Kendi kazdığı çukura düşen adam

Güncelleme Tarihi:

Kendi kazdığı çukura düşen adam
Oluşturulma Tarihi: Kasım 13, 2021 10:16

Pyun Hye-young ‘Çukur’da bir trafik kazasında eşini kaybeden, kendisi de yatalak kalan üniversite profesörü Ogi’yi takip ediyor. Yazarın Ogi’nin bakış açısından anlattığı hikâye hareketsizlik, tecrit ve geçmişe dönüşlerin bir araya geldiği, okuyucunun kendini Ogi kadar felçli hissettiği, gerilimi yüksek bir anlatı...

Haberin Devamı

Güney Kore’nin en önemli yazarlarından Pyun Hye-young, Shirley Jackson Ödüllü kitabı ‘Çukur’da ‘Gerçekten yalnız olmak ne anlama geliyor?’ sorusunun araştırmasına girişiyor. Yazar kitabın ilk sayfalarında bizi Seul’de coğrafya dersleri veren 47 yaşındaki üniversite hocası profesör Ogi’nin tedavi gördüğü hastaneye götürüyor. Bir trafik kazasının neden olduğu komadan yeni uyanan Ogi ilk şokun ardından, durumun ciddiyetini anlamaya başlıyor: “Ogi, sedyeye uzanmış bir halde hastanenin tavanında görünen ve hızlıca geçip giden floresan lambalarını seyretmeye başladı. Belki de bu sedyede kendisinin daha da yatması gerekecekti. Adam, şimdiki durumunu söylememişti. İleride olacakları söylemişti.” Felç olan ve çenesi kırıldığı için konuşamayan adamın sahip olduğu tek hareket imkânının göz kırpmak olduğu anlaşılıyor. Yatağa bağlı yaşamak zorunda kalan, hiçbir akrabası olmayan kahramanımız, kazada karısını da kaybettiği için artık tamamen yalnız kalıyor.
Pyun Hye-young kitabının ilk bölümlerinde insanların olağandışı durumlara düştüklerinde neler olduğunu inceleyerek, sıradan hayatlara hapsolmuşların daha da hapsolduklarındaki durumlarını okuyucusuna tanıtıyor gibi. Pyun, Ogi’yi test etmekten hoşlanıyor gibi de görünüyor. Kitap, Ogi’nin yazarın ismini vermediği eşi ve ailesiyle olan ilişkisine geri dönüşler yaparken, yatalak hastanın uzun ve maliyetli tedavi sürecini takip ediyor. Hayatta kalan tek aile bağı, kendisi gibi dul kayınvalidesi onun bakımını üstlenmeyi kendine görev biliyor. Kitap başlarda yaslı bir kocanın iyileşmeye çalıştığı dönemi konu ediyor gibi görünse de yine yazarın isim vermekten kaçındığı kayınvalidesi hakkında bir hikâyeye dönüşerek okuyucuyu şaşırtıyor. Kayınvalide taburcu olan Ogi’nin evde bakımını üstlenen yatılı hemşireyi kovmakla işe başlıyor. Daha sonra fizyoterapisti pahalı olduğu gerekçesiyle görevden alıyor. Ogi’yi ziyarete gelen birkaç arkadaşını korkutup kaçırıyor. Ogi’yi sadece sıvıyla besliyor. Tüm dünyası üzerinde yattığı yatak olan Ogi için hayat her geçen gün korkunç bir şekilde klostrofobik hale geldikçe romandaki gerilim yükü artıyor. Pyun, hem fiziksel hem de psikolojik olarak hapsedilen Ogi’yi tuzağın içine çeken baskıcı atmosferi ve güçsüzlük hissini dikkatlice inşa ediyor. Kadın da bu sırada kızından kalan bahçede kocaman bir çukur kazıyor. Ogi’nin yatağının yanındaki pencereden görünen çukur için kadın, balıklar için bir havuz olduğunu söylüyor.
Romanın önemli bir yanı daha var: Ogi hakkında ne kadar çok şey öğrenirsek, onun acıyı hak ettiğini daha çok düşünmeye başlamamız... Hikâye onun gözünden anlatılsa ve Ogi’yi gözlemleyen üçüncü tekil şahıs anlatımı hikâyeye yayılan pasiflik duygusuna katkıda bulunsa da Ogi’nin pek de sempatik olmadığının farkına varıyoruz. Öte yandan okuyucunun çözemediği gizemler de cabası. Profesörlüğe yükselişini meslektaşlarını ayaklar altına alarak mı başarmıştı? Eşine sadakatsizliği sadece bir zayıflık anı mıydı yoksa statüsünün verdiği gücü kötüye kullanması mı? Kayınvalide zaman zaman gaddar görünse de o yalnız başına kalmış damadına bakma görevinin altında ezilen, bitkin, yaşlı bir kadın. Ogi’yi umursamaz ya da sert muameleleri sadece yorgunluğu sonucu olabilir. Pyun’un bu kadar küçük bir alanda bu kadar çok öğe, tema ve karakterle oynaması ve aynı zamanda okuyucuyu heyecanlandırması gerçekten takdire şayan. Pyun, sıradan görünen üç karakterin hayatına olağanüstü karanlık, gizemli ve gerilimli bir bakış sunuyor. Roman, tüyler ürpertici doruk noktasına doğru hız kesmeden ilerliyor. Pyun ‘Çukur’da sevdiklerimizin aslında bize yabancı olduğunu bilmekten korkmayan okuyucular için eşsiz bir edebiyat şöleni sunuyor.

ÇUKUR 

Kendi kazdığı çukura düşen adam

Pyun Hye-Young
Çeviren: Tayfun Kartav
Doğan Kitap, 2021
168 sayfa, 36 TL.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!