Bir hişt sesi gelmedi mi fena

Güncelleme Tarihi:

Bir hişt sesi gelmedi mi fena
Oluşturulma Tarihi: Kasım 14, 2018 13:53

Fuat Sevimay’ın Sait Faik’i “Hişt! Hişt!” sesiyle sayfalarına taşıdığı kitabı çocuklara çok şey söylüyor; içinden yaşamın bambaşka bir gözle görülüp duyulabileceği bir pencere açıyor.

Haberin Devamı

Sait Faik Abasıyanık, ‘Hişt! Hişt!’ adlı öyküsünde yolda yürürken nereden geldiğini bilmediği bir ses duyar ve peşinden gider. Kâh bir tosbağadan, kâh yılandan, kâh kirpiden şüphelenir yol boyunca. Aslında mevzu sesin kaynağı değil bizzat kendisidir; “Gelsin de nereden gelirse gelsin! Bir hişt sesi gelmedi mi fena.”
İnsanı yaşama ve doğaya bağlayan, yalnızlığına derman olan bu sesi-imgeyi duymak da bir duyuş, görüş meselesidir kuşkusuz.
Tam da bu nedenle, Fuat Sevimay’ın Sait Faik’i “Hişt! Hişt!” sesiyle sayfalarına taşıdığı kitabı çocuklara çok şey söylüyor; içinden yaşamın bambaşka bir gözle görülüp duyulabileceği bir pencere açıyor.
Kitabın kahramanı, yaz tatilinin gelmesini iple çekmesine rağmen daha onuncu gününde can sıkıntısından ne yapacağını şaşırmış bir ufaklık. Her ne kadar kitaplarla sadece ders çalışılır, toplama çıkarma yapılır diye düşünse de renkli, resimli bir tane bulmak umuduyla babasının kütüphanesinde alır soluğu. Ve o da ne! Bir ses gelir kitapların arasından: “Hişt hişt!” Seslenen Sait Faik Abasıyanık’tan başkası değildir. Önce bir şaşkınlık, ardından kısa bir hoş beş. Sonra küçük bir sır verir bizim ufaklığa Sait Faik: “Kadıköy’de Altıyol’a git, etrafı dinle.”
Duymasını bilene hayat dört bir yandan seslenir çiçeği, böceği, kurdu, kuşuyla, denizi, balığı, balıkçısıyla... İşte, bir hişt! de Altıyol’daki Boğa heykelinden geliyor. Ve Boğa hemen anlıyor ufaklıkla ablasını İstanbul tutkunu Sait Faik’in gönderdiğini.
Sait Faik’in İstanbul’a bakışını en güzel anlatan cümlelerden biridir kanımca; “Sait Faik’in İstanbul’u yaşayan İstanbul’dur, bir ‘sergüzeşt tombalası’dır, o gün şansına ne çıkacağını, başına ne geleceğini kestiremez...”
Bizim ufaklık ve ablası için de o gün İstanbul bir sergüzeşt tombalasına dönüşür adeta. Atladıkları gibi Boğa’nın sırtına, ver elini Haydarpaşa, Sultanahmet, Tophane... Kimlerin sesini duymayız ki yol boyunca; Orhan Veli, Ayasofya, Nuri İyem’in güzel gözlü Anadolu kadını... Her biri kendince anlatır tarihi, mimariyi, arkadaşlığı, sanatı ve İstanbul’u.
Eh, böylesi bir günden sonra can sıkıntısı kalır mı insanda? Ama bugün bitti, ya diğer günler? Hüner yaşamın her anında gizli güzellikleri duyup görebilmekte değil mi? Fuat Sevimay, ‘Hişt! Hişt!’ ile işte bu kavrayışın önünü açıyor, yol gösteriyor küçük okurlara.
Çocuk durur mu, o da kendisi gibi can sıkıntısından mustarip arkadaşlarına anlatıyor yaşadıklarını ve hep birlikte harika bir fikirle yepyeni bir sergüzeşte doğru yelken açıyorlar.
Gökçe İrten’in sıcacık çizimleriyle içimizi ısıttığı kitabın, ilhamını aldığı Sait Faik’e son bir selamla bitirelim öyleyse. “Nereden gelirse gelsin; dağlardan, kuşlardan, denizden, insandan, ottan, böcekten, çiçekten. Gelsin de nereden gelirse gelsin! Bir hişt sesi gelmedi mi fena. Geldikten sonra yaşasın çiçekler, böcekler, insanoğulları. Hişt hişt! Hişt hişt! Hişt hişt!”

Haberin Devamı

Bir hişt sesi gelmedi mi fena

Haberin Devamı

HİŞT! HİŞT!
Fuat Sevimay
Resimleyen: Gökçe İrten
2018, Hep Kitap
50 sayfa, 13 TL

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!