Türkiye'den iki haftada üç kritik hamle

Güncelleme Tarihi:

Türkiyeden iki haftada üç kritik hamle
Oluşturulma Tarihi: Nisan 01, 2011 12:48

Son yılların en moda tartışması: Türkiye'nin ekseni Doğu'ya mı kayıyor?

Haberin Devamı

  

Onlarca yazı yazıldı, yorum yapıldı, açıklama getirildi.

 

Türkiye'nin dış politikadaki yükselişinden rahatsız olanların ekmeğine yağ süren "eksen kaydı" savunucularının temel tezleri hep şu oldu:

İrem KÖKER - ANALİZ
hurriyet.com.tr

 

"Türkiye, İran'la yakınlaşıyor, peş peşe ekonomik ve ticari anlaşmalar yapıyor. İsrail ile arası bozuk. Avrupa Birliği ile ilişkileri resmen olmasa da fiilen durmuş durumda. NATO'nun yaramaz çocuğu; Anders Fogh Rasmussen'in seçimine karşı çıktı, füze kalkanında diretti."

 

Türkiye ise eleştirilere "komşularla sıfır sorun" ilkesi çerçevesinde proaktif bir dış politika yürüttüğünü anlatarak yanıt verdi.

 

Haberin Devamı

SON 15 GÜNDE 3 KRİTİK HAMLE

Uluslararası alanda 2009 ve 2010 yıllarında yoğun şekilde yapılan bu tartışma, bu yıl dikkatlerin Ortadoğu ve Afrika yönelmesinin ve Türkiye'nin daha kilit bir rol üstlenmesinin de etkisiyle hafiflemiş görünüyor.

 

Son 15 günde, alt alta okunduğunda Türkiye'nin ekseni hakkında önemli ipuçları veren bazı gelişmeler yaşandı.

 

ÖNCE LİBYA KONUSUNDA ADIM

Bunlardan ilki Libya konusunda. Türkiye, önce NATO'nun müdahalesine sert bir dille karşı çıktı.

 

Ardından Fransa, kendi önderliğinde bir uluslararası güç oluşturarak, biraz da müttefiklerine emrivaki yaparak Libya'ya operasyon düzenledi.

 

Bu kırılma üzerine Türkiye, NATO konusundaki tutumunu yumuşattı.

 

Bunun sonucunda da operasyonun komutası, Ankara'nın karar mercilerinde yer aldığı NATO'ya devredildi.

 

Yaklaşık bir hafta süren diplomatik manevralarla Türkiye, kendisini dışarıda bırakmak isteyen Fransa'ya rağmen sürece dahil olmayı başardı.

 

Haberin Devamı

Bir diğer sorunlu konuda da sessiz sedası adım atıldı.

 

İSRAİL’E DAVET

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "one minute"ün İsrailli muhatabı Cumhurbaşkanı Şimon Peres'i, Türkiye'de düzenlenecek olan BM toplantısına davet etti.

 

Peres'in daveti kabul edip etmeyeceği henüz belli değil.

 

Ancak bu davetle, Aralık 2008'deki Gazze operasyonuyla başlayan, Ocak 2009'daki Davos kriziyle zirveye ulaşan ve Mayıs 2010'daki Mavi Marmara ile kopma noktasına gelen Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi yönünde, Ankara önemli bir adım atmış oldu.

 

İRAN’A GEÇİT YOK

Ve son olarak dün Reuters ajansına düşen bir gelişme bu sürecin son halkası oldu.

 

Reuters, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne 29 Mart'ta gönderdiği raporu ele geçirdiğini duyurdu.

 

Haberin Devamı

Buna göre, Türkiye, 16 Mart'ta Suriye'den İran'a giderken Diyarbakır'a indirilen uçakta İran üzerindeki ambargonun ihlali niteliğindeki silahları ele geçirdiğini BM'ye iletti.

 

BM diplomatları, Türkiye'nin bu adımını övgüyle karşıladı ve Ankara açısından çok olumlu bir gelişme olarak niteledi.

 

DÜNYAYA ÜÇ ÖNEMLİ MESAJ

Ortadoğu'dan başlayarak dünyadaki dengeleri değiştirme niteliğinde yaşadığımız bu dönemde atılan bu adımlar çok önemli işaretler taşıyor:

 

-- Türkiye, NATO'nun "yaramaz çocuğu" olduğu yönündeki eleştirileri bertaraf etti.

 

-- İlişkilerde sıkıntılar yaşansa da Türkiye, uluslararası çerçevede İsrail ile gerekli ortamlarda ve zamanlarda temas kurmaktan kaçınmadığını gösterdi.

 

Haberin Devamı

-- Son gelişmeyle de dünyaya İran'a yaptırım uygulanmasına karşı olunsa da Güvenlik Konseyi'nin almış olduğu kararlara uygulayacağı ilan edildi.

 

ikoker@huttiyet.com.tr

http://twitter.com/ikoker

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!