Türkiye’de bilişim kanununun serüveni

Güncelleme Tarihi:

Türkiye’de bilişim kanununun serüveni
Oluşturulma Tarihi: Şubat 17, 2007 20:27

BİLİŞİM KANUNUMUZ HAZIR Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzelenmesi ve Bilişim Suçları Hakkında Kanun Tasarısı ortak çalışma ürünü. Adalet Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bir araya gelen komisyonda içişleri ve ulaştırma bakanlıkları, Jandarma, Genelkurmay, Emniyet ve MİT temsilcileri; İzmir, İstanbul, Ankara’daki üniversitelerden öğretim üyesi hukukçular, internet servis sağlayıcılar derneği başkanı, bir elektronik imza firması ve bilişim derneği temsilcileri yer aldı. Şu anda Başbakanlık’ta imza bekleyen tasarı, daha sonra TBMM’ye sunulacak. Komisyonun başkanlığını yapan İTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eşref Adalı, kanun çalışmasına Adalet Bakanlığı’nın çağrısıyla başlandığını söylüyor: "Geçmişte bilişim suçlarıyla ilgili bir tasarı hazırlanmıştı. Her web sayfasının fotokopisinin savcıya verilmesini istemek gibi hatalar vardı. Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü bizi davet edip, geniş katılımla bir metin hazırlamamızı istedi. 1,5 yıl çalışıp, TCK’nın mevcut hükümlerini düzenleyen bir metin yerine, bağımsız bir kanun hazırladık. TCK’yı hazırlayan iki hukukçu tasarıyı inceledi, çok beğendi. TCK’nın bilişim suçlarıyla ilgili 3 maddesinin iptal edilip, bu bağımsız kanunun kabul edilmesi gerektiğini söylediler. TCK’da düzenlenen, internet ortamında işlendiğinde cezasının artırılması öngörülen suçlara da gönderme yapmamız istendi. 34 maddelik bağımsız bir kanun ortaya çıktı."BİLGİSAYAR TANIMI BİLE YENİAdalı, kanun tasarısı çalışmaları sırasında en çok, hukukçuların teknik bilgi yetersizliği nedeniyle zorlandıklarını söylüyor: "Kanunlarımızdaki bilgisayar tanımı Fransızlardan kopya edilmiş, 1960’lara ait. Tasarıda güncelledik. Komisyonda, veri ile program arasındaki farkı anlatmak için aylar harcadım, toplantılara aynı kişilerin sürekli gelmemesi kopmalara yol açtı, ama İstanbul’da kamplar yaptık tasarıyı baştan sona gözden geçirdik."Kanunun dilinin mümkün olduğunca Türkçe olmasına dikkat edilmiş. İnternet yerine "herkese açık bilişim ağı" tanımı kullanılıyor. İleride internet dışında geliştirilecek farklı bir bilişim ağı da yasanın kapsamında olacak. İnternette yazı yazan ya da yazılmış yazıları internet sayfasına koyan kişiye "içerik sağlayıcı", bilinen adıyla "server" ya da sunucuya ise "yer sağlayıcı" deniyor. İnternet Servis Sağlayıcı (İSS) yani internete çıkmak isteyenlere bu hizmeti sağlayan kuruluş ise "erişim sağlayıcı" olarak geçiyor. İnternettekilere sohbet ortamı sağlayan kişi, yani forum sahibi de "ortam sağlayıcı". "İnternet Kafe" teriminin de hukuka geçmesi istenmediği için buna "toplu kullanım sağlayıcı" denmiş. İNTERNET RTÜK’Ü OLMAYACAK BAKANLIK SANSÜR KURULU OLACAKBilişim Kanunu Tasarısı, internetin özgürlükçü yapısını korumak için RTÜK benzeri devlet denetim organı kurulmasını öngörmedi. Denetimin, sivil toplumun oluşturacağı "Adli Bilişim Kurumu"na yönetmelikle devredilmesini uygun buldu. Buna karşın, Ulaştırma Bakanlığı’nın TBMM’ye sunduğu sekiz maddelik "Elektronik Ortamda İşlenen Suçların Önlenmesiyle İlgili Kanun Tasarısı," sıkı devlet denetimi getiriyor. Bakanlığın Telekomünikasyon Kurumu’na (TK) bağlı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) sansür birimi gibi çalışacak. TİB, kurullar oluşturup interneti sürekli izleyecek, filtreleme, engelleme yapacak. Mahkeme kararını bekleyemeyecek acil durumlarda engellemeye kendi karar verecek. Kararına uymayan içerik ve servis sağlayıcı hapisle cezalandırılacak. İnternet kafeler TK’dan izin almak ve verdiği filtreleme sistemini kullanmak zorunda. TK, izleme, ihbar, filtreleme için taşeron firma kullanabilecek. Ayrıca CD, DVD, USB bellek, disket, hard disklerde içerik denetimi yapabilecek. Web sayfasına güncel tanıtıcı bilgilerini koymayan içerik, yer, erişim sağlayıcı 10 bin YTL para cezasına çarptırılacak. BİLİŞİM KANUNU TASARISINDA NELER VAR? İNTERNET BİR ÖZGÜRLÜK ORTAMI AMA...á Madde 3 Tasarı internetin özgürlük ortamı olduğunu kabul ediyor: "Kişilerin bilgiye erişim ve ifade özgürlüğü esastır. Bu özgürlükler ancak kanunlarda belirtilen hallerde sınırlandırabilir" deniyor. Yani site açmak için izin almak gerekmiyor. á İçerik sağlayıcı, sayfasında adresini açıklamak zorunda değil. Madde 5’e göre, sitesinde forum bölümü varsa burada yazısı yayımlanan kişinin ya da sitesinde başka birine forum kurma izni verdiyse bu kişinin kimlik bilgilerini bilmek, korumak zorunda.á Aynı maddeye göre internet servis sağlayıcısı ve "yer sağlayıcılar" kimlik ve iletişim bilgilerini web sayfasında açıklamak zorunda. SUÇTAN HABERİ OLAN KALDIRMAK ZORUNDAá Madde 10’a göre forum sahibi, yasadışı içerik konusunda uyarı aldığında bunu kaldırmak zorunda. Örneğin forum sahibi bir mesajda, bir kişinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu yolunda uyarı aldığında bu mesajı kaldırırsa, yasal yükümlülükten kurtuluyor. Dava açıldığında sadece mesaj sahibi yargılanıyor. á Madde 11’e göre erişim sağlayıcının kullanıcıya ait kişisel bilgileri başkalarına vermesi, satması yasak.á Madde 12, İnternet kafelere ruhsat zorunluluğu getiriyor. İşletmeler, kanunun yasakladığı sitelere (çocuk pornografisi, kumar gibi) girişi engelleyen önlemleri almak zorunda.ÜÇ GÜN İÇİNDE CEVAP ZORUNLU á Madde 13 Hakları ihlal edilen kişiler içerik sağlayıcıya başvurup bu içeriğin düzeltilmesini isteyebilir. İçerik sağlayıcıya ulaşılamıyorsa kademeli olarak erişim sağlayıcıya kadar başvurulabilir. Bu istem hakkında en geç üç gün içinde cevap verilmesi gerekiyor. á Madde 15 Bir bilişim sisteminden bilgi çalmanın, değiştirmenin (banka kayıtları, askerlik bilgileri gibi) cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis. á Madde 16 bilinen adıyla "hack" suçuna 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Bir sistemi tamamen bozan veya engelleyene ise 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası var. á Madde 17’de ilk kez kanunlarımızda yasadışı donanım veya program tanımı yapılıyor. Örneğin şifre çalma programı üretmek ya da kredi kartı kopyasını çıkartan makinenin yasal kart üreticilerinin dışındaki kişilere satılması 2-5 yıl arası hapis cezasına tabi. ÇOCUK PORNOGRAFİSİ TANIMI YAPILDI á Madde 18’de bilişim sistemini kullanarak sahte belge oluşturmak TCK’daki sahtecilik suçu kapsamına alınıyor. á Madde 19’a göre de bundan yarar sağlamanın cezası 2- 5 yıl hapis.á Madde 21 Yanıltarak bilgi toplamanın (örneğin kişilerin kimlik bilgisini yarar temin etmek için toplamak) cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis. á Madde 22 kamuyu yanıltmakla ilgili suçları tanımlıyor. Örneğin Başbakanlık sayfasını taklit edip "yarın savaş çıkacak" yazmanın bedeli 6 aydan 3 yıla kadar hapis. á Madde 23’de Türk kanunlarında çocuk pornografisi suçu ilk kez tanımlanıyor. Tanım, AB kriterlerine uygun. Kişisel bilgisayarda çocuk pornografisi bulundurmanın cezası 2-5 yıl, tanıtma, sunma, satmanınki ise 6-12 yıl hapis. TCK 301 DE TASARIYA EKLENDİ Tasarıya, TCK’daki "Devletin Güvenliğine ve Kamu Barışına Dair Suçlar"la ilgili tartışmalı maddeler de eklendi. Örneğin 24’üncü madde "Atatürk Aleyhinde İşlenen Suçlar ile İlgili Kanun"a da atıf yapıyor. Bu suçlar bilişim sistemi veya bilişim ağı kullanılarak işlendiğinde cezalar yarı oranında arttırılıyor. Tartışmalı maddeleri güvenlik kurumlarının ricaları üzerine metne ekledi, kararı TBMM’ye bıraktı.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!