‘Matematiğin Güler Yüzü’ gülmüyor

Güncelleme Tarihi:

‘Matematiğin Güler Yüzü’ gülmüyor
Oluşturulma Tarihi: Ocak 04, 2023 07:00

Matematik öğretmeni Mustafa Güler, ‘Matematiğin Güler Yüzü’ adlı YouTube kanalında ders anlatırken değil gülmek tebessüm bile etmiyor. 562 bin takipçisi olan Güler, sert üslubunun nedenini “Öğrencinin dikkati dağılmasın” diye açıklıyor...

Haberin Devamı

Şanlıurfa’da yaşayan Matematik Öğretmeni Mustafa Güler, Youtube’da anlattığı matematik dersleriyle sadece öğrencilerin değil izleyen herkesin dikkatini çekiyor. 2018 yılından beri Youtube derslerinde kullandığı sert üslupla geniş kitlelere ulaşan ve 562 bin takipçisi olan Güler, ‘Matematiğin Güler Yüzü’ isimli kanalında gülmek bir yana tebessüm bile etmiyor.

Lise düzeyine yönelik matematik dersleri anlatan ve üniversiteye hazırlık konularını işleyen Güler, 2008 yılında herkesin özel ders almaya ve dershaneye gitmeye gücü olmadığını düşündüğü için Şanlıurfa’da yerel bir televizyon kanalında haftada bir gün canlı yayında matematik dersi vermeye başladı. 10 yıl boyunca üniversiteye hazırlanan lise düzeyindeki öğrencilere  televizyondan matematik anlatan Güler, 2018 yılında öğrencilerin isteği üzerine Youtube’da da ders vermeye başladı. Matematik videolarını haftada iki kez müfredatla eş zamanlı olarak paylaşan Güler, derslerinde kullandığı sert üslubun nedenini şöyle anlatıyor:

Haberin Devamı

‘Matematiğin Güler Yüzü’ gülmüyor

ASLINDA GÜLER YÜZLÜYÜM
Youtube’daki ders anlatım şeklimin tersine aslında güler yüzlü birisiyim. Ama ders anlatırken8 öğrencinin dikkatinin dağılmasının muhtemel olduğu yerlerde sesimi yükseltebiliyorum. Edindiğim tecrübelerle videolarda da genellikle öğrencilerin nereyi anlamadığını bildiğim için o kısımlarda özellikle gergin ve yüksek tonda bir tavır sergileyerek dikkatlerini çekmeye çalışıyorum.

DİKKATLERİNİ ÇEKMEK İÇİN YAPIYORUM
Genellikle öğrenciler benim Youtube kanalıma bir önyargıyla bakıyor. Videolarımı diğer sosyal medya platformlarında gördüklerinde ‘Hocaya bak dersleri ne kadar sert anlatıyor’ diyorlar. Fakat sonra videolarımı baştan sona izlediklerinde fikirleri değişiyor. ‘Hocamız gerçekten bu dersi öğrenciye en iyi şekilde anlatabilmek için kendini parçalıyor’ diyorlar. Tabii ki dersin her noktasında bağırmıyorum. Önemli gördüğüm ya da öğrencinin hata yapabileceğini tahmin ettiğim yerlerde sesimi yükselterek anlatıma devam ediyorum. Özellikle derslerin 15 ya da 20’nci dakikasında sesimi yükseltiyorum. Çünkü özellikle dersin yarısına doğru öğrencilerde dikkat dağılmaya başlıyor.

Haberin Devamı

ÖĞRENCİLER KARŞIMDAYMIŞ GİBİ ANLATIYORUM
Kamera karşısında çok rahatım. Sanki öğrenciler karşımdaymış gibi kolaylıkla ders anlatabiliyorum. Bunun yanı sıra 562 bin takipçimin olduğu Youtube kanalımın izleyiciler tarafından beğenilme oranı yüzde 98,7. Örneğin dün bir öğrencimden mail geldi. Kendisi sağlık meslek lisesini bitirmiş ve anestezi teknikeri olmuş. Sonrasında benim matematik derslerimi dinleyerek üniversite sınavına girmiş. Kendisi bu sayede tüm matematik sorularını doğru yaparak tıp fakültesini kazandığını söyledi. Böyle şeyler duymak benim için inanılmaz mutlu edici oluyor.

‘Matematiğin Güler Yüzü’ gülmüyor

HAYALİM İSTANBUL HARBİYE’DE DERS VERMEK
Ben öğretmen olduğuma değil öğretmen doğduğuma inanıyorum. Tüm çabam öğrencilerimin evine ücretsiz bir şekilde girerek onlara faydalı olabilmek. Eğitimlerimi izleyen öğretmenler de var. Onlar da ders konularını anlatırken neler yaptığıma dikkat ettiklerini ve derslerinde uyguladıklarını söylüyorlar. Böylelikle sadece öğrencilere değil öğretmenlere de katkı sağlayabiliyorum. Bu da motive eden bir durum.  Hayallerimden biri İstanbul Harbiye  Açık Hava Tiyatrosu’nda 4 bin kişiye matematik anlatmak. Üniversite sınavına 1 ay kala öğrencilerle orada buluşmak ve öğrencileri matematiğe doyurmak istiyorum.

Haberin Devamı

BİR ÖĞRETİM STRATEJİSİ OLABİLİR
Prof. Dr. Coşkun Bayrak, Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Yönetimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi: “Biz normalde öğretmenlere esnek bir yaklaşım öneriyoruz. Ama öğretmenlerin bulunduğu duruma, dikkat çekmeleri gereken anlara ve öğrencilere göre değişen bir şey bu. Ders anlatırken bağırılmasını çok önermiyoruz ama sesin bazı yerlerde alçaltılıp bazı yerlerde yükseltilmesini öneriyoruz. Ama bu yöntemlerin etkili olup olmadığı sınıftaki çocuklara bağlıdır. En nihayetinde sesin yükseltilmesi öğrencilerin dikkatini çekmek için uygulanan bir strateji olabiliyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken öğrencinin korku yaşamaması gerektiği. Öğrenim sırasında hafif bir kaygı olmalı ancak korku olmamalı.”

 

BAKMADAN GEÇME!