Uganda saldırıları sonrasında çanlar Afrika için çalıyor

Uganda saldırıları sonrasında çanlar Afrika için çalıyor

Uganda’daki yıkıcı patlamaların ardından gözler, saldırının faili olarak El Kaide’yle ilişkili Somalili militan grubu el Şebab’a döndü. Patlamaların hedefinin Afrika Boynuzu’nun bu başarısız devletinde el Şebab’ın büyüyen gücüne yönelik bölgesel muhalefeti yok etmek olduğu ifade ediliyor.

Haberin Devamı

Dünyanın nabzını PLANET'le tutun

 

Pazar gecesi yaşanan ve şu anki rakamlara göre 74 kişinin ölümüne neden olan patlamaların bir numaralı şüphelisi Somalili silahlı örgüt el Şebab. Analistler, eğer bu şüpheler doğruysa, Kampala saldırısının örgütün yurtdışındaki ilk operasyonu olacağını belirtiyor.                   

 

Teoriye göre, taktik değişimi el Şebab’ın, Afrika Birliği’nin batı destekli olduğu düşünülen barış gücüne karşı olduğunu göstermek için yapıldı. Batılı bir istihbarat kaynağı, örgütün baş şüpheli olmasının mantıklı olduğunu çünkü el Şebab’ın Uganda’nın Somali’deki 20 yıllık savaş, kaos ve kıtlığı sona erdirmek için toplanan barış gücüne katkı yapmasına büyük tepki gösterdiğini belirtti.

 

Haberin Devamı

Londra merkezli Janusian Güvenlik Danışmanlığı şirketinden Henry Wilkinson, “Belli ki el Şebab artık yerel bir tehdit değil” dedi. Wilkinson bu saldırının çok önemli bir gelişme olabileceğini belirtirken, “Eğer saldırıyı el Şebab düzenlediyse, bu, örgütün merkezinin uzağını da vurma kapasitesine sahip olduğunu gösterir” ifadelerini kulandı.

 

ÖRGÜTTE EL KAİDE ETKİSİ

El Şebab’ın Kampala saldırısına karışmış olma ihtimali, özellikle grubun içinde Batı karşıtı küresel hareketlere katılan el Kaideliler olduğu düşünüldüğünde daha da endişe verici bir hal alıyor.

 

Bu kişiler arasında, 1998’de yaşanan ve 240 kişinin ölümüne yol açan Kenya ve Tanzanya bombalı saldırılarına karıştığı için aranan Fazul Abdullah Muhammed gibi üst düzey el Kaide şüphelileri bulunuyor.

 

Exclusive Analysis’den Anna Murison, saldırının yapısının el Şebab’ın metotları ve hedefleriyle tutarlı göründüğünü söyledi.

 

El Şebab’ın hedefleri arasında en önemlisi ülkenin en büyük komşusu ve tarihi düşmanı Etiyopya’ya karşı durmak. Murison, “Yabancılarla dolu bir Etiyopya restoranının hedef alınması da bu görüşü destekliyor” derken saldırının bir taşla üç kuş vurduğunu ifade etti: Etiyopya, Uganda ve ABD.

 

AMISOM'UN HEDEFLERİ TEHDİT ALTINDA

Bombalı saldırı Arap Birliği’nin AMISOM adıyla bilinen Somali’deki barış gücünün, hedeflerini gerçekleştirmesinin önünde büyük bir engel olabilir.

 

Haberin Devamı

IHS Global Insight’ın Londra’daki analisti Gus Selassie, “Bu olaydan sonra ülkelerin AMISON’a katılmak için koşa koşa geldiğini göremezsiniz” dedi.

 

Selassie, el Şebab’ın bir süredir Uganda ve Burundi’yi Somali’nin içişlerine karışmaması için uyardığını ancak Uganda’nın zaman zaman bu tehditleri kulak ardı eder bir görüntü çizdiğini ifade etti.

 

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’da araştırmacı olan Somali uzmanı Sally Healy ise, saldırının el Şebab hakkındaki gerginliği ve bölgede ve uluslararası kamuoyunda Somali’yle ilgili kaygıları artırdığını belirtti.

 

AMISOM 'BATI'NIN ADAMI' 

El Şebab’ın AMISOM’u bir düşman olarak gördüğü ve barış gücüne karşı intihar saldırıları düzenlediğine dair şüphe yok. Healy, “AMISOM, büyükçe bir Ugandalı güç ve Etiyopya ile ABD’nin ve genel olarak Batı’nın çıkarlarına hizmet eden bir hareket olarak görülüyor. Aslına bakılırsa bu doğru bir algı” dedi.

 

Uzmanlar, yurtdışında operasyonlar düzenlemeyi öngören bu açık taktik değişimlerinin, el Şebab bünyesindeki yabancı militanların etkisini ne kadar yansıttığını belirlemeye çalışıyor.

 

Mayıs ayında yayımlanan bir Uluslararası Kriz Grubu raporunda, yabancı cihadîlerin grubun içindeki artan rolünün, son dönemde Somali’deki çatışmaların asıl sebebi olduğu belirtildi. Raporda, “El Şebab’ın savaş yanlısı tavırları ile radikal teolojiye ve tavizsiz siyasete fanatik bağlılığı, bölgede siyasi bir çözümü zayıflatan hatta engelleyen bir durum” denildi.

 

BİR GRUP YABANCI CİHADÎ

Raporda ayrıca, grubun asıl gücünün “el Şebab’ın siyasi uçlara kayışının arkasındaki” küçük bir grup yabancı cihadîde toplandığı belirtildi.

 

Rapor şu isimleri el Şebab’ın en önemli yabancı militanları olarak tanımladı:

 

  • Fazul Abdulah Muhammed (Komor Adaları), el Şebab’ın en yetkili ismi
  • Şeyh Muhammed ebu Feyd (Suudi doğumlu), finansman ve yönetim sorumlusu
  • Ebu Süleyman el Banadiri (Yemen asıllı Somalili), el Şebab’ın lideri Ahmed Abdi Godane’nin danışmanı
  • Ebu Musa Mombasa (Pakistan), Eylül 2009’da öldürülen Salih Ali Nabhan’ın yerine geçen güvenlik ve eğitim sorumlusu
  • Ebu Mansur el-Amriki (ABD), yabancı militanların finansmanından sorumlu
  • Muhammed Mucacir (Sudan), intihar bombacılarının toplanmasından sorumlu
  • Abdifettah Aweys Ebu Hamza (Afganistan’da eğitim görmüş Somali vatandaşı), Kudüs Mücahitleri lideri
Haberle ilgili daha fazlası: