Türk mahallesi Orhan Pamuk’u bağrına bastı

Güncelleme Tarihi:

Türk mahallesi Orhan Pamuk’u bağrına bastı
Oluşturulma Tarihi: Aralık 13, 2006 00:00

Orhan Pamuk, Stockholm’deki Türk mahallesine giderek çoğunluğu Türk çocuklarından oluşan Rinkeby Okulu öğrencileri ile beraber oldu. Orhan Pamuk, salona girişinde alkışlarla karşılandı. Türk çocukları, "Seninle gurur duyuyoruz Orhan" diye tezahürat yaptı.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk, Stockholm’deki Nobel etkinlikleri çerçevesinde, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Rinkeby semtini ziyaretinde alkışlarla ve Türk çocuklarının, "Seninle gurur duyuyoruz Orhan, Orhan, Orhan" diye tezahüratıyla büyük bir coşku ile karşılandı.

Orhan Pamuk’un Türk mahallesine yapacağı ziyarette bazı ülkücü grupların pankartlarla protesto gösteresinde bulunacağına yönelik spekülasyonlar ise boş çıktı. Orhan Pamuk protesto yerine alkışlarla karşılandı.

Nobel Komitesi’ne ait limuzinle Rinkeby mahallesine getirilen Orhan Pamuk, kütüphanede Rinkeby Okulu öğrencileri tarafından hazırlanan programı izledi. Orhan Pamuk için düzenlenen tören Nobel Vakfı ve Rinkeby Okulu’nun ortak çalışması olarak 16 yıldır yürütülüyor ve her yıl edebiyat ödülünü kazanan yazar bölgeye getiriliyor. Bu yıl bir Türk yazarın edebiyat ödülünü kazanmış olması, çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu mahellede ayrı bir heyecan yarattı. Öğrenciler, Orhan Pamuk’un İstanbul kitabını okuyarak, kendi izlenimlerini anlatan bir kitap da hazırladılar.

Kitapta öğrenciler izlenimlerini çizgilerle ve resimlerle anlatıyorlar. Türk çocukları ile diğer göçmen çocukların birlikte hazırladıkları "Orhan Pamuk Nobel Ödülü 2006 Defteri"ni de hatıra olsun diye yazara imzalatıp, bol bol fotoğraf çektirdiler. Çocuklar Orhan Pamuk’un, yazmakta olduğu aşk temalı roman için de bir aşk şarkısını seslendirler.

Orhan Pamuk, çocukların İstanbul kitabına ilişkin çocuksu esprilerini kahkahalar atarak dinledi. Pamuk, yaptığı konuşmada, Azize Lucia kutlamasından etkilendiğini belirterek, "Sizi beyaz kıyafetlerle izlerken, rüyada mıyım, yoksa gerçek hayatta mıyım diye düşündüm. İkisi de değilmiş, yalnızca çocukluğumu, ilkokul günlerimi hatırladım. Bugün okuldaki gibi her şey çok düzenli ama aynı zamanda karmakarışık" diyerek salondakileri güldürdü. Orhan Pamuk, çocukların çizdiği resimlerin de kendisinin çocukken çizdiği resimlere çok benzediğini söyledi.

Santa Lucia kutlaması

Rinkeby’deki törende İsveç’te her yıl 13 Aralık’da kutlanan Azize Lucia kutlaması için Orhan Pamuk’un önünde bir gösteri yapıldı. Türk, İsveçli ve diğer göçmen çocuklarının yer aldığı Azize Lucia korosunda çocuklar Orhan Pamuk’a Lucia şarkısını söylediler. Başında mumlar yanan ve bir meleği andıran beyaz kıyafetli Lucia kızı ile koroda yer alan diğer çocuklar Lucia gününde söylenen şarkıları seslendirdiler.

Bazen sinirlenip çenemi tutamıyorum

Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung’un sorularını yanıtlayan Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, "Nobel ödülüne sahip biri olarak siyasi saçmalıklarla daha fazla uğraşmak istemiyorum. Bazen sinirlenip çenemi tutamıyorum" dedi.

TÜRKÇE’nin ilk Nobel ödüllü yazarı Orhan Pamuk, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung’un kendisi ile yapılan röportajda siyaset, yaşam ve aile hayatına ilişkin soruları yanıtladı. Pamuk, Türkiye’den gelen tepkilerin yeni bir şey olmadığını söylerken, "Bana bugün saldıran insanlar, bunu 15-20 yıl önce de yapmış olan insanlar. Hakkımda yazdıklarını ilk defa okumuyorum. Hem kişisel hem de ulusal kimlikleri hep bir icat olarak görmeye çalıştım. Yaşamımız boyunca kişiliğimiz sürekli bir yeniden oluşum içerisinde" dedi.

Orhan Pamuk, yaşamda bazı tekrarlar olsa da insan olarak sürekli aynı kalmadıklarını, değişimin ilginç olduğunu söyledi. Pamuk, şöyle devam etti:

"Nobel ödülüne sahip biri olarak siyasi saçmalıklarla daha fazla uğraşmak istemiyorum. Bazen sinirlenip çenemi tutamıyorum, ancak dünyaya kültürel bir pencereden bakmayı tercih ediyorum. Ben çok yavaş yazıyorum. Bir kitap üzerinde yıllar boyunca günde sekiz saat çalışabiliyorum. Ailem yan tarafta olabilir, ancak çalışma odasında tamamen yalnızım. Bu yalnızlık, topluma karşı bir sorumsuzluğun işareti. Çocuğunun üşütmesiyle ilgilenen biri, o an için roman yazamaz. Bu kulağa acımasız geliyor, ama bu yaratıcılık için gerekli bir koşul. İyi bir baba olduğumu düşünüyorum, çalışma masasında oturduğum zamanların dışında."

Çocukları kutladı

Orhan Pamuk, çocukların İstanbul kitabına ilişkin yaptığı özet için de, "Tam benim düşündüğüm gibi, bana benim çocukluğumu hatırlatıyor. Ama ben küçükken hiç bir zaman böyle güzel şarkı söyleyemedim. Hep sahneye çıkmak istedim ama, ancak 54 yaşında çıkmak nasip oldu. Ancak burada hepinizin yanında olmak, çocukluğumu hatırlamak ve çocukların benim yazdığım şeyler hakkında ne düşündüklerini, ne hissettiklerini görmek en güzeli. Yazar olmak içimizdeki çocuğu hep canlı tutmaktadır. Buradaki çocuklar, benim içimdeki çocukla çok güzel arkadaşlık etmişler. Böylelikle kitaplarımın ruhu ortaya çıkıverdi. Çocuklar hepinize çok çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Orhan Pamuk’a törende, lokum, Lucia çöreği ve çay ikram edildi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!