Şimdi kime ne faydası oldu bunun…

Güncelleme Tarihi:

Şimdi kime ne faydası oldu bunun…
Oluşturulma Tarihi: Mart 11, 2013 12:47

Yıllardan beri çok kullanılan ve bu nedenle de oldukça yıpranan hatta duyduğumuzda derin anlamı olmasına rağmen artık hafif bir tebessümle karşıladığımız bir ifade vardır:

Haberin Devamı

“Milli birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde…”

Uzun yıllardan sonra siyasetçilerin, medyanın ve toplumun her kesiminin ilk kez, bu çok yıpranmış,  neredeyse talk show’larda dalga konusu olmuş bu cümleye galiba her zamankinden çok ihtiyacı var.

Çünkü durumun bu kez şakaya gelir yanı yok.  Bir hayal kırıklığını daha kaldıracak psikolojik hal kalmadı. Yine yaşanırsa ortaya çıkan durum terörü bile gölgede bırakacak çökmeleri beraberinde getirir.

Sinirler gergin, sık sık güven sorgulanıyor. Umut ve umutsuzluk arasında gidip geliniyor. Herkes içinden “keşke bitse artık” derken, ‘acaba’larına da yanıt vermekte zorlanıyor.

Süreç,  ‘keşke’lerimiz  ile  ‘acaba’larımızın bitmez savaşına dönüyor.

Ama yola çıkıldığı için umudun da kimse ölmesine izin vermiyor.

Terörün bitirilmesi adına yola çıkılan çözüm sürecinde Başbakanından, MİT Müsteşarına sürecin tüm aktörlerine herkes elini değil neredeyse başını taşın altına sokmuş durumda. Büyük riskler alınıyor. Bir şeyler olmalı umuduyla adımlar atılmaya çalışılıyor.

Tüm bu manzara yaşanırken, maalesef hala popülizm adına provokatif ve tehlikeli söylemleri devam ettirenler de var. Önceki gün BDP Milletvekili Emine Ayna’nın yaptığı gibi…

Bir yerde omzuna Karadeniz şalı takan, Türk bayrağı asılmasını isteyen, süreçte PKK’ya bile yer yer meydan okumaktan çekinmeyen Gülten Kışanak, Sırrı Sakık, Selahattin Demirtaş, Sırrı Süreyya gibi isimler varken, maalesef Emine Ayna “Türk askeri boşuna öldü” diyebilecek kadar kendinden geçebiliyor.

‘Türk askeri boşuna öldü’

Adana’da bir mitingde yaptığı konuşmada Emine Ayna, aynen şunları söylüyor:
“Diyorlar ki Türkler bu konuda hassas. Neden? Türk askerleri için, ‘Çocuklarımız boşuna mı öldü? Gazi askerler boşuna mı yaralandı? Bacağımızı gözümüzü kaybettik’ diyorlar. Ne yazık ki evet. Evet boşuna. Ne yazık ki öyle. Başbakanın çıkıp bizden değil bizden önce askerlerin ailelerinden o gazi askerlerden özür dilemesi lazım. Biz devlet olarak 80 yıldır hata yaptık. Çocuklarımızı sadece ve sadece Kürtleri inkar için ölüme gönderdik. Özür dileriz demelidir.”

Böylesine kritik bir dönemde böylesine sözlere gerek var mı? Uç kanatları mutlu etmek adına üç tane alkış alacağım umuduyla bu tür sözleri sarf etmenin ne manası var? Şimdi sormak lazım. Bu kadar zorluklarla yürüyen bir süreçte nasıl bir fayda sağladı bu sözlerden?

Kimse boşuna ölmemiştir. Eğer bu ülkede bu bayrak hala dalgalanıyorsa Güneydoğu’da her şeye rağmen Türkiye Cumhuriyeti hala oradaysa her şey hep Emine Ayna’nın, o “boşuna öldüler” diye anlamsız sözlerle karalamaya çalıştığı şehitlerin sayesindedir.

Tabii, unutmadan bir de dipnot koyalım. Nevruz yaklaşıyor, çözüme dair büyük umutlar, hayaller var. Ortada bir sürü, “şu olacak, bu olacak, şu tarihte bu adımlar atılacak, silah bırakma, çekilme, eylemsizlik olacak” sözleri ediliyor.

İnşallah olur ama provokasyonlarıyla ünlü Türkiye’de havaların ısınmasıyla birlikte “bazı çevreler de” boş durmayacaktır.
Sürecin dinamitlenmesi adına fiziki ve psikolojik her türlü provokasyonun yapılması adına bir yerlerde çoktan karar alınmıştır bile… Aman dikkat…

Haberin Devamı

EMİNE AYNA: "TÜRK ASKERİ BOŞUNA ÖLDÜ"

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!