Yer adlarının tarihinde gezinti

Güncelleme Tarihi:

Yer adlarının  tarihinde gezinti
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 14, 2023 08:49

Nuri Akbayar, ‘Osmanlı Yer Adları Sözlüğü’nde, vilayetten nahiyeye binlerce yerleşim merkezinin isimsel tarihini araştırırken bize geçmişin kültürel kodlarını da iletiyor.

Haberin Devamı

Çocukluğumun geçtiği kasabanın adı Meyre idi. Daha sonra 1970’lerde Harmanpınar yapıldı. Meyre ismiyle Harmanpınar arasında sadece anlamsal değil büyük bir mantıksal aykırılık olacağından eski kuşaklar Harmanpınar’ı bir türlü benimsemediler. Oysa eski salnamelerde ‘Meyre karyesi’ ibaresini gördüğümde zamanın bir iş makinesinin kepçeleriyle kolayca sökülemeyeceğini de anlamıştım. Çünkü isimlendirme sadece idari bir tasarruf değil, bünyesinde bir dizi kültür, inanç, zihniyet örüntüsü, hatta ontoloji boyaları da taşır.
Nuri Akbayar, ‘Osmanlı Yer Adları Sözlüğü’nde vilayetten nahiyeye binlerce yerleşim merkezinin isimsel tarihini araştırırken bize geçmişin kültürel kodlarını da iletiyor.
‘Yer adları dilbilim ile tarihin ortak ilgi alanında’ kalmakla kendiliğinde bir geçmiş ve şimdi geçişkenliği kazanır. Türklerin sadece Anadolu Yarımadası’nda değil Kuzey Afrika’dan Adriyatik kıyılarına, Karadeniz uçlarına değin ilerleyişleri mekânla etkin bir iletişime geçtiklerini gösterir. Fakat ulaşılan, fethedilen hiçbir yerde geçmiş ölü değildir. Osmanlı’nın kolonyalist değil geçmişle uyuşumcu olduğu gözlemlenir.

Haberin Devamı

Yer adlarına ilgi duymak çok bileşenli bir fikre dayanması gerekirken konuyla ‘Türkiye’de yakın zamanlara kadar daha çok dilbilimciler ve halkbilimcilerin ilgilenmeleri’ ilginçtir. Nuri Akbayar, herhangi bir yorumda bulunmadan, ‘idari yapının büyükten (eyalet, vilayet) küçüğe (nahiye son sınırdır, köy ve karye yer almıyor, oysa onları da içeren bir sözlük tam bir dil şenliği olurdu) sıralanışını eski yazıyla beraber sunuyor. Böylece mekânla isim arasındaki hareketliliği de izlememize imkân veriyor. Araya sıkışan detaylarda ise yeni bilgilere ulaşıyoruz. Mesela, bugünkü ismi Çamlıyayla olan Mersin’in ilçesi şu şekilde karşımıza çıkıyor; Namrun: Adana-Adana-Tarsus (Karadiken), 1970’te İçel-Tarsus-Çamlıyayla-bucak, bugün Mersin-Çamlıyayla-ilçe. Nedir acaba bu Karadiken?
Bozkır: Konya-Konya (Siristad-Silistad), bugün Konya-ilçe. Livane: S., Çıldır/ K., Trabzon- Batum (Artvin). Dileyen okur, Osmanlı coğrafyasının genişliğini göz önüne getirerek Türkçe, Arapça, Farsça, Rumca, Ermenice, Sırpça kelimelerden bir serpinti sağanağı yaşayabilir. Dileyen de bir kütüphane çapındaki kaynakçayı tarayarak yeni düşünce konularına dalabilir. Ayrıca eski alfabeye göre hazırlanan dizine bakarak hangi harfle başlayan yer adlarının daha çok kullanıldığının peşine düşer. Tahmin edileceği gibi bütün harflerin orta komşusu ‘k’ ve ‘m’ atbaşı gitmektedir.

Haberin Devamı

Sözlük okumak/hazırlamak tek başına teknik bir iş değil, okuyanın/hazırlayanın entelektüel meraklarına göre yürüdüğü bir uzun yoldur. Her zaman sürprizler ve beklenmedik karşılaşmalar işin cilvesi sayılır. Mesela sadece Anadolu’da ‘Atina’ ismi taşıyan yerlerin peşine düşmek bile az ufuk açıcı bir şey değildir. Bugün, bu isimlerin bazıları unutulup gitse de pek çoğu aynı adla varlığını sürdürüyor. Elbette idari yapı ve nüfus olarak şaşırtıcı şekilde büyüyenler Engürü (Ankara) kadar Migalgara (Malkara) gibi kendi ses döngüsünde yaşayanlara da rastlanır. ‘Kim varmış biz burada hâlâ yaşarken?’ sorusu eşliğinde her fırsatta el atılacak bir kitap kısacası.

Haberin Devamı

Yer adlarının  tarihinde gezinti
Osmanlı Yer Adları Sözlüğü
Nuri Akbayar
İş Bankası Kültür Yayınları, 2023
432 sayfa

BAKMADAN GEÇME!