Pınar'ın babası: Kızım geri gelmese de bu karar emsal olur

Güncelleme Tarihi:

Pınarın babası: Kızım geri gelmese de  bu karar emsal olur
Oluşturulma Tarihi: Mart 13, 2023 07:00

Katil zanlısı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan üniversiteli Pınar Gültekin’in babası Sıddık Gültekin, “Kızımın geri gelmeyeceğini biliyorum. Gayem, bundan sonraki cinayetlerde en azından emsal teşkil etmesi ve bir insanın daha az öldürülmesi” dedi.

Haberin Devamı

Muğla’nın Menteşe ilçesinde, 21 Temmuz 2020 tarihinde, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencisi Pınar Gültekin, Cemal Metin Avcı tarafından öldürüldü. Pınar Gültekin'in öldürülmesiyle ilgili davada cuma günü karar çıktı. İlk yargılamada 23 yıl hapis cezası verilen sanık Cemal Metin Avcı, ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ indirimi uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Avcı'nın daha önce beraat eden kardeşi Mertcan Avcı ise cinayete yardım ettiği gerekçesiyle 4 yıl hapis cezası aldı. Pınar Gültekin'in babası Sıddık Gültekin, yaşadıklarını ve kararı duyduğunda hissettiklerini anlattı:

YÜREĞİMİZE SU SERPİLDİ

“Bir nebze de olsa yüreğimize soğuk su serpildi. Tam netice almadık. İnsan buna da bazen şükrediyor. İnşallah katil gün yüzü görmez. Biz baştan sona kadar hep mücadelemizi verdik. Bu ülkede adil davranan hâkimler de var. Tabii bu benim gücümle olmadı. Çok mücadele verdim. Benim gayem, benim kızım değildi. Zaten kızımın geri gelmeyeceğini biliyorum. Benim gayem, bundan sonraki cinayetlerde en azından emsal teşkil eder ve bir insanın daha az öldürülmesi.

BU CİNAYETLER DURDURULSUN

Hep mücadelemizi verdik, adil davranılmadı. Sanki suçlu biz, onlar mağdurmuş gibi oldu. Yani benim evladım bir parçam gittikten sonra idam edilmiş, benim umurumda olmaz. Zaten o içindeki insanı öldürmüş. Bu işler durdurulsun, benim gayem budur. Artık kadınlar ölmesin. Belki bu mücadeleyi vermemden dolayı benim ailem beni dışlamış olabilir. Yadırgamıyorum ama insanın ailesi bile bazen yanında olmuyor. Kadın dernekleri yağmurda, karda ve kışta hep yanımda oldular. Ailemin bir parçası oldular. Bazen mahkemeler 9 saat sürüyordu, yağmurun altında basın mensuplarıyla beraber bekliyorlardı. Türk kamuoyu benim arkamdaydı.” 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!