Önce hanedanlığa son...

Güncelleme Tarihi:

Önce hanedanlığa son...
Oluşturulma Tarihi: Haziran 20, 2005 22:08

Sevgili Serdar, doğaldır ki devlet işleri sıraya bakmaz. O da, ölümün yaşı olmaz, bu işin sırası belli mi olur misali gibi. Amma… AB’ye giden treni, son vagonunda da olsa yakalamak isteyen, hele hele 55 yıllık demokrasinin denendiği bir ülkede, hâlâ antidemokratik ve ihtilâlcilerin çıkardıkları bir askeri anayasa ile idare ediliyorsak, önce bu 1983 anayasasında kurtulmak, yenisini yapmak gerekir. (SEZAİ BAYAR)

Hele hele Seçim ve Siyasi Partiler Yasası, bu haliyle yürürlükte ise Anayasayı sırf “türban” yüzünden referandumla test etmeye kalkışmak çok mu çok ayıplı bir haldir.

Anavatan Partisi’nin çiçeği burnunda genel Başkanı Erkan Mumcu’nun referandum için Başbakan Erdoğan’a götürmek istediği öneriden bahsediyorum.

“Gel başkanlık sistemi ve türban için birleşelim, gerekli çoğunluğu sağlayıp anayasayı değiştirelim” demiş Mumcu.

Ne yazık ki talihsiz ve son derece zamansız bir öneri.

Bugün için tartışılması değil, dile alınmaması gereken iki önemli konuda ANAP pardon ANAVATAN Genel Başkanı kendisini anlaşılan öne çıkarmak ve popüliszm rüzgarını arkasına almak istiyor.

Oysa şu andaki Siyasi Partiler Yasası değişirse, adam gibi bir yasa hazırlanıp yürürlüğe sokulursa, belki de oturduğu makamda bugünkü gibi yetkilerle mücehhez olamayacağı için, böylesine gereksiz önerileri gündeme taşıyamaz Mumcu.

Taşıyamaz çünkü bugün siyasi parti genel başkanı demek, her istediğini, istediği biçimde yapmak, yönetime istediğini getirip hanedanını kurduktan sonra dikensiz gül bahçesinde yaşamak demek.

Oysa ne Siyasi Partiler, ne de Seçim Kanunu toplumun ihtiyaçlarına göre dizayn edilmiş yasalar değil.

Toplum, her halukarda bu yasaların önünde gidiyor.

Yasalar nal topluyor açıkcası.

Böyle bir tablo içinde hâlâ askeri kokusunu üzerinden atamamış, çağın ihtiyaçlarına yanıt vermekten uzak ve halkın gerisinde kalmış 23 yıllık köhnemiş yasalar değiştirilmeden, tutup halkın tansiyonunu çıkaracak işlere bulaşmak çok ama çok yanlış.

Yanlışın da ötesinde absürt…

Millet Meclisi Eylül’deki yeni döneminde önce Seçim, sonra Siyasi Partiler Yasasını gündemin birinci maddesi yapıp değiştirmedikçe demokrasinin gelişmesi açısından nal toplamaya devam edeceğimiz açık ve net görünüyor.

İlla ki AB’nin bastırmasını mı bekliyor bu parlamento?

Neden kendi insiyatifi ile bu iki yasayı değiştirmekten kaçınıyor?

Anlamak zor dostum.

Çok zor.

Sevgiler,

Sezai
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!