Felsefenin keşfinden sosyolojinin doğuşu

Güncelleme Tarihi:

Felsefenin keşfinden sosyolojinin doğuşu
Oluşturulma Tarihi: Nisan 04, 2019 17:06

132 yıl sonra Türkçeye kazandırılan Ferdinand Tönnies’in ‘Cemaat ve Cemiyet’ kitabı sosyolojinin olduğu kadar felsefenin de temel yapıtlarından bir olarak muamele görmesi gerekir.

Haberin Devamı

Ferdinand Tönnies’in, 1887 yılında yayınlanan ‘Gemeinschaft und Gesellschaft’ / ‘Cemaat ve Cemiyet’ adlı yapıtı, 132 yıl sonra nihayet Türkçeye çevrildi. Cemaat ile cemiyet arasındaki farklılık ve ayrım meselesi, Tönnies’in ve bu ayrımı dile getirdiği yapıtının ününün önüne geçmiş bir konudur. Tönnies’in bu kavramlaştırması, eleştiri almamış, dahası modern toplumun neliğine ilişkin kavramsal boşluğu doldurduğuna yönelik bir muamele görmüştür. Cemaat ve cemiyet arasındaki ayrım, bugün sosyolojinin resmi bilgisi konumundadır ve söz gelimi Türkiye’de liseyi bitirmiş her birey, cemaat ile cemiyet arasındaki ayrımın bilincine sahiptir ya da bu bilince sahip olduğunu varsayarız. Cemaat ve cemiyet arasındaki ayrıma ilişkin bilginin, ortaöğretime girmesinin, ulus-devlet düşüncesinin inşasıyla çok yakından bir alakası var. Bu resmi sosyolojide, ulus-devletin tarihi, cemaat halinden cemiyet haline geçiş sürecinin tarihi olarak algılanır. Tönnies’de, toplum, resmi sosyolojide olduğu gibi cansız ve kurumlara indirgenmiş bir şey değildir; ‘toplum, kamusal yaşamdır, dış dünyadır.’ Ama işte kitap yeni çevriliyor.

Haberin Devamı

Ferdinand Tönnies, Max Weber, Werner Sombart ve Georg Simmel’den geçerek Norbert Elias’a uzanan Alman sosyoloji teorisinin başlangıcını oluşturur. Alman sosyoloji teorisi, pozitif bir bilim olarak değil, bir tür toplum ve tarih felsefesi ve onun pratiği olarak gelişir. Bu eserlerde, bilimsel üslubun panik halinden çok felsefenin sakinliliği esastır ve olay değil nesne analiz ediliyor gibidir.

Resmi sosyoloji, cemaat/cemiyet kavramlarını, ulus-devletin vücuda gelişinin bir geçirgenliği olarak yorumlaması gibi, Tönnies’in bu yapıtını da sosyolojinin bir bilim olarak kurulması evresinde, felsefeden epistemolojik kopuşu temsil ettiğini de ima eder. Ama şimdi yapıtı okuduğumuzda, durumun pek öyle olmadığı da görülüyor. Tönnies, yeniçağ filozoflarının keşfettiği ve John Locke, Thomas Hobbes, Jean-Jacques Rousseau arasındaki polemikte gelişen doğal durum-uygarlık durumu kavramlaştırmasının içinden yürümektedir. Bu kavramlaştırmaya göre, insanlık başlangıçta doğal durumda iken bir siyasal ve toplumsal sözleşmeyle uygarlık durumuna geçer. Söz konusu polemik ise, Hobbes’un bu geçiş halini, bir savaş halinden bir barış haline geçişi olarak tanımlaması ile Rousseau’nun, tam tersi bir fikri ileri sürmesiyle, insanın doğal durumda huzurlu iken uygarlık durumunda bu huzurunu yitirdiğini dile getirmesi arasında ortaya çıkar. Şimdi ‘Cemaat ve Cemiyet’i okurken, fark ediyoruz ki, Tönnies, bu felsefi tartışmayı bitirmiş. Hobbes ve Rousseau’da, hayali olarak tasavvur edilen doğal durum/uygarlık durumu kavramları, Tönnies’in cemaat/cemiyet kavramlaştırmasıyla ete kemiğe bürünür. Tarihsel evrelere ilişkin dile getirilen bu kavramlaştırmanın, tarihe değil topluma ilişkin ve daimi olduğunu dile getirir. Cemaat hali, geride bırakılan bir şey değil devam eden bir şeydir. Söz gelimi topluluğun tohumu, anne ile çocuk arasındaki ilişkide, çift olan bir erkekle bir kadın arasındaki ilişkide, birbirini kardeş olarak gören, aynı anneden doğanlar arasındaki ilişkide ortaya çıkar.

Haberin Devamı

‘Cemaat ve Cemiyet’in, sosyolojinin olduğu kadar felsefenin de temel yapıtlarından bir olarak muamele görmesi gerekir.

Hasan Aksakal, romantizm çalışmasıyla, son iki yüz yıllık tarihimizi farklı bir açıdan okumanın yolunu açtı. ‘Cemaat ve Cemiyet’in çevirisi, bu yeni okuma biçimine de önemli bir katkıdır.

Felsefenin keşfinden sosyolojinin doğuşu

Cemaat ve Cemiyet
Ferdinand Tönnies
Çeviren: Emre Güler
VakıfBank Kültür Yayınları, 2019
456 sayfa, 35 TL.

BAKMADAN GEÇME!