Osman Gürbüz tanık beyanlarını kabul etmedi

Güncelleme Tarihi:

Osman Gürbüz tanık beyanlarını kabul etmedi
Oluşturulma Tarihi: Şubat 08, 2010 14:49

İKİNCİ Ergenekon Davası'nda örgüt üyesi ve Ergenekon Ana Davası'nın tutuklu sanıklarından emekli Albay Fikri Karadağ’ın emri altında tetikçi olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan Osman Gürbüz kendisi hakkında ifade veren gizli ve açık tanık beyanlarını kabul etmedi.

Gazi olaylarında ilk ateş eden kişi olduğu ve Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesine karıştığı yönündeki iddiaların da asılsız olduğunu belirten Osman Gürbüz, hakkındaki iddiaların tamamının 13 yıldır basında yer alan haberlere dayandırıldığını söyledi. Tanık beyanlarının tamamının iftira ve yalan olduğunu öne süren Osman Gürbüz gizli ve açık tanıklar hakkında adli makamları yanılttıkları gerekçesi ile suç duyurusunda bulundu.

AÇIK TANIKLAR İLE GİZLİ TANIKLARIN İFADESİ AYNI

Açık tanık Mümin Geleş’in aynı zamanda gizli tanık Kıskaç olduğunu iddia eden Osman Gürbüz, yine açık tanık olarak ifade veren Aysel Geleş’in ise şu anda Mümin Geleş ile evli olduğunu, kendisinin de eski eşi olduğunu söyledi. Tehdit suçundan Mümin Geleş ile mahkemelik olduğunu anlatan, Osman Gürbüz, "Bu suçtan dolayı 3 ay hapis cezası aldım. Bu ceza da para cezasına çevrildi. Eski sabıkalı olduğum için bu ceza bana verildi. Bu dosya şimdi Yargıtay’da. Mümin Geleş uzun bir süre beni ve çevremdekileri telefon ile tehdit etti. Aysel Geleş ile de 15 yıl önce evlenmiştim. 10 yıl önce de boşandım. Aysel Geleş ile bir ilişkim kalmadı. Beyanları tamamen uydurma ve yalandır. Davalı olduğum eşi Mümin Geleş’n etkisinde kalarak yalan söylemektedir" dedi.

YEŞİL’İN EVİ BASILDIĞINDA CEZAEVİNDEYDİM

Gizli tanık Yavuz’un da açık tanık polis memuru Fatih Mehmet Demir olduğunu öne süren Osman Gürbüz şunları söyledi:
"Açık tanık polis memuru Fatih Mehmet Demir ile gizli tanık Yavuz’un beyanları birebir aynı. Gizli tanık Aydos da benim Hasan Atilla Uğur’u tanıdığımdan bahsediyor. Hasan Atilla Uğur’u tanımam, ilk defa burada gördüm. Gizli Tanık 9’un Osman Yıldırım olduğu kanaatindeyim. Beyanları tamamen iftira ve yalandır. Yeşil denilen şahsın Antalya’adki evi polis tarafından basıldığında benim orada olduğumu iddia etmiştir. Bahse konu baskın 1998’de olmuş. Ben 1997’de hapse girdim, 2001’e kadar cezaevindeydim. Orada bulunmam mümkün değil. Yıllarca yargılandım, ezik olmam, sabıkalı olmamdandır. Keşke iyi bir yerde yetişseydim de sabıklı olmasaydım. Gebze’de karakol taramasından bahsediyor. Karakol taranması falan yok. Bu ifadelerin hepsi basında yer alan haberlerdir. Bu haberleri çarpıtarak, yanıltarak mahkeme heyeti ile dalga geçiyor. Para için herşeyi yaparım diyen hakimlere küfreden böyle insanların iftiraları dikkate alınarak, özgürlüğümün elimden alınmış olmasını anlamış değilim."

YEŞİL İLE İRTİBATIM YOK, 1996’DA ANKARA’DA GÖRDÜM

Gözaltına alındığında savcının kendisine “Yeşil’e benzemek için estetik mi yaptırdın?” diye sorduğunu ifade eden Osman Gürbüz, Yeşil’in fotoğraflarının fotokopilerini heyete gösterdi. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel’in "Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım ile irtibatınız nedir ?" diye sorması üzerine ise Osman Gürbüz şunları anlattı:

"Yeşil ile irtibatım yok. 1996’da Ankara’ya, Adnan isimli bir arkadaşımın güvenlik şirketini ziyarete gittiğimde ’Yeşil’ bu diye orada gösterdiler. Ertesi gün gittiğimde yine orada gördüm. Kendisi ile konuşmadım dha sonra da bir görüşmemiz olmadı. Mehmet Eymür daha iyi tanır."

SİLAH ÜZERİNE YEMİN ETTİRME OLAYINDAN SONRA DERNEKTEN AYRILDIM

Sedat Peker, Korkut Eken, Mehmet Ağar, Veli Küçük, Semih Tufan Gülaltay, Çerkez İbrahim Çiftçi, Alparslan Arslan, Sami Hoştan, Osman Yıldırım’ı tanımadığını ve hayatının hiçbir döneminde görmediğini ifade eden Osman Gürbüz, Ergenekon Ana Davası'nda sanıklardan sadece emekli Albay Mehmet Fikri Karadağı tanıdığını söyledi. Mehmet Fikri Karadağ ile Kuvayi Milleye 1919 Derneği’nin Antalya temsilciliğinin açılışında tanıştığını anlatan Osman Gürbüz, "Kendisi ile 2 kez yüz yüze, bir kez de telefon ile görüştüm. Basında Erdoğan Teziç’e (eski YÖK Başkanı) yönelik suikast düzenleneceği haberlerini okuyunca rahatsız olarak Fikri Karadağı aradım. Yaptığım tek telefon görüşmesi de budur. 10 milyon vererek derneğe üye olmuştum. Silah üzerine yemin ettirilmesi olayının basında yer almasının ardından diğer üyelerle birlikte Nisan 2007’de dernekten istifa ettim. O tarihten sonra kendisi ile hiçbir görüşmem ya da dialoğum olmadı" dedi.

ÇIKTIKTAN SONRA DARBEYE HAYIR DERNEĞİNE KATILAYIM BARİ

Kuvvayi Milliye 1919 derneğine girdiği güne lanet eden Osman Gürbüz, "Buradan çıktıktan sonra 70 Milyon diye bir dernek var ya darbeye hayır derneği oraya katılayım bari" diye konuştu. İddianamede yer alan telefon görüşmelerinin hiç birinin terör örgütü ile alakalı oladığını savunan Osman Gürbüz, "DHKP/C’den ele geçirilen notlarda adımın yer aldığı söyleniyor. Demek ki örgütün ölüm listesine alınmışım" dedi.

200 BİN LİRALIK GAYRI MENKULÜ TAKSİTLE ALDIM

Hakkındaki iddiaların 13 yıldır basında yer alan haberlere dayandırıldığını ifade eden Osman Gürbüz ifadesinin devamında şunları anlattı:
“İddianamede savcılar Necip Hablemitoğlu’nu öldürmeden önce 200 bin liraya gayrimenkul aldığım ifade ederek beni Hablemitoğlu’nun öldürülmesi ile ilişkilendiremeye çalışıyorlar. Bu iddiayı şiddetle reddediyorum. Bu gayri menkulü cezaevinden çıktıktan sonra 50 bin lira peşinle 2 yıl taksitle aldım. İddianamede yazılan bir diğer konu ise Sedat Peker’in beni öldürtmek istemesidir. Sedat Peker’i hiçbir şekilde tanımıyorum. Sahte tanıkların ithamları ile tutukluyum. Asıl yargılanması gereken iftiraları ile mahkemeyi yanıltan sahte tanıklardır."

GAFFAR OKAN ÖLDÜRÜLDÜKTEN BİR HAFTA SONRA TAHLİYE OLDUM

Eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan’ın öldürülmesinin de kendisi ile ilişkilendirilmek istendiğini öne süren Osman Gürbüz, "2 Şubat 2001’de cezaevinden tahliye oldum. Allahtan Gaffar Okan öldürüldükten bir hafta sonra tahliye oldum da bu suçunda benim üzerime atılasından kurtuldum" dedi. Eski MİT’çi Mehmet Eymür’ün internet sitesinde kendisi ile ilgili yazıların yayınlandığını öne süren Osman Gürbüz, bu yazılar kayna alınarak yapılan haberleri de mahkeme heyetine gösterdi.

ARADA BİR GELİP ESTETİK YAPTIRDIM MI DİYE YÜZÜME BAKARLAR

Antalya’da çay bahçesi işlettiğini herkesin kendisini tanıdığını belirten Osman Gürbüz, "Buraya her türllü insan, emniyet müdürleri, MİT’çiler gelir. Hatta çıkan haberlerden sonra arada bir estetik yaptırıp yaptırmadım mı diye gelip yüzüme bakarlar" dedi.

Savcı Mehmet Ali Pekgüzel’in "Akdeniz Üniversitesi’ndeki olaylarda havya ateş eden kişiyi tanıyor musunuz?" sorusuna ise "Yok öyle birisini tanımıyorum. O olaya karıştığı öne sürülen çocuklardan birini tanıyorum. Havaya ateş edeni hiç tanımıyorum" diye yanıtladı.
Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın’ın bir sorusu üzerine ise Osman Gürbüz, eski MİT görevlisi Mehmet Eymür’ü 1995’de Alanya’da bir otelde gördüğünü ve kendisi ile konuştuğunu söyledi. O tarihte otelde çalıştığını anlatan Osman Gürbüz, Mehmet Eymür’ün otele arkadaşları ile geldiğini belirtti. Savcı Nihat Taşkın’ın "Ne konuştunuz" sorusunu ise Osman Gürbüz, "Geçmişte yaşanan şeyler nesini anlatayım. Mehmet Eymür ile ilgili birşeyler söylersem dedikodu olur. Kanıtını koyamam. Onunla ilgili birşey söylemek istemiyorum. Benim Hizbulahı kurduğumu falan söylüyor. Ayıp yani" diye yanıtladı.

Duruşmaya öğlen arası verilirken mahkeme başkanı Köksal Şengün davanın tutuklu sanığı emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un avukatları Filiz Esen ve Zeki Aksoy’un Uğur’un avukatlığından çekildiklerine dair dilekçelerini mahkemeye sunduklarını söyledi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!