Türkiye'nin 2004'teki prestij sınavı: Kerkük

Güncelleme Tarihi:

Türkiyenin 2004teki prestij sınavı: Kerkük
Oluşturulma Tarihi: Ocak 04, 2004 00:00

KERKÜK'te yeni yıla girerken patlak veren ve büyüme eğilimi gösteren kitlesel olaylar, bu kentin statüsünün yeni yılda hem Irak'ın geleceği, hem de Türkiye açısından kritik bir önem kazanacağını gösteriyor.Olaylar, bu haliyle herkese dönük ‘‘göz açıcı’’ bir işlev görüyor.Türkmenler ile Arapların Kürtlere karşı aynı safta yer aldıkları bu çatışmalar, Barzani ve Talabani gruplarının Irak'ta etnik bölünmeye dayalı federasyon taleplerine ilk ciddi tepki olarak ortaya çıkmış bulunuyor.Kürt grupların hazırladıkları anayasaya taslağında en çok tepki yaratan unsurlardan biri, Kerkük'ün federe Kürt devletinin sınırları içinde gösterilmiş olması.Kerkük'ün Kürt bölgesine dahil edilmesi, bu kenti göz göre göre Bosna benzeri bir iç savaşın içine itebilir. ARAP DÜNYASI TEPKİLİKürt grupların Kerkük'ü içine alan bir federe devlet talebi, bu niyetleri ‘‘Arap toprağından kopma’’ olarak gören bütün Arap dünyasında huzursuzluk yaratmış bulunuyor.Bu noktada Türkiye ile Arap dünyasının şimdiden bir çıkar birliği içine girmekte oldukları dikkat çekiyor.Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın önümüzdeki hafta Ankara'ya yapacağı ziyaret, bu açıdan büyük önem taşıyor.Keza, Türkiye ile Arap dünyası arasında belirmekte olan ittifakın İran'ı da içine alacağı tahmin edilebilir.Irak'ın geleceğinin ne şekilde tasarlanacağı, 2004 yılında uluslararası politikanın herhalde en önemli gündem maddesi olacaktır.Bu tasarım içinde Irak'ın petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 40'ının bulunduğu Kerkük'ün özel konumu üzerinde hassasiyetle durmak gerekiyor.HASSAS ETNİK YAPIBunun başlıca nedeni, Kerkük'te Türkmenler, Kürtler ve Süryaniler olmak üzere 4 farklı etnik grubun yaşıyor olması.Bu karmaşık yapı içinde bir grubun kentin yönetiminde hak etmediği oranda nazım bir konuma getirilmesinin, diğer grupların tepkisini tetiklemesi kaçınılmazdır. Kerkük, tarih boyunca kuvvetli bir Türkmen varlığına ev sahipliği yapmıştır. Türkmenler, en azından ABD'nin son Irak operasyonuna dek kentteki en kalabalık etnik grubu oluşturmaktaydılar. Ancak savaşın sonuçlanmasından bu yana Kürt grupların Kerkük'teki demografik yapıyı değiştirmeye dönük sistematik çabaları, çevre kasaba ve kentlerden buraya nüfus yığmaları sonucu bugün kent nüfusunun önemli oranda başkalaştığı söylenebilir.ABD, TÜRKİYE'Yİ CEZALANDIRIRKENNüfus dengesindeki oynamalar ABD'nin himayesinde gerçekleşmiştir.ABD, yalnızca bu hamlelere değil, kentteki bütün devlet dairelerinin Kürt gruplarca kontrol edilmesine de seyirci kalmıştır.ABD'nin Kerkük politikası, 2003 yılında aslında 1 Mart oylamasından dolayı Türkiye'yi cezalandırmanın etkili bir aracına dönüşmüştür.Kerkük'teki valilik seçiminde Kürt grupların apaçık kayırılmaları, keza Irak Geçici Yönetim Konseyi'nin oluşumunda Türkmenler'in sayısal ağırlıklarının altında temsil edilmeleri, hep bu politikanın adımlarıdır. ABD'nin bu bilinçli tutumu, sonuçta Kürt grupları daha da cesaretlendirmiş ve bugünkü aşırı talepleriyle ortaya çıkmalarına zemin hazırlamıştır.Körfez Savaşı'ndan sonra Kerkük'ü Kürt bölgesine bırakmayan, Bağdat'ın kontrolünde kalmasını kabullenen Amerika'nın 12 yıl sonra bu politikasından vazgeçmesi ciddi bir çelişkiyi gösteriyor.KERKÜK'TE NÜFUS SAYIMI ŞARTKerkük'teki olası gelişmeler, Türkiye'de tetikleyebileceği milliyetçi tepkiler açısından kritik bir 2004 yılında Türk iç politikasında da sonuçlar yaratmaya şimdiden adaydır. Yapılması gereken, Kerkük'ün statüsüyle ilgili nihai bir düzenlemeye gitmeden önce bu kentte ‘‘adil’’ ve ‘‘düzgün’’ bir nüfus sayımının gerçekleştirilmesidir. Bu sayım, nüfus kaydırma oyunlarını da açığa çıkartacak bir objektiflik içinde gerçekleşmelidir.Kerkük'ün statüsü, bu haliyle Türkiye ve AKP hükümeti açısından Türkiye'nin bölgedeki ağırlığının da sınanacağı bir prestij meselesi haline gelmiştir.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu ayın sonunda ABD'ye yapacağı ziyaret, Türkiye'nin bu konudaki uyarılarını Bush yönetimine en üst düzeyde iletmesi açısından ideal bir fırsat yaratacaktır.Erdoğan, bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmelidir.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!