Ormanla bir arada yaşamayı öğrendik

Güncelleme Tarihi:

Ormanla bir arada yaşamayı öğrendik
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 17, 2011 00:00

Türkiye’nin önemli doğal alanlarından Kaçkar Dağları’nın korunması için TEMA’nın liderliğinde Çevre ve Orman Bakanlığı’nın desteğiyle yürütülen proje beş yıl sonra tamamlandı. Doğal hayatın korunmasının yanı sıra yöre halkının yaşam kalitesini yükseltip ek gelir elde etmesine katkıda bulunan projeden umut verici sonuçları alınıyor.

Haberin Devamı

Kafkas Dağları’nın batı uzantısı Kaçkar Dağları, hem Türkiye için hem dünya için de önemli bir doğal değer. Üstelik Kaçkarlar dünya çapında tehlike altındaki nadir türleri ve yaşam alanlarını barındırıyor. Ancak, bu alanın yalnızca bir kısmı Milli Park ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahası statülerine sahip. Buna rağmen koruma altında olmayan bölüm yerel kurumların ve yöre halkının hassas yaklaşımlarıyla varlığını bugünlere kadar sürdürebildi. Üstelik yöre halkı bu doğal değerlerin korunmasını istemekle birlikte, yaşam kalitesini yükseltecek çözüm önerilerini de bekliyor. Bu amaçla TEMA Vakfı’nın öncülüğünde bundan yaklaşık beş yıl önce başlatılan proje tamamlandı.
Kaçkar Dağları Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi adlı proje, Çevre ve Orman Bakanlığı, Ortadoğu Teknik Üniversitesi ortaklığında ve Artvin Valiliği’nin desteğiyle hayata geçti. Proje, Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın Rize bölümünden Borçka’ya uzanan ve Çoruh Vadisi’nin önemli bir kısmını kapsayan bin 800 kilometrekarelik alana yayılıyor. Proje, 350 proje arasından seçilerek Avrupa Birliği finansmanına hak kazandı. Dört ayaklı proje, Koruma ve Planlama için Bilimsel Yaklaşım’ın yanı sıra, Kırsal Kalkınma, Yaban Hayatı Zenginleştirme ve Sürdürülebilir Turizm başlıklarıyla yürütüldü.
Proje yöre halkına ormanların sunduğu değerleri ek gelire dönüştürmesi için destek de oldu. Yaban hayatına zarar vermeden ürünlerini koruyan yöntemler geliştirdi. Turizmi, ormanları olumsuz yönde etkilemeyecek şekilde geliştirmeye katkı sağladı.

Haberin Devamı

Bal üretip para kazanıyorum
EKREM ÇELİK - ARTVİN YUSUFELİ İLÇESİ KÜPLÜCE KÖYÜ’NDE ARICI

Köyümüz Kaçkar Dağları’nın eteklerinde çok eğimli bir bölgede. Bahçelerimiz çok küçük ve buradan ancak kendi sebze ve meyve ihtiyacımızı karşılayabiliyoruz. Bir-iki ineğim de ancak kendi ihtiyacım olan süt, yağ ve peyniri karşılıyor. Bu bölgede çok çiçek var. Ben de TEMA’nın projesi sayesinde arıcılığı öğrendim. 10 adet arı ve arıcılık malzemeleri verdiler. Ancak bir sorunumuz vardı: Bahçelere daha önce dadanmış ayılardan kovanlarımızı kurtaramıyorduk. Projeyi yürütenler arılarımı korumak için elektroşoklu tel çit kurdu. Artık ayılar arılarıma yaklaşamıyor, ben de bal üretip satarak para kazanabiliyorum.

Haberin Devamı

Kırmızı benekli alabalık üretiyorum
HASAN KURT - ARTVİN YUSUFELİ İLÇESİ BOSTANCI KÖYÜ’NDE İŞLETMECİ

Burada para kazanmak o kadar zor ki... 2005’te Tarım Bakanlığı’nın destekleriyle Gökkuşağı Alabalık Çiftliği’ni kurdum. Ancak ürünlerimi pazarlamakta zorlandım. Bölgemize turistler geliyordu. Düşündüm ki bir pansiyon ve restoran açarsam hem alabalıkları pazarlarım hem de turizmden para kazanırım. Bu süreçte Barhal Çayı’ndaki müşterilerim kırmızı benekli alabalıklara büyük ilgi gösterdi. Ancak, bu balığı yakalamak yasak ve TEMA’nın söylediğine göre bu balığın nesli tükenmekte. Bu balığı yetiştirmeyi bana öğreteceklerini söylediler ama bir de şart koştular: “Ürettiğin balıkların her yıl belli bir kadarını Barhal Çayı’na geri bırakacaksın.” Trabzon Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü’nden uzmanlar getirdiler. Anaçlar seçildi, üretime başladık. Artık kimse çaylardan kırmızı benekli alabalığı kaçak avlayıp yakalanma riskini göze almıyor, benden satın alıyorlar. Almanya, Fransa, İstanbul’dan siparişler alıyorum.

Haberin Devamı

Yerel ürünler firması kurdum
NURAY ÖZÇELİK - ARTVİN YUSUFELİ İLÇESİ’NDE PAZARLAMACI

Yusufeli Varlıklarını ve Kadın Emeğini Değerlendirme Derneği Başkanı’yım. Aynı zamanda Barço Yusufeli Naturel firmasının sahibiyim. Önceleri firmam yoktu. Bazı yerel ve doğal tatları toplayıp pazarlamaya çalıştım ama zorluklarla karşılaştım. Tam da bu dönemde Kaçkar Dağları projesiyle tanıştım. Yusufeli’nin yerel tatlarının pazara ulaşması için bir meyve ve sebze kurutma, saklama, paketleme tesisine ihtiyaç olduğunu söylediler. Birlikte Tarım Bakanlığı TEDGEM’in fonlarından faydalanmak için bir tesis projesi hazırladık. Proje bakanlık tarafından onaylandı ve 250 bin lira hibe destek aldı. Bir kurutma tesisi kurdum. Proje ayrıca hem bana hem de bölgedeki 1000’i aşkın köylüye ürün toplama, yetiştirme ve bakımı konusunda eğitim verdi. Şimdi üretime geçtim ve para kazanıyorum.

Haberin Devamı

Soğuk hava deposuyla ürünler bozulmuyor
MUHLİS BOZKURT - YUSUFELİ SEBZE ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİ BAŞKANI

110 aile işletmesinin üye olduğu küçük bir birliğiz. Birliği kurduktan sonra ürünlerimizi daha iyi fiyata pazarlıyorduk. İlk yıl şansımız yaver gitti, iyiydik ancak ikinci yıl gerek fiyat oluşumları gerekse pazarlama sıkıntısı nedeniyle ürünlerimiz bozuldu ve çok zarar ettik. Bir soğuk hava depomuz olsaydı başımıza bu gelmezdi. Bu sorunu nasıl çözeriz derken doktor ayağımıza geldi. Kaçkar Dağları projesi yetkilileri ihtiyaçlarımızı sordu. Bize yaptıkları soğuk hava deposu sayesinde ürünlerimizi çok daha iyi fiyatlara satıp para kazanabiliyoruz.

Yalıtımı öğrendik, ağaç kesmeyi bıraktık
RUŞEN ERDOĞAN - ARTVİN YUSUFELİ İLÇESİ BALALAN KÖYÜ MUHTARI

Haberin Devamı

Köyümüzün rakımı çok yüksek. Kış çok soğuk geçiyor, ısınmak için ormandan odun kesiyoruz. Bu bölgenin ormanlarını, dağlarını yaylalarını görmek için turistler gelir buraya. Ben de onları pansiyonumda konaklatıyor para kazanıyorum. Birkaç kaç yıl önce TEMA’dan köyümüze gelen yetkililerle görüştük. Ormanlar olmazsa bu turistlerin gelmeyeceğini söylediler. Daha az odun kesmemiz gerektiğini belirttiler. Çözüm olarak da “Yardım edelim, evini ve pansiyonunu yalıtalım” dediler. Sonrasında iki kış evimizde çok iyi ısındık. Ormandan ağaç kesmemeye özen gösteriyorum. Ormanları koruyoruz böylece. Köyümde evimi gören birkaç komşumuz da yalıtım yaptı bile.

O DA BİR YEŞİL
Akıl hocam Kızılderililer
CEM DAVRAN (OYUNCU)

Çevreyle ilgili en büyük endişem tabii ki modern teknolojik gelişmeler: Nükleer santraller, savaş-silah yatırımları gibi faaliyetler dönüp dolaşıp çocuklarımızı vuruyor. Bireysel olarak mümkün olduğu kadar sosyal sorumluluk etkinliklerine katılmaya çalışıyorum. Yakın zamanda NTV-Greenpeace organizasyonu ‘Balığı Ziyan Etme’ kampanyasında aktif olarak bulundum. Pilleri, kimyasal çöpleri ayrıştırmaya, geri dönüşümlü ürünler kullanmaya, organik tercihler yapmaya çalışıyorum. Bilmediğim bir şey olursa Kızılderililer konuyla ilgili ne demiş ona bakıyorum. Çünkü beyaz adamın başına gelecekleri “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenemeyen bir şey olduğunu anlayacak” sözleriyle yüzyıllar önce bir bir söylediler.

Bİ’ŞEY YAPMALI
Film çekin, doğayla bağlantıyı kurun

Doğa tutkunu ve yaratıcı bir kişiyseniz bir sonraki adımınız WWF için en fazla iki dakikalık bir kısa film çekmek olmalı. WWF 50. yılı etkinlikleri kapsamında yetenekli ve yenilikçi yönetmenleri bir araya getiriyor. ‘Yaşam. Doğa. Sen Bağlantıyı kur’ temalı bir kısa film yapın. Filminizden tek beklenense seyredenlere doğal yaşamı sevmek, ona değer verip korumak için ilham vermesi. Aklınıza orijinal bir fikir geldiyse iki dakikalık filminizi çekip bir Vimeo hesabı oluşturup vimeo.com aracılığıyla Life.Nature.You grubuna üye olup filminizi iyi bir başlık ve açıklamayla yükleyin. Daha sonra Panda.org sitesinden bir de kayıt formu doldurmanız gerekecek. Son katılım tarihinin 9 Ekim 2011 olduğu yarışmanın sonunda iki de ödül var. Biri, kısa film çekmek için WWF tarafından sağlanan minimum 10 bin dolar para ödülü diğeriyse CMS Vatavaran çevre filmleri festivaline katılmak için tüm masrafları ödenmiş bir Hindistan gezisi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!