Müzik sokaktan kurtardı Avrupa’ya taşıdı

Güncelleme Tarihi:

Müzik sokaktan kurtardı Avrupa’ya taşıdı
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 11, 2013 01:35

Venezüella’nın dünyaya armağan ettiği ‘El Sistema’ oluşumunun amacı; yoksul çocukları müzikle tanıştırıp suçtan uzak tutmak. Türkiye’deki ‘Barış İçin Müzik Vakfı’ da aynı fikirden yola çıktı. 80 kişilik orkestraları, bu yıl dünyaca ünlü Salzburg Müzik Festivali’nde iki konser verdi.

Haberin Devamı

El Sistema, 1975’te ekonomist ve müzisyen Jose Antonio Abreu tarafından kuruldu. Amacı, Venezüella’nın kenar mahallelerindeki yoksul ve eğitimden yoksun kalmış çocukları müzikle tanıştırıp suç ve uyuşturucudan uzak tutmak. 38 yıl önce 12 çocukla başlatılan program şu anda 350 binden fazla çocuğu, 150 gençlik, 70 çocuk ve 30 senfoni orkestrasını barındıran bir sisteme dönüştü. Venezüella hükümetinin de finanse ettiği sistem o kadar başarılı oldu ki dünyanın başka yerlerinde de benzer oluşumlar ortaya çıktı.

BİLMEDEN EL SİSTEMA KURDULAR

Bunlardan biri de Türkiye’deki ‘Barış İçin Müzik Vakfı’. 2005’te kurulan vakıf, aslında mimar Mehmet Baki ve akademisyen eşi Yeliz Baki’nin kişisel girişimlerinin bir sonucu. Yeliz Baki, imkânı olmayan çocukları müzikle buluşturmak fikriyle yola çıktıklarını anlatıyor: “Mümkün olduğunca fazla çocuğa sanatsal yaşama katılabilme hakkı vermek istedik.”
İşe ağırlıklı olarak ekonomik imkânsızlıklara direnen Roman öğrencilerin okuduğu Edirnekapı’daki Ulubatlı Hasan İlköğretim Okulu’nda başladılar. Tek tek sınıflara girip “Bizimle müzik yapmak isteyen var mı?” diye sordular; 600 nüfuslu okulda yalnızca 15 öğrenciden olumlu yanıt alabildiler. Ancak velileri ikna etmek öğrencilerden de zor olmuş. “Herkes ‘Tamam ama çocuğumuza ne kazandıracak?’ diyordu” diye anlatıyor Bakiler: “Çocukları bir an önce hayata atılsın ve para kazansın istiyorlardı. Bizden şüphelenenler de vardı. ‘Bunun arkasında kim var?’ diye bakıyorlardı. Arkamızda kimsenin olmadığı ve bireysel girişimimiz olduğunu anlatmamız zor oldu.”

Müzik sokaktan kurtardı Avrupa’ya taşıdı

ŞİDDET BİTTİ

Haberin Devamı

İlk aşamada, izni koparan 15 öğrenci okul saatlerinin bitiminde akordeon ve solfej dersi aldı. Yeliz Baki, yaşları 6-14 arasında değişen çocukların ilgili ve hevesli olmalarına rağmen sınıfta çeşitli sorunların çıktığını anlatıyor: “Şiddet hayatlarının içinde. Başta çok kavga çıkıyordu. Arada sırf şaka olsun diye birbirlerine sertçe vuruyorlar ve bunu normal karşılıyorlardı. Şimdi aralarında yüksek sesle konuşanları bile uyarıyorlar.” Zamanla taleple birlikte öğrenci sayısı da arttı. ‘Barış İçin Müzik’ kendi binasına kavuştu ve bir vakfa dönüştü. Öğrenci sayısı 700’e çıktı. Hal böyle olunca ufak müzik grupları yetmez oldu; orkestralar kuruldu. ‘Barış İçin Müzik’ ve orijinal El Sistema’nın buluşmasıysa 2011’de gerçekleşti. Arabuluculuğu, Simon Bolivar Orkestrası’nı İstanbul’a getiren, şu anda kurumsal ortakları da olan İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) yaptı. Baki çifti ertesi yıl daha detaylı bilgi alışverişi için Caracas’a gitti. Ancak bu buluşma son olmayacaktı... Zira, bu yılki Salzburg Müzik Festivali’nin ana teması ‘El Sistema’ olarak belirlendi. Bu kapsamda El Sistema’nın dünyadaki örnekleri de Salzburg’a davet edildi. Avrupa’daki partnerleri Sistema Europe vasıtasıyla ‘Barış İçin Müzik’ orkestrası da programa dahil oldu. Orkestra, Avusturya’ya yaşları 9-14 arasında değişen 80 kişilik bir ekiple geldi. Ekip, önce El Sistema’nın Avrupa şubesindeki öğrencilerle birlikte Viyana’da kampa girdi. Daha önce şehir dışına bile çıkmamış gençler Viyana Çocuk Korosu’nun merkez üssü Augarten Sarayı’nda Portekiz, Danimarka, İtalya ve İsviçre’den gelen yoldaşlarıyla bir arada kalarak kendi de El Sistema mezunu olan Bruno Campp yönetiminde sabahtan akşama kadar workshop’lara katıldı.
İlk performansları Viyana’dan yarım saat uzaklıkta Grafenegg’de yapıldı. Gençler konserlerine Ginastera’nın Estancia Balley’iyle başladılar, William Tell ve anonim bir Roman parçasıyla bitirdiler.

Haberin Devamı

‘Müzik olmasaydı uyuşturucu satardım’

Barış İçin Müzik’in kurucularından Mehmet Baki: “Aralarında ‘Bu iş olmasaydı ben şu an uyuşturucu satıcısıydım’ diyenler var. Bulundukları çevrede herkes birbirini tanıyor. Keza bir seferinde uyuşturucunun etkisi altındaki bazı gençler ellerinde silahlarla vakfımızı bastı. Ama içerideki öğrenciler de arkadaşlarıydı. Şu an 23 yaşındaki eski bir öğrencim de bölgesindeki risk altındaki çocuklara gitar kursu veriyor.”

Orkestra şefi 13 yaşındaki Kübra

13 yaşındaki Kübra Kızıltan seyyar satıcı bir babanın üç kızından biri. Programa beş yaşında dahil oldu. En büyük problemi konsantre olmakta zorlanmasıydı. Orkestradaki sekiz yılın sonundaysa şu an hem akordeon hem solfej hem de piyanonun ‘maestro’su. Chopen, Mozart ve Beethoven favori bestecileri. “Klasik müzik başta tuhaf geldi ama sonra kulağım alıştı” diyor. Konsantrasyon problemi kalmadığı gibi şimdi 120 kişilik bir orkestrayı yönetiyor. Deneyimini, “Zor oluyor ama yönettiğin parçayı hissetmek ve duymak çok güzel bir his” diye anlatıyor. Amacı müzik öğretmeni olmak.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!