Manşetle şehidini arayan anne

Güncelleme Tarihi:

Manşetle şehidini arayan anne
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 22, 2013 01:43

Ermeni terör örgütü ASALA’nın 30 yıl önce Kapalıçarşı’ya düzenlediği saldırıda ölen Murat Alptekin’in (14) annesi Zuhal Alptekin, elinde dönemin gazeteleriyle şehidine ait belge arıyor.

Haberin Devamı

2012’de yürürlüğe giren, terör olaylarında ölen sivilleri de şehit sayarak mağdur olan yakınlarına çeşitli haklar tanıyan kanundan yararlanmak isteyen Zuhal Alptekin, şunları anlattı:

NE BASKIN OLMUŞ NE OĞLUM YAŞAMIŞ

“Yasa çıktıktan sonra kardeşim Beyazıt Karakolu’na gitti ama polisler 1 ay uğraşmasına rağmen dosyayı bulamadılar. Ben Vatan Caddesi’nde bulunan Emniyet Müdürlüğü’ndeki Terörle Mücadele’ye gittim. Oradaki müdür sağ olsun bizimle çok ilgilendi. Olay tespit tutanağını bulabilmek için Çağlayan Adliyesi’ne gittim. Beni odadan odaya dolaştırdılar, herkes bir yere gönderdi. Arşivde aradılar ama tutanağı bulamadılar. Demek ki benim oğlum Murat Alptekin ne doğdu, ne yaşadı, ne de Kapalıçarşı’da böyle bir baskın oldu. Ne dosya, ne kayıt, hiç birşey yok. İnternette olayın tüm ayrıntıları var. Oğlumun Kozlu’daki mezarı belli. Dönemin gazeteleri elimde. Resimler var. Hatta kanlı pantolonunu bile saklıyorum hâlâ. Ama dosyalar sır olmuş. Benim şehidim nerede?”

Haberin Devamı

ACILI ANNEYE GERİDE MURAT'IN BU FOTOĞRAFLARI KALDI

MAKİNELİYLE TARADI BÖBREĞİNDEN YARALANDI

Alptekin’in yararlanmak istediği yasa, tazminat, aylık, faizsiz konut kredisi, ücretsiz seyahat, istihdam önceliği gibi haklar içeriyor. Murat Alptekin, 12 yaşındayken okulu bırakıp, Kapalıçarşı’da çalışmaya başlamıştı. Dedesi ve dayılarının deri çanta ile bujiteri dükkânlarında çalışıyordu. 16 Haziran 1983 günü ASALA saldırısında önce bomba patladı. Ardından saldırgan makineli tüfekle rast gele ateş açtı. Mermilerden biri Murat’ın böbreğine isabet etti. Ağır yaralanan Murat, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen
kurtarılamadı.

Manşetle şehidini arayan anne

ÇARŞI CEMİYETİNE DE BAŞVURMUŞTUK

Murat'ın ölümü ile bilikte çok zor günler yaşadıklarını ve ona çok bağlı olan dedesinin de bu acıya dayanamayarak iki yıl sonra vefat ettiğini anlatan Aslantaş, o dönem yaşanan olayla ilgili neler yaptıklarını da şöyle anlattı:

Haberin Devamı

"Babam o dönem çok uğraştı, Kenan Evren'e mektuplar yazdı, Çarşı cemiyetine defalarca başvurdu. Çünkü biz çok durumdaydık, eşim rahatsız olduğu için çalışamıyordu, başka çocuklarımız vardı. Ama maalesef Çarşı cemiyeti bile hiç bir şekilde yardım etmedi. Üstelik benim dedemden amcamlara kadar ailemizden birçok kişi yıllardır hep oranın esnafı ve çalışanıydı. Hatta bundan bir kaç sene önce derneğe tekrar bir yazı bile yazdım ama hiç ilgi göstermediler. Devlet yetkililerinden bile ne bir baş sağlığı oldu ne de gelen giden. Resmen sır ettiler olayı. Hatta oğlumun cenazesini kargaşa çıkmasın diye öğle namazını bile beklemeden apar topar kaldırmışlar. Namazı cenazeden sonra kılındı."

Haberin Devamı

İnternete girip Kapalıçarşı ve ASALA yazıldığında bile olayın tüm ayrıntılarıyla ortaya çıktığını söyleyen Alptekin, "Ama istediği kadar internette olsun. Oğlumun Kozlu'daki mezarı belli, o dönemdeki gazeteler elimde, kağıtları ortada. Resimler var, hatta kanlı pantolonunu bile saklıyorum hâla. Ama dosyalar sır olmuş, sanki o Kapalıçarşı baskını hiç yaşanmamış. Nasıl olmaz, nasıl bu dosyalar yok olur akıl alır gibi değil."

Kapalıçarşı baskınında Murat Alptekin’le Yusuf Alper’in ölümüne neden olan saldırgan 23 kişiyi de yaralamıştı. Terörist, el bombası atmaya çalışırken, bombanın piminin pantolonunun lastiğine takılıp patlaması ile parçalanarak yaşamını yitirmişti.

Haberin Devamı

eguler@hurriyet.com.tr

BAKMADAN GEÇME!