GeriKitap Sanat Robert Louis Stevenson’dan ‘çok başka’ bir klasik: Olalla
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Robert Louis Stevenson’dan ‘çok başka’ bir klasik: Olalla

Robert Louis Stevenson’dan ‘çok başka’ bir klasik: Olalla
Robert Louis Stevenson

İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson, ‘Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’dan hemen önce yazdığı ‘Olalla’da gotik hikâyelerin atmosferini İspanya’nın güneşli dağlarına taşıyor. Güneşten kaçmayan, doyumsuz kan ihtiyacı olmayan ve haçtan korkmayan vampirlerle Stevenson, hayal gücünün sınırlarını zorluyor.

Robert Louis Stevenson’ın (1950-1894) bir karabasandan uyanıp ‘Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’ın Tuhaf Vakası’nın yarısına yakınını eşi ve çocuklarına yüksek sesle anlattığı, üç-dört günde de kitabın tümünü kaleme aldığı söylenir. Yazar, yataktan kalktığı an iyinin ve kötünün insan bedeni içindeki savaşını anlatmaya girişir ve insanın içsel hesaplaşması üzerine keşfe çıkarak klasik edebiyatın başyapıtları arasına kitabı sokar. Stevenson’un ‘Dr. Jekyll ve Mr. Hyde’dan bir yıl önce 1885’te yayımladığı ‘Olalla’ da (‘Olaya’ şeklinde okunuyor) yine yazarın gördüğü bir rüyaya dayanır. ‘Olalla’ yayımlandığı tarihte sadece eleştirmenler tarafından değil, Stevenson tarafından da küçümsenir. Yazar kendi öyküsünü savunulamaz olarak bile nitelendirir. ‘Olalla’ o zamanlar pek önemsenmese de günümüzde yazarın en ilginç öykülerinden biri olarak değer görür. Kimi edebiyat eleştirmenleri tarafından gotik edebiyatın ilginç bir örneği, kimilerince vampir öyküsü olarak yorumlanır. İşkenceyi uzatan imkânsız bir aşkın romanını da içinde barındırır.
‘Gotik’ dediğinde sonsuzluğa uzanan gölgeler, kasvetle dolmuş İngiliz malikânelerinin üzerindeki gri gökyüzü, içeride yaşayanları dışardakilerden ayıran bahçe duvarlarındaki demir parmaklıklar, ıslık sesinin yanında çığlığa dönüşen rüzgâr akla geliyor. Robert Louis Stevenson gizem ve korku havasının ağır bastığı gotik hikâyesini güneye taşıyor, güneş ışınlarının dans ettiği ülke İspanya’ya. Yarımada savaşında 1808-1814 yılları arasında İspanyol ordusuyla birlikte savaşırken yaralanan genç İskoç subayı tedavisinin ardından hava değişimi için bir zamanlar görkemli bir hayat süren, şimdilerde yoksulluğun eşiğine gelmiş aristokrat bir ailenin yanına gönderiliyor.
Commandante olarak tanıyacağımız anlatıcıyı, konağın sahibi Senyora’nın oğlu yarı-zihinsel engelli Felipe karşılıyor. Günlerini güneşin tadını çıkararak geçirmeyi seçen Senyora ile tanışması için de uzunca bir süre gerekiyor. Kitabın yarısında ise hikâyeye ismini veren Olalla ortaya çıkıyor. Odasındaki 200 yıllık portredeki kadınla ailenin tüm fertleri arasındaki benzerliği fark eden Commandante, gece vakti duyduğu korkunç çığlıkların ardından konakta araştırma yapmaya başlıyor. Commandante, Olalla’nın odasında bulduğu bazı şiirleri okuduğunda ise ona âşık oluyor. Ve bir gün öfkeyle camı yumrukladığında eli kesilen Commandante’nin kanını gören Senyora, adamın yarasını kemiğe kadar ısırıyor. Olalla’nın konaktan kovduğu anlatıcı köye vardığında ailenin lanetlendiğini öğreniyor. Vampir masallarında sıkça yapıldığı gibi, Stevenson da kitabında bir haç kullanıyor. Bu haç vampiri geri püskürtmüyor, hatta Olalla başını dayadığı haçtan Commandante’nin gidişini seyrediyor. Olalla Katolik inancının kendini ve ailesini vampir lanetinden kurtaracağını umarak ona yapışıyor.
Stevenson’un hikâyesinde vampirin bize tanıdık gelecek özellikleri yok. Güneş ışığından kaçan, doyumsuz kan ihtiyacı olan ve haçtan korkan vampirler yok yani. Çürüyen bir aristokrasi içinde vampir olduklarını ‘düşündürdüğü’ insanlar var. Kendilerini yaşamdan, aşktan, iyilikten ve kötülükten, sosyalleşmeden uzak tutan birbirinin aynısı bu insanların yaşadığı hayatı; savaşçı, otoriter, meraklı, ateist anlatıcıdan ancak dinin kurtuluş için yegâne şey olduğuna inanan Olalla’yla koruyabiliyor.
Hangi türün içinde olursa olsun, hangi edebi akımdan sayarsak sayalım ‘Olalla’da Stevenson’ın yazınının büyüsünü görebiliyorsunuz. Kitap boyunca hâlâ hurafelere inanılan ‘bilimsel’ olmayan bir dünyada, son mantıklı kalan şey yazarmış gibi geliyor. Öte yandan bu eğlence için de okunabilen 64 sayfalık kitabı ‘evdekal’dığımız koronavirüs günlerinde bir grup arkadaşınızla yaptığınız görüntülü aramalarınızda yüksek sesle okumanızı da tavsiye edebilirim.

OLALLA Robert Louis Stevenson’dan ‘çok başka’ bir klasik: Olalla
Robert Louis Stevenson
Çeviren: Celâl Üster
İş Kültür, 2020
64 sayfa, 7 TL.

False