GeriKitap Sanat Mars’ta aşk da devrim de aynıdır!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mars’ta aşk da devrim de aynıdır!

Mars’ta aşk da devrim de aynıdır!
Abone Olgoogle-news

Sovyet bilimkurgu romanlarının babası olarak nitelendirilen Aleksey N. Tolstoy’un ‘Aelita’sı Dünyalı bir erkek ile Marslı bir kadın arasındaki imkânsız aşk üzerinden Mars’ta Ekim Devrimi benzeri bir isyanın liderliğine soyunan bir Kızıl Ordu mensubunun hikâyesini anlatıyor.

2. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanya’sına karşı birlikte savaşan SSCB ve ABD, savaş bittikten ve bazı konularda anlaşmalar sağlandıktan sonra 1947 itibariyle, iki ayrı kutupta bulunan ideolojileri ve lider ülke olma politikalarının da etkisiyle ‘Soğuk Savaş’ dönemine girdi. Bu açık bir savaş değildi; ‘Soğuk Savaş’ daha çok bir prestij meselesiydi. ABD Başkanı Eisenhower’ın ilk kez dile getirdiği ‘Uzay yarışı’ bu savaşın en önemli cephesiydi. 1957’nin ekim ayında Sputnik-1 ve ardından kasımda geri dönüş mekanizması konulmayan Sputnik-2’nin Laika isimli köpekle uzaya gönderilmesiyle başlayan mücadele 18 yıl sürdü. Gagarin’in uzaya çıkmasından neredeyse 40 yıl önce SSCB’de yenilikçi bir yazar, Aleksey N. Tolstoy -Lev Tolstoy’un uzaktan akrabası- 1923’te yazdığı ‘Aelita’ ile Mars’a biri mühendis, biri Kızıl Ordu askeri iki kişiyi gönderiyordu.

MUTSUZ BİR AŞK HİKÂYESİ
Edebiyat eleştirmenlerine göre Sovyet bilimkurgu romanlarının babası Aleksey N. Tolstoy’tur (1882-1945). Uzay araştırmaları ve uzay araçları konusunda birçok öncü düşüncenin sahibi Tolstoy, devrimden sonra yayımlanmaya başlayan ‘Doğa ve İnsanlar’ dergisindeki ‘Dünya Dışında’ öyküsünde reaktif bir roketin nasıl olması gerektiğini bile anlatır. SSCB’nin evrenle ve evrenin genel düzeniyle ilgili ilk kitabı niteliğindeki ‘Aelita’yı ‘Kızıl Yenilik’ dergisi ‘Mars’ın Sonu’ başlığıyla yayımlar. Ruslar ‘Aelita’yı o kadar sever ki, yeni doğan kız çocuklarından kafelere kadar bu Marslı prensesin adını koyar. Tolstoy’un kitabı, Rus ruhunu, dilini, tarihini, coğrafyasını eserlerine konu etme konusunda sonraki nesillere ilk ilhamı veren Puşkin’in yarattığı 19. yüzyıl Rus romantizmi ile modern edebiyat arasında gidip gelir. Tolstoy için ‘Aelita’da gezegensel farklılıklar küçük meselelerdir. Tolstoy’un eseri aslında Dünyalı bir erkek ile Marslı bir kadının arasındaki imkânsız ve mutsuz aşk ilişkisinin öyküsüdür.

İŞÇİ SINIFI MARS’TA
Ekim Devrimi’nden sonra patlayan iç savaşın sona ermesinin ardından mühendis Mstislav Sergeyeviç Los ve Kızıl Ordu askeri Aleksey İvanoviç Gusev, Los’un yaptığı uzay aracıyla Mars’a gider. Zorlu bir yolculuğun ardından vardıkları Mars’tan gökyüzüne baktıklarında “Saçaklı bir ateş topunu andıran Güneş, Mars’ın çok yukarılarındaydı. Petersburg’da, martta ılık rüzgârların gökyüzünü yıkayıp akça pakça ettiği günlerde görebildikleri bir güneşti bu.” Mars’ta oksijen ve su vardır. Los ve Gusev karasal bitki örtüsü olan Mars’ta yaptıkları kısa bir yürüyüş sonrası mavi olmaları dışında hemen hemen insana benzeyen Marslılarla tanışır. Marslılar, çok daha zeki ve daha güçlü olduklarını düşündükleri Dünyalıları putlaştıran, geri kalmış ve ölmekte olan bir ırktır. Kendilerini kurtarması için de ‘Göklerin Oğulları’na yalvarırlar. Los, gezegenin kralı Tuskub’un kızı Aelita ile imkânsız aşkın acılarıyla boğuşurken, Gusev Tuskub’un gezegeni mahvettiğini düşündükleri için iktidarını yıkmaya çalışan isyancıların yanında yer alır. “Size kararlılığı, eyleme geçmeyi öğretmek için aşıp geldim bunca yolu. Hepiniz küflenmişsiniz Marslı Yoldaşlar. Ölmekten korkmayanlar, ardıma düşsün” diyerek isyanın gerçek önderi olur.

Tolstoy’un uzay yolculuğu ya da Mars’taki yaşamla ilgili anlatıları ne kadar abartılı, tuhaf ve çağının bilimkurgularının gerisinde kalsa da Marslıların Tuskub’un sarayına yaptıkları ataklar, ‘Ekim Devrimi’nde Çarın Kışlık Sarayı’na saldırıyı düzenleyenleri kıskandırır nitelikte bir gerçekliğe sahip. Gusev devrimi, Los da âşık olduğu kadını bırakıp dönmek zorunda olsalar da ölmekte olan bir coğrafyayı canlandırmayı başarırlar. Rusya’nın kendine biçtiği tarihi misyonu, yani gerileyen Batı kültürünü yeniden canlandırmak için atılan adımlardan biri olan Rus edebiyatının bilimkurgu klasiği ‘Aelita’daki aşk ve devrim sadece bilimkurgu okurlarını değil, her türden okuyucuyu kendine bağlayacaktır.

Mars’ta aşk da devrim de aynıdırAELİTA
Aleksey Nikolayeviç Tolstoy
Çeviren: Mazlum Beyhan
İş Bankası Kültür Yayınları, 2020
240 sayfa, 14 TL.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle