Uzakdoğuya köpek satışına büyük öfke

Güncelleme Tarihi:

Uzakdoğuya köpek satışına büyük öfke
Oluşturulma Tarihi: Ocak 04, 2000 00:00

Haberin Devamı

Sokak köpekleri tartışmasında, en son olarak Samsunlu kimya mühendisi Sabri Pekmez'in ‘‘Uzakdoğu'ya gıda maddesi olarak satalım’’ önerisi, büyük tepki çekti. Hayvanseverler ve uzmanlar, önerinin hiçbir bilimsel ve ahlaki dayanağı olmadığını söyleyerek tepki gösterdiler.

Çok sayıda Hürriyet okuyucusu da gazetemizi arayarak ya da faks çekerek Sabri Pekmez'in önerisine tepki gösterdi. İstanbul'da bulunan Cargolux Airlines Şirketi çalışanları, gönderdikleri fakst ‘‘İnsan nereye kadar yok etmeye devam edecek?’’ diye sordular.

İstanbul Hayvanseverler Derneği Başkanı Suna Develioğlu Deliye döndüm

Üyelerinden büyük tepki telefonu aldıklarını söyleyen Suna Develioğlu, AB ülkelerindeki toplantılara katılarak Türkiye'deki gerçekleri anlattıklarını belirtti ve şöyle konuştu:

‘‘Avrupa'da da Uzakdoğu'ya yiyecek olarak kullanılmak üzere kaçak yolla köpek satışını önlemeye çalışıyorlar. Kısırlaştırma ya da hayvan sahiplerini köpeği sokağa atmama konusunda bilinçlendirici eğitimi çözüm olarak gösteriyorlar. Satanları yakalıyorlar ve yaptırım uyguluyorlar. Avrupa Birliği'ne aday olmuş bir ülkede böyle bir şeyin konuşulmasına bile insanlık dışı bir olay olarak bakılıyor.’’

Kuduz sorunuyla başıboş köpek sorununun birbirinden ayrılması gerektiğini söyleyen Suna Develioğlu, ‘‘Ben de bir hayvansever olarak köpeklerin başıboş dolaşmalarını istemem, ancak kuduz konusu çoğu kez saptırılıyor’’ dedi. Sabri Pekmez'in bu fikriyle her şeyin arkasında bir çıkar arandığını gösterdiğini belirten Develioğlu, ‘‘Bundan da rant sağlamak istiyorlar, umarım bu düşünce insanları sokağa hayvan atmaya ya da satmaya teşvik etmez’’ diye konuştu. Develioğlu, dernek olarak Cumhurbaşkanlığı'na böyle bir önerinin dikkate alınmamasını rica eden bir faks çekerek tepkilerini dile getireceklerini anlattı.

Onları pişirecekler

Köpek eti, insan sağlığı açısından çok tehlikeli, ama uzakdoğu ülkelerinin bazılarında geleneksel mutfakta özel yerleri var. Uluslararası anlaşmalar ve hayvanseverlerin protestoları bile köpekleri kurtarmaya yetmiyor. Örneğin Vietnam'da birçok yoksul insan, geçimini topladığı köpekleri satarak geçimini sağlıyor. (Dylan MARTİNEZ/REUTERS)

Bugüne kadar öldürmekle sorunu çözebildik mi

Süsen Erkuş, Türkiye’nin kuduz derdinden kurtulmasının öncelikle aşılama, kısırlaştırma, barınaklarda toplama, ithal hayvan girişini kontrol altına alma ve yaban hayattın denetimine bağlı olduğunu söyledi. DYP lideri Tansu Çiller'in oğlu Mert Çiller'in uzatmalı aşkı Begüm Özbek'in de annesi olan Erkuş, itlaf sisteminin 120 yıldır uygulandığını, ancak hiçbir çözüme ulaşılamadığını belirterek ‘‘Çözüm öldürmek değil, bilgilenmek ve sistemli olarak iyi niyetle çalışmaktadır. Öldürerek hiçbir şeyi çözemedik, çözemezsiniz’’ dedi. İstanbul'da başıboş köpek sayısının iddia edildiği gibi yüz binlerle ifade edilemeyeceğini de sözlerine

ekleyen Erkuş ‘‘İstanbul'da başıboş köpek sayısı 50 binin üzerinde değildir. Kesik tavuk başlarına aşı enjekte edip, helikopterlerle doğaya serpiştirerek veya draje şeklindeki ilaçları ormanlara atarak da kuduzla mücadele edilir. Bu bir kereye mahsus yapılacaktır. Bunu yetkililere bildirdik. Bize ‘Devletin işine karışmayın' diye yazı geldi’’ dedi. Hayvan konusunun Çevre Bakanlığı’na bırakılmasını isteyen Erkuş, ‘‘Raportör görevi yapacak hayvan koruma gönüllüleri olmalı. Politikacılar ya bizlerle çalışmayı öğrenecekler ya da seçim zamanı sivil toplum örgütlerini artık kullanamayacaklar’’ diye konuştu.

Cahilce ve sinir bozucu

Çöplerden beslenen, tüm olumsuz koşullardan etkilenen, hastalığa açık sokak köpeklerini, Uzakdoğu ülkelerine yiyecek olarak satma fikri, cahillik sınırlarını zorlamaktan ve hayvanseverlerin sinirlerini bozmaktan ileri gitmez. Sokak köpeklerinin planlı çoğalması için uygulanacak yöntem bellidir: ‘‘Kısırlaştır ve aşıla.’’ Boşa kaybettiğimiz yıllarda bu iki işlem planlı olarak yapılsaydı, 2000 yılında ucube fikirleri tartışarak vakit kaybetmezdik.

Köpek evi ihalesi itibar görmedi

KAYSERİ Büyükşehir

Belediyesi tarafından Molu Köyü yakınlarındaki Çöp Transfer İstasyonu yanına kurulacak olan ‘‘Köpek Barınmaevi’’ ihalesine giren olmadı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Fen Daire Başkanı Abdullah Büyükkeçeci, şehir merkezine yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki Molu Köyü yakınlarında Belediyeye ait Çöp Transfer İstasyonu yanında kurulacak ‘‘Köpek Barınmaevi’’nin 40 milyar liradan 2 kez ihale edildiğini, ancak ihalelere giren müteahhit olmadığını söyledi. Büyükkeçeci, ‘‘2000 yılı birim fiyatları üzerinden yapmak istediler. Barınmaevini yeniden ihale ederek, Mart ayında açılmasını sağlayacağız’’ diye konuştu.

Panter Emel Avrupa'da sokak köpeği yok, Hıncal gibi yazar da yok

Kamuyounda ‘‘Panter Emel’’ olarak tanınan hayvansever Emel Yıldız, önerinin tamamen ‘‘rant amaçlı’’ olduğunu belirtti ve ahlaki değerlerin tamamen yok olduğunu söyledi. Emel Yıldız, ‘‘Türkiye'de yaşam hakkına saygısızlık had safhada yaşanıyor. Bundan insanlar da ağaçlar da hayvanlar da nasibini alıyor. Belki de en çok hayvanlar nasibini alıyor’’ dedi. Bir kadına prostat ameliyatı yapıldığına dair rapor verildiği, öğretmen isteyen öğrencilerin yargılandığı bir ülkede yaşadığımızı hatırlatan Yıldız, ‘‘AB'ye bu şartlarda adayız, ancak bunları düzeltmeden üye olamayız. 2000 yılında Türkiye'de ağaç, insan olmak, öğrenci olmak zor. Hayvan olmak da zor; çünkü ne kadar abukluk varsa yaşanıyor’’ dedi.

Avrupa ülkelerinde kuduz vakası görülmediği düşüncesinin yanlış olduğunu savunan Yıldız, köşe yazarı Hıncal Uluç'un ‘‘Avrupa'da başıboş köpek yok, Türkiye'de de olmasın’’ görüşüne de tepkisini dile getirdi. Yıldız şunları söyledi:

‘‘İkitelli'nin Levent Oran'ı, Hıncal Uluç'u var. Uluç, ‘Avrupa'da başıboş köpek yok' diyor. Olaylardan o kadar kopuk ki. Orada sokak köpeği yok, ama her evde bir hayvan var. Bizde ise evde hayvan beslemiyor ya da besleyemiyor insanlar. Avrupa'da sokak köpeği yok, ama Hıncal Uluç gibi köşe yazarları da yok.’’

İhraç edip para kazanalım

Samsunlu Sabri Pekmez, ‘‘Sokak köpeklerini ihraç ederek para kazanalım’’ önerisiyle büyük tepki çekti. ‘‘Köpeklerin beslenmesi ve aşılanması için trilyonlar harcanıyor. Kesin çözüm sağlıklı köpeklerin Uzakdoğu'ya ihraç edilmesi’’ diyen pekmez'e hayvanseverler sert tepki gösterdiler. Avrupa Birliği'ne aday olmuş bir ülkede bu tür insanlık dışı tartışmaların olmaması gerektiğini belirten hayvanseverler, Pekmez'in önerisini gayri ahlaki de buldular, Pekmez'i ‘‘rantiye zihniyeti’’yle suçladılar.

Soma'daki Çinli dostları bir dedikodu çok üzmüştü

Manisa'nın Soma ilçesindeki Ege Linyitleri'nde çalışan 8 Çinli mühendis, 1998 yılı mart ayında çıkarılan ‘‘Köpek ve kedi eti yiyorlar’’ didikodusuna çok üzülmüşlerdi. Bazı kişilerin ‘‘Çinliler geldi, sokakta kedi köpek kalmadı’’ gibi söylentileri yayması üzerine Hürriyet'e açıklamalarda bulunan Çinli dostlar şunları söylemişti: ‘‘Biz sizin gibi evimizde kedi köpek besliyoruz, onları nasıl yiyebiliriz. Bırakın yemeyi, aramızda Müslüman arkadaşlar var. Onlara saygımızdan mutfaklarımıza domuz eti bile sokmuyoruz. Söylentilere çok üzüldük.’’

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!