GeriSeyahat Dünyaya penceresini araladı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Dünyaya penceresini araladı

Dünyaya penceresini araladı

Yaklaşık 200 yıl dünyadan yalıtılmıştı. 1868’de hizmete giren limanıyla Kobe, dünyaya pencerelerini araladı. Ülkenin anakarası kabul edilen Honshu Adası’ndaki güneşli sahil şehrinin kültürü birdenbire çeşitlendi. Diplomatların yaptırdığı Batı usulü villalar, ABD’den gelen yeni müzik türleri bu gelişmelerin uzantısı. Shinkansen hızlı treniyle Kyoto yarım saat uzakta. Osaka ise sadece 15 dakika. Etiyle anılan şehri yürüyerek keşfe başladığınızda müzik ortamının geliştiğini, önemli müzelerin bulunduğunu, restoranlarında az bilinen bölgesel ürünlerin hazırlandığını, huzurlu atmosferiyle ziyaretçileri çektiğini göreceksiniz.

Cuma

13.00
Ticaretin araçları: Takenaka Marangoz Aletleri Müzesi, ismiyle sizi yanıltmasın. Shin-Kobe İstasyonu’nun yanı başındaki bu güzel müzeyi gezen herkes, vitrinde sergilenenlere adeta perçinlenecek. iPod’a yüklenmiş sesli rehberde (ücretsiz) tarih, gelenekler, Japon mimarisinin, ahşap oyma işçiliğinin sanat ve zanaat açısından özellikleri hakkında pek çok detay anlatılıyor. Giriş 27 TL.

17.30
Çağlayanların peşinde: Shin-Kobe İstasyonu’ndan çıktığınızda kent görünümüyle karşılaşacaksınız. Fakat binanın arkasına döndüğünüzde birden doğa öne geçecek. Kuzeye yönelin. Ormanla kaplı tepelerin eteğinden geçen dik patikayı izleyin. 800 metre sonra Nunobiki Şelaleleri’ne varacaksınız. Görülmeye değer bir dizi doğa harikası...

19.30
Ayakta akşam yemeği: Rakuzake’de Japonca pratiğinizi ilerletin. Müşterilerine ayakta servis yapılan bu neşeli bar, geçen nisan kent merkezindeki büyük AVM’de açıldı. Ahşap masaları renkli çiçek aranjmanlarıyla süslü. Japon pirinç rakısı sakenin yanında tadımlık meze servis ediliyor. İçecekle birlikte meze siparişinizi de verin. Örneğin kalın somon dilimleri ve tonbalığından saşimi.... Belki acılı tofu ve kızarmış ahtapot... İkinci turda karaage (tavuk kızartması) istemeyi unutmayın. İki kişi yaklaşık 180 TL.

Dünyaya penceresini araladı

21.30
Özgür caza takılalım: Dünyaya açılmış pencereleri sayesinde Kobe’de iyi bir caz dinleyicisi kitlesi oluşmuş. Hatta iddiaya göre ilk Japon caz grubu 1923’te bu şehirde kurulmuş. Her akşam Sone gibi kulüplerde konserler, yılda bir caz festivali düzenleniyor. Can yakacak giriş ücreti ödemeden caz ortamını görmek için Jam Jam’a gidin. Gündüz kafe, gece caz kafe. Geniş bir plak arşivi var. Japon viskisi mönüsü de geniş.

Cumartesi

10.00
Çiftlik tazeliğinde: Yerel sivil toplum girişimi Eat Local Kobe bölgede yaşayanları cumartesi sabahları Higashi Yuenchi Parkı’nda çiftçi pazarı kurmaya teşvik ediyor. Yaz aylarında yerel meyve ve sebzelerin yanı sıra bal, baharat, yumurta, tofu, meyve suları çıkıyor tezgâhlara. Ayrıca bu ürünler yıl boyunca, geçen yıl açılan Farmland’da satılıyor. Raflar leziz çilek, Tanişita Çiftliği domatesleri, Kuzey Kobe’deki Laitiere Yuge’nin camembert peyniri ve mevsimlik gıdalarla dolu.

12.30
Sanat mağazası: Eğer sadece bir sanat müzesi gezecek kadar zamanınız varsa Yokoo Tadanori Çağdaş Sanat Müzesi’ni görün. 2012’de açılan müzede grafikten resme geçen Yokoo Tadanori’nin eserleri sergileniyor. Warhol’u çağrıştıran 1960’lardan kalma tablolarının yanı sıra yeni eserleri de koleksiyonda. Giriş 50 TL.

Dünyaya penceresini araladı

14.00
Gyoza tadımı: Tavada kızartılan mantılar umami ağırlıklı miso sosuna batırılarak yeniyor. Gyoza deyince akla Hyotan geliyor. 1950’de açılan lokantada kalabalık tezgâhın yanı sıra sadece sekiz iskemle var. Bir kez tezgâhta ya da iskemlede yer buldunuz mu sipariş kolay. Mönüde tek yiyecek var. Sekizi 28 TL. Tezgâhta sürahi dolu miso sosunun yanı sıra şişelerle sarmısak yağı, sirke, soya sosu, acılı yağ bulunduruluyor.

15.30
Eskiye nur yağıyor: Motomachi ile Kobe istasyonlarının arasında, rayların altındaki bölgede özel bir alışveriş merkezi yer alıyor. Eski plaklar, çocukluğunuzda oynadığınız Nintendo gibi sürprizler sizi bekliyor. Motoko Town’ı baştan başa yürüyün. Mağazalarda eski ABD, Alman ordusunun üniformalarını bile bulabilirsiniz. Bu arada plakçılar, küçük sanat galerileri, gümüşçüler, tişörte baskı yapanlar da aynı çatı altında.

18.30
Kömürdeki lezzetler: Pek çok turist Kobe etini tatmak için şehre geliyor. Bu eti şehrin kaldırım mutfaklarında da tadabilirsiniz, Ishidays gibi özel et restoranlarında da. Daha hafif bir yemek istiyorsanız Hanare’ye gidin. Arka sokaklara gizlenmiş bu restoranda toplam sekiz iskemle bulunuyor. Uzmanlığı sumibiyaki, yani kömür ızgarası. Sake ve saşimi ile başlayın. Daha sonra şef size seçmeniz için günün balıklarını getirecek. İki kişi akşam yemeği 630 TL.

Dünyaya penceresini araladı

21.00
Yerel tatlar: Yemek sonrasında yerel biraları deneyin. In Tha Door Brewing, kentte kendi birasını üreten birkaç bardan biri. Oturma ücreti 20 TL. Fabrikayı andıran bina ahşapla dekore edilmiş. Shiroinon White Ale tadılmaya değer. Diğer seçenek Minato Hutte. Bu küçük pansiyonun sokak seviyesinde barı bulunuyor. Tezgâhı Japon içecekleriyle dolu. Ki No Bi ile karıştırılmış cin tonik isteyin. Unutulmaz bir gece için Taco Stand Anga’ya dümen kırın. Rengârenk dekore edilmiş restoranın küçük tezgâhında hazırlanan taco, içecek ve dagaşi adlı pamuk helva benzeri atıştırmalıkları tadın.

Pazar

10.00
Ağaç tepesinden manzara: Shin-Kobe Teleferiği’ne binip ağaçların üstünden, dik uçurumun kıyısından geçerek pahalı bir manzarayı seyretmek için tepeye çıkın (gidiş-dönüş 100 TL). Havanın açık olduğu günlerde Seto İçdenizi’ne kadar seyredebileceğiniz panoramik manzaranın keyfini çıkardıktan sonra ormanın derinlerine dalın. Nunobiki Baharat Bahçesi’nden geçen rotada yürüyüşe çıkın.

Dünyaya penceresini araladı

13.30
Kahve molası: Ikuta Tapınağı’nın ardındaki sessiz caddede Beyond Coffee Roasters’a uğrayın. Caddenin karşısında da ayakta kahve içilen bir başka mağazası var. Sevimli, küçük mağaza ahşap tezgâhı, boya püskürtülmüş duvarlarıyla müşteri çekiyor. Sadece ayakta servis yapıyor. Sıra beklememek için espresso kahve ile maden suyu sipariş verin. Aksi halde sabırla garsonu beklemeniz gerekecek.

14.00
Anı müzesi: 17 Ocak 1995’te sabah saat 05.46’da Kobe ve çevresinde müthiş bir deprem oldu. Çeyrek milyon ev yıkıldı, 6 bin kişi öldü. Şehrin atlattığı travmayı anlamak için The Great Hanshin-Awaji Earthquake Memorial’ı ziyaret edin. Bu etkileyici müzede felaketin anıları korunuyor. Halkı depremden koruma konusunda bilgilendiriyor. Bu nedenle müze çoğunlukla çevre okullar- dan çocuklarla dolu. Giriş 40 TL.

False