Tarımın başkenti kuraklığın pençesinde

Güncelleme Tarihi:

Tarımın başkenti kuraklığın pençesinde
Oluşturulma Tarihi: Haziran 23, 2007 09:58

Bu yıl ocak-mayıs döneminde geçen yıla göre yüzde 40'a yakın daha az yağışın düştüğü Konya'da Akşehir Gölü'nün derinliği bir metreden aşağı düşerken, sulak alanların büyük bölümü kurudu.

Haberin Devamı

Konya ve çevresinde etkili olan kuraklık nedeniyle yağış miktarı uzun yıllar ortalamalarının oldukça altında seyrediyor.

Meteorolojik verilere göre, Konya kent merkezi ve yakın çevresi baz alındığında, bölgenin uzun yıllar yağış ortalaması meterekareye yılda 316.5 kilogram yağış düşerken, son 10 yılın yıllık yağış ortalaması ise 293.7 kilogramda kaldı.
2004 yılında 262.5, 2005 yılında 250.5, 2006 yılında ise toplam 283 kilogram yağış alan Konya'da 2007 yılı henüz tamamlanmamasına rağmen, tarımsal aktiviteler için büyük önem taşıyan ilk 5 aylık veriler, yaşanan kuraklıkla ilgili önemli iç uçları veriyor.

2007 yılında, tarımsal yağış beklentisinin en yüksek olduğu nisan ayında metrekareye 16.1 kilogram yağış düştü. Geçen yıl nisanda bu rakam metrekareye 53.4 kilogram olarak gerçekleşmişti. Bu yıl ocak-mayıs olarak bakıldığında ise yağış miktarı geçen yıla göre yüzde 40 oranında azaldı.

Haberin Devamı

Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye (WWF-Türkiye) yetkililerinin gözlemlerine göre, Eşmekaya, Hotamış ve Ereğli sazlıkları başta olmak üzere bölgenin sulak alanların büyük bölümü kurudu. Tuz Gölü, Beyşehir, Kulu ve Meke göllerinde de yarıya yakın kuruma gözleniyor.

AKŞEHİR GÖLÜ'NDE SUYU GÖRMEK ÇOK ZOR

Akşehir Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri Akşehir Gölü'nde sıcaklığa bağlı buharlaşmanın bu yıl çok hızlı gerçekleştiğini söyledi.

Yapılan son ölçümlere göre 1980'li yıllarda 353 kilometrekarelik alana sahip Akşehir Gölü, 35 kilometrekareye düşerken, göldeki su birikintisi, ancak çevredeki dağlardan bakıldığında görülebiliyor. Daha önce en derin yeri 16-7 metre olan göldeki su derinliği, bu yıl 1 metrenin altına düştü.

Devlet Su İşleri (DSİ) 4. Bölge Müdürü Hacı Haksal'a göre Konya'daki su sorununun altında tarımsal sulamadaki su sarfiyatı başta olmak üzere pek çok faktör yatıyor.

Haksal, yaşanan sorunun boyutlarının, sadece çiftçiler ya da tek bir kurumun altından kalkabileceğinden fazla olduğunu, sorunun tüm kurum ve kuruluşların bir araya gelip ortak hareket etmesiyle çözülebileceğini düşündüklerini söyledi.

Haberin Devamı

Doğal Hayatı Koruma Vakfı-Türkiye (WWF-Türkiye) Su Programı Alan Koordinatörü Çağrıdeniz Eryılmaz da yaşanan sorunun, suyun azlığından değil, suyun verimli kullanılamamasından kaynaklandığını kaydetti.

“EN KÖTÜ DURUMUN ORTASINDAYIZ”

4 yıldır Konya Ovası'nda yaşanan kuraklıkla ilgili çalışma yaptıklarını ifade eden Eryılmaz, “Yaşanabilecek en kötü durumun ortasındayız ancak çözüm hiç de zor değil. Su kullanımıyla ilgili 14 farklı kurum, birbirlerinden kopuk çalışıyor, bu nedenle de çözüm üretilemiyor. Bu yüzden Konya Kapalı Havzası'nda suyun kullanımının tek elde toplanması çok önemli” dedi.

Suyun verimli kullanılmasının sadece şiddetli kuraklık olunca akıllara gelmemesi gerektiğini vurgulayan Eryılmaz, “Su zengini bir ülke değiliz. Kuraklığın önümüzdeki yıllarda devam edeceği tahmin ediliyor. Bizim önerimiz, Entegre Havza Planı Komisyonu oluşturulmalı, bu komisyon oluşturacağı bütçeyle suyun verimli kullanılması için çalışmaları tek merkezden yürütmelidir” diye konuştu.

Haberin Devamı

Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Tahir Nalbantçılar ise Konya'da “hiç bitmeyecek” gözüyle bakılan suyun sorumsuzca kullanıldığını, bunun en kısa sürede önlenmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.
Nalbantçılar, su tasarrufunu sağlayan basınçlı su sistemlerinin devlet desteğiyle yaygınlaştırılması gerektiğini belirterek, “Son 20 yılda, bölgede tarımın can damarı olan yer altı suyu seviyesi 25 metre azaldı. Son dönemde seviyedeki bu düşüş çok daha hızlanarak, yıllık çekilme hızı 1 metreye ulaştı” dedi.

Tarımsal planlamayla da su tasarrufu yapılabileceğini dile getiren Nalbantçılar, şeker pancarı gibi bol su isteyen bitkilerinin suyun bol olduğu yerlerde, hububatın ise daha kıraç yerlerde ekilmesinin daha doğru olacağını vurguladı.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!