GeriGündem Telefonumdaki adı sürekli değişti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Telefonumdaki adı sürekli değişti

Telefonumdaki adı sürekli değişti
Abone Olgoogle-news

Aile Meclisi bu hafta CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel ile sosyolog eşi Duygu Adıgüzel’in evine konuk oldu. Çift, Van depremine yardım sırasında tanışmış. Duygu Adıgüzel’in sözleri süreci özetliyor: “Telefonumdaki isimleri durmadan değişti. İlk başta ‘Onursal Adıgüzel CHP’, sonra ‘Onursal Adıgüzel’ ardından ‘Onursal’. En sonunda ise özel bir isimle kaydettim....”

İLK GÖREV VALİLİKTE

 Sizi tanıyalım. Kimdir Duygu Adıgüzel?

Duygu Adıgüzel: 1983 İstanbul doğumluyum. Bütün hayatım Kadıköy’de geçti. 2006 yılında Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü bitirdim. Üniversiteyi bitirir bitirmez Valilikte, İl Sosyal Hizmetler’de sosyolog unvanıyla çalışmaya başladım. İlk çalışma alanım da sokakta yaşayan, çalışan madde bağımlısı çocuklardı. Kısa bir süre sonra Suriye’den çok fazla mülteci çocuk gelmeye başlayınca mültecilerle ilgilenen kurumlarla çalışmaya başladım. 2009’da sosyolog olarak Ataşehir Belediyesi’ne geçtim, 2011’de Sosyal Yardım İşleri Müdürü oldum. Bu arada da Marmara Üniversitesi’nde yüksek lisansıma başladım. 2015’ten bu yana Kadıköy Belediyesi’nde Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü olarak görev yapıyorum. Birçok kadın sivil toplum kuruluşunda gönüllüyüm.

HER ŞEY BİR KİŞİDE TOPLANMIŞ

 Nasıl tanıştınız?

Duygu Adıgüzel: Van depreminin olduğu zamandı. Ataşehir Belediyesi’nde Yardım İşleri Müdürü’ydüm. Deprem bölgesine yardım için seferber olduk, gece gündüz çalışıyoruz. Belediyenin Fen İşleri garajında depremzedeler için yardım paketlediğimiz bir anda, CHP İstanbul il yönetimindeki arkadaşımız Ali Gökçek geldi. Onlar da bizimle birlikte yardımlar için çalışıyorlardı. Ali bana hep ‘müdürüm’ diye hitap eder. O gün de, ‘Müdürüm Onursal Başkan, Gençlik Kolları MYK’sı’ dedi. O kadar yoğunduk ki ben de sadece, ‘Öyle mi. Hıı-hıı tamam’ diyebildim. Bir süre neredeyse her akşam orada Onursal ile konuşmaya başladık. İlerleyen zamanlarda ise Zülfü Livaneli’nin etkisi oldu. Onursal bir gün beni ziyarete gelmişti, Livaneli’nin, ‘Bir Adam Bir Kedi Bir Ölüm’ kitabını okumamışım nasıl olduysa. Onursal o kitaptan bahsetti, çok da hoşuma gitti. O an hoşlandım herhalde. Kitap okuyan, kendini geliştiren bir siyasetçi; genç, hoş, yakışıklı. ‘Her şey bir kişide toplanmış’ dedim.

GÖRMEK İÇİN BAHANELER

Onursal Adıgüzel: O dönemde sık sık Duygu’yu ziyaret etme imkânım da oldu. Yanına gitmek için bahaneler de yaratılmış olabilir.

 İlk buluşma nasıldı?

Duygu Adıgüzel: Tanışmamızın üzerinden 5 ay geçtikten sonra biz ilk kez baş başa kahvaltıya gitmeye karar verdik. Yolda önümüzdeki araç bir anda kaza yaptı. Buluşma heyecanından falan eser kalmadı tabii. Büyük bir kazaydı. Mesleki refleksler sanırım, ben hemen koştum, önce çocuğu aldım, şoka girmesin diye konuşmaya başladım. Sonra annesine yardım ettik.

İLK BULUŞMA MACERALI OLDU

Onursal Adıgüzel: İlk buluşmalar her zaman heyecanlı olur. Ben çok heyecanlıydım ama bu kadar atraksiyonlu olması beklediğimiz bir durum değildi. Kazaya hemen biz müdahale ettik. Yalnızlardı, çok da korkmuşlardı. İlk buluşmamız da böyle ekşınlıydı. Duygu’nun soğukkanlılığını ilk kez orada gördüm.

Duygu Adıgüzel: Onursal’ı tanımak zamanla daha çok keyif verdi. Telefonumda kayıtlı olan isimleri de durmadan değişti. İlk başta ‘Onursal Adıgüzel CHP’ydi,  ‘Onursal Adıgüzel’ oldu; sonra ‘Onursal’ en sonunda ise özel bir isim ile kaydettim. O isim bizde kalsın, bize özel; yıllardır da hiç değiştirmedik. Kültürel anlamda da çok uyumluyuz, sentezlerimiz uyuştu. Anne olmayı düşünmezken Onursal’ı tanıyınca sanırım hormonlarım değişti, çocuk ister oldum. Masal gibiydi bizim hikâyemiz. O nedenle de çocuğumuzun isminin Masal olmasını istemiştim. Hayatta insanların birbirine denk gelmesi çok zor.

Telefonumdaki adı sürekli değişti

5 AY EVLİLİK TEKLİFİ BEKLEDİM

Ailelerin tanışması, evlilik teklifi, düğün ritüelleri nasıldı?

Duygu Adıgüzel: Onursal ilk benim ailemden amcamın eşiyle tanıştı. Jülide yengem benim ikinci annemdir. Yengem de gazeteci, Onursal’ı onun ofisine götürdüm. Yengemin yanından çıktık bana mesaj attı: ‘Bence tanımaya değer.’ Yengemin öngörüleri önemlidir, yol göstericidir. 2013’te evlenme teklifi etti. Onursal’ın yüzük aldığını öğrenmiştim ama bir türlü teklif gelmiyordu. Yıldönümümüzde edecekti, o gün kız kardeşimin nişanı vardı. Özel gün bekliyor galiba diye düşünmeye başladım. Nisan ayında alındı yüzük, aylardan ağustosa geldik, bekliyorum ne zaman teklif edecek diye. Yaklaşık beş ay boyunca, şimdi mi, bugün mü, yarın mı diyerek bekledim. ‘Etmedi, vazgeçecek herhalde’ demeye başladım.

ELİNDE TEK TAŞI DİZ ÇÖKTÜ

16 Temmuz doğumluyum ben. 16 Temmuz 2013’te doğum günü yemeğine çıktık. Yemek yendi, pasta kesildi, saat gece yarısına yaklaşıyor tık yok, sinirlenmeye başladım. ‘Bu sefer de değil galiba’ derken; Boğaziçi Üniversitesi’nin Güney Kampusu vardır, öğrenciler bilir, Petek diye geçiyor işte orada doğum günümde teklif etti. İstanbul Boğazı manzarasında, elinde tek taşı, diz çöküp ‘Benimle evlenir misin’ diye sordu. Düğün için 30 Mart 2014 yerel seçimlerinin bitmesini bekledik. Seçimlerin ardından 14 Haziran 2014’te de evlendik.

AİLECE KİCK BOKS

DUYGU Adıgüzel, “Kendinize vakit ayırabiliyor musunuz” sorumuza, Kick boks eldivenlerini getirerek yanıt veriyor: “Kızımla spor yapıyorum. Kick boks ve aletli pilates yapıyoruz birlikte. Kick boks rahatlatıyor. Algı da çok seviyor. Üç yaşında olmasına rağmen kızım ata da biniyor geçen sonbahardan bu yana; kendi isteğiyle, ‘Ata bineceğim’ diye yakamıza yapıştı. Sporu çok seviyor.”

BALAYINA YETİŞME TELAŞI

Onursal Adıgüzel: Düğün çok kalabalıktı, epeyce de yorulduk. Bir gün sonra balayına gideceğiz. Tatile gitmeden önce benim Ankara’da Parti Meclisi’ne katılmam gerekiyordu, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterildiği kritik toplantıydı. ‘Gider gelirim, akşam da balayına gideriz’ dedim Duygu’ya ve çıktım otelden. Toplantı bitti, ‘Yırttık, yetiştik’ diyerek İstanbul’a dönüyorum. Uçak Sabiha Gökçen Havaalanı’na inmeden tekrar Ankara’ya gitti. Şarjım bitmiş, ‘Bu kadar olur’ dedim. ‘Daha başlamadan Duygu beni vuracak’ diye kara kara düşünmeye başladım. Bir avukat arkadaşın telefonundan Duygu’yu aradım. Yetişemezsem sen git, ben arkandan gelirim’ dedim kapattım telefonu.

Duygu Adıgüzel: ‘Sağlık olsun’ dedim ne diyeyim. Neyse ki akşam yetişti de planlı balayı seyahatimize, Antalya’ya gittik.

Telefonumdaki adı sürekli değişti

DÜĞÜNDEN DOĞUMA

DUYGU Adıgüzel, hamileliği boyunca çalışırken 38. haftada üniversiteden yakın bir dostunun düğününe gitmiş. Hatta gitmeden önce doktoruna “Halay çekeceğim bir sakıncası var mı” diye sormuş. Ama eşinin nikâh şahidi olduğu düğünde sancısı tutmuş: “Hastaneye git diyenlere dönüp, ‘Rahat olun, bir şey olmaz’ dedim, devam ettim. ‘Evet’ dediklerini gördüm, gelin-damat konuşmasını dinledim, baktılar benim gideceğim yok, tuttular kolumdan doğuma götürdüler. Hatta asansörde Onursal bu fotoğrafı çekti. Düğündeki herkes, gelin ve damat da dahil hastaneye doluştu. Bir taraftan sancı çekiyorum, diğer taraftan kapı açıldıkça dışardakilere el sallıyorum. Hemşire gelip, ‘Sizin kocanız ne iş yapıyor’ diye sordu, ‘milletvekili’ dedim. ‘Siyaset meydanına döndü’ burası dedikten sonra beni kaçırdı, odamı değiştirdi. Algı halayın sesine çıktı bence, davulun zurnanın sesine geldi.”

Telefonumdaki adı sürekli değişti

ALGI ADI NASIL GELDİ

ÇİFTİN küçük kızları Algı ‘evin patronu’. Hamileyken “Kızım olursa Masal adını koyacağım” diyen Duygu Adıgüzel’in fikri, ODTÜ’de düzenlenen Sosyoloji Kongresi’ne bildiri hazırlamak için okuma yaparken makaledeki 33 defa geçen “Algı” kelimesiyle değişmiş.

‘MÜDÜR SAYENDE OYLAR ARTTI’

Hayatınızın tam orta yerinde siyaset. Neler yaşandı o süreçlerde?

Duygu Adıgüzel: Seçim sırasında ben senelik iznimden kullandım, ev ev ziyaret edip oy istedim. Ben de siyasete uzak değildim. Ben mahallenin kızıydım. Dünyanın en zor işi kendine oy istemek. Bir eve gittik, ‘Duygu sen kime istiyorsan ona oy vereceğiz’ dedi. Bir diğeri Aziz amca mesela, ‘Sen ona oy ver diyorsan veririz. Ben senin kocanı tanımıyorum parti de önemli değil sen ver diyorsan veriyorum’ dedi. Onursal kimi zaman sağ olsun, onure eder; ‘Müdür sayesinde ben bu kadar iyi oy aldım’ diye teşekkür eder.

 

 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle