar, Gödence için hiç bitmeyen hummalı çalışma zamanı demek. Üzümler, armutlar, incirler kurutulur; pekmez ve sabun yapmak için kazanlar kurulur. Sokaklarında gezince anlıyorsunuz, bu köyde her şey üzüm ve zeytinle ilgili. Köy kendi dokusunu kaybetmediği gibi henüz şehirden gelip yerleşenlerin de istilasına uğramamış. Evleri tipik köy evi, bahçeler çiçeklerle dolu. Hangi kapıyı çalsanız Ege şivesiyle ‘hoşgeldiniz’ diyen gülen bir çift gözle karşılaşmak mümkün.

Gödenceliler köylerinin şöhretini tarım ürünlerine borçlu ama köy halkı turizmden de yararlanmak istiyor. Köyün girişindeki otel tek konaklama yeri (Gödence Butik Otel 0545 868 0545). Bir de yakınlarında ünlü bir bağın 5 odalı butik pansiyonu ve restoranı var (aydawines.com.tr) Şimdilik köyü ziyaret eden en önemli turist grubu dağcılık kulüpleri. Kızıla boyalı vadileri, eşsiz doğasının cömert lezzetleri, misafirperver köylüleriyle Gödence, günübirlik dahi olsa fotoğraf tutkunları tarafından ziyaret edilmesi gereken duraklardan biri. Sıra sıra restoranlar, kafeler olmasa da köy kahvesine oturup çayınızın yanında köylüler tarafından ikram edilen pişi ya da katmer eşliğinde manzaranın tadını çıkarabilir, köyün kendi zaman akışına ayak uydurup ruhunuzu dinlendirebilirsiniz.
Gödence’de zamanın akışına ayak uydurmak

Gödence pembesi

Kurutulmuş meyvelerin en lezizleri de bu köyde


Bağlarda çoğunlukla sofralık alfons, köylülerin tavşan böbreği de dediği gödence pembesi ve Ege’ye has razaki cinsi üzümler yetiştiriliyor. Bağlarda hasat sonu kalan üzümse pekmez yapılıyor. Pekmez bilgi ve tecrübe gerektirdiği kadar zahmetli bir iş aynı zamanda. Songül ve Birol Mercan her yıl olduğu gibi bu yıl da kazan başında. Bu üç gün sürecek bir maraton demek. Üzümler sapları ayıklanıp suyunun çıkarılması için presleniyor. Elde edilen üzüm suyu kille kestiriliyor. Birol Mercan atalarının da yıllardır aynı kili kullandıklarını söylüyor.

Ona göre “Pekmez yapımında kullanılacak kil çok önemli. Doğru kil seçilemezse pekmez bulanık olabilir”. Kestirilen üzüm suyu 2 saat kaynatılıp şıra haline geliyor. 3-4 saat dinlendirildikten sonra pekmez kıvamı alıncaya kadar tekrar kaynatılıyor. Gödence sadece üzüm ve zeytin demek değil. Köyün en değerli ürünlerinden biri de armut. Özellikle mustabey ve nakşalı cinsleri çok lezzetli. Daglardaki yabani ahlat ağaçları da alyanak adı verilen cinsin aşılanmasıyla ekonomiye kazandırılıyor. Armut daha çok taze olarak pazarlarda satılıyor. Elde kalanlarsa kurutularak kak haline getiriliyor. Kurutulmuş armut hem komposto yapılıyor hem de cips gibi atışırmalık olarak yeniyor.

Gödenceli Nuriye Güzel her meyvenin kurutma işleminin ayrı bir püf noktası olduğunu anlatıyor. İkram ettiği nefis kuru incirlerin uzun süre bozulmadan kalmasının sırrının kurutma işleminde saklı olduğunu söylüyor. Lezzetli kuru incir için yere düşmüş ya da olgunlaşmış değil, ağaçta kendi kendine kuruyan incirler seçiliyor. Ardından kekik ve defne yaprağı ile kaynatılmış suya sokulan incir güneşte kurutuluyor.

False