İstanbul’un yeni distopik ilçesi ‘Kazıklıköy’

Güncelleme Tarihi:

İstanbul’un yeni distopik ilçesi ‘Kazıklıköy’
Oluşturulma Tarihi: Kasım 21, 2019 15:59

Berka Beste Kopuz, Versus Art’ta açtığı ilk kişisel sergisinde izleyiciyi, İstanbul’un hem çok iyi tanıdığı hem de kimsenin bilmediği yeni bir distopik ilçesine götürüyor: ‘Kazıklıköy’.

Haberin Devamı

Yüzyıllar boyunca birçok seyyahın, edebiyatçının ve tarihçinin yazılarına konu olan Boğaziçi kıyıları, oldukça yakın tarihlere kadar bizlere aktarılan mimari kimliğini korumaktaydı. Fakat özellikle 1980’lerden bu yana yaşanan göçler neticesinde nüfusunun artmasıyla kent; doğal sınırlarını kaybederek, denize doğru büyümeye başladı. Denizi doldurmak için kullanılan malzemeyse kentin farklı noktalarında yıkılan binaların hafriyatıydı.
Peki neler oldu tarih içinde Boğaziçi’ne? Nasıl yok oldu? Geriye hangi parçaları kaldı?
Berka Beste Kopuz, Versus Art Project’te açtığı ilk kişisel sergisinde izleyiciyi, İstanbul’un hem çok iyi tanıdığı hem de kimsenin bilmediği yeni bir ilçesine götürüyor: ‘Kazıklıköy’.
İstanbul’a 17. yüzyılda yapılan ilk dolgudan bugüne, Emirgân-Sarıyer, Üsküdar-Harem, Çayırbaşı-Sarıyer, Kuruçeşme-Arnavutköy, Telli Baba, İstinye ve Tarabya Koyu, Garipçe Köyü’yle devam eden bu süreç, bugün kentin ekosistemini güçlü bir biçimde tahrip ederken, büyük bir trajediye işaret ediyor.
İzleyiciyi, Boğaziçi’nin 40 semt ve mahallenin topografyasını merkezine alan ve bu ilçelere ait arşiv görüntülerini keşfetmeye davet eden sanatçı, özelleştirme sonrasında rant ekonomisine kurban edilen bu alanlarda yok edilen binalar ve yaşamlarla, kontrolsüz kentleşmenin ve kentsel dönüşümün etkilerini duyumsamaya çağırıyor.

İstanbul’un yeni distopik ilçesi ‘Kazıklıköy’

Berka Beste Kopuz

‘Kazıklıköy’ ismini verdiği, İstanbul’un yeni distopik ilçesinin sınırlarını keşfetmeye davet eden Kopuz, kent işgalinin nedeni olan hızlı büyüme ve kıyıların konutlara ve sanayiye açılması olgularını soyut bir ifadeyle izleyiciye hissettirerek, yarı-dokümanter, yarı-yoruma dayalı bir perspektiften İstanbul kıyılarının geçmişten bugüne hatalı planlama ve şehircilik faaliyetleri sonucu yok oluşunu ortaya koyuyor.
Büyük ölçekli siyah-beyaz fotoğraflar, arşiv ve uydu görüntüleri, ışıklıkutu, harita, Boğaziçi ve hafriyat yerleştirmesinden oluşan Kazıklıköy sergisinde, aynı zamanda sanatçının izleyiciyi Boğaziçi ile ilgili arşivsel kaynaklarını paylaşmaya davet ettiği interaktif bir yerleştirme alanı da bulunuyor.

Berka Beste Kopuz’un ‘Kazıklıköy’ başlıklı sergisi 21 Aralık’a kadar Versus Art Project’te görülebilir.

BAKMADAN GEÇME!