Lübnan protestosu

Güncelleme Tarihi:

Lübnan protestosu
Oluşturulma Tarihi: Eylül 03, 2006 17:01

Türkiye'nin dört bir yanında toplanan binlerce kişi Lübnan'a asker gönderilmesi kararını protesto etti ve Meclis'e mesaj gönderdi.

Haberin Devamı

İSTANBUL'DA ÇATIŞMA

1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle düzenlenen “Türkiye ve Ortadoğu'da Barış, Halkların Kardeşliği” mitingi polis müdahalesi ile sona erdi. Mitingde sık sık Öcalan lehine slogan atılması polis müdahalesiyle karşılaştı. Mitingi dağıtmaya çalışan polisle göstericiler arasında çatışma çıktı.

DTP, EMEP, Ezilenlerin Sosyalist Platformu, Halkların Kardeşliği İnisiyatifi, İHD, KESK İstanbul Şubeler Platformu gibi sivil toplum örgütlerinin katılımı ile gerçekleşen Çağlayan Mitingi, saat 15.00’de AKP İstanbul İl Binası önünde başladı.

Kortejlerin sık sık Kürtçe “Biji Aşti”, “Biji Biratiya Gelan”, “Biji Apo” sloganları atması ve Abdullah Öcalan posterlerinin taşınması polisin uyarısına neden olurken, miting “alanda kaos oluştuğu” gerekçesiyle sona erdirildi. Öcalan posteri taşıyan bir kişinin gözaltına alınmasıyla başlayan olaylara polis göz yaşartıcı gaz bombaları ile müdahale etti. Çıkan olaylarda 6 kişinin göz altına alındığı belirtildi.

Haberin Devamı

Çağlayan Meydanında gerçekleşecek mitingde, Kardeş Türküler grubunun sahneye çıkması bekleniyordu.

İZMİR

İzmir'in Buca İlçesi’nde İzmir Emperyalizme ve Sosyalizme Karşı Birlik Platformu üyesi bir grup, Lübnan’a Türk askeri gönderilmesini protesto için Nato Orgeneral Vecihi Akın Kışlası önünde bir basın açıklaması yaptı.

Şirinyer Tansaş Önünde toplanan İzmir Emperyalizme ve sosyalizme Karşı Birlik Platformu üyesi yaklaşık 100 kişi, ABD ve İsrail aleyhine slogan atıp ‘Katil İsrail’, ‘Her yer Filistin, hepimiz Filistinliyiz’, ‘Bu vahşete sessiz kalınmaz’, ‘İsrail vuruyor, çocuklar ölüyor’, ‘Filistin direniyor’, ‘Ortadoğu halkları yalnız değildir’, ‘Çocuklar öldürülüyor, direnmek şart’, ‘Bir halk katlediliyor’, ‘ABD bomba, füze veriyor, İsrail sivil halkı katlediyor’ yazılı pankart ve dövizlerle polis nezaretinde Nato Orgenaral Vecihi Akın Kışlası’na kadar yürüdü.Basın açıklaması yapmak için kışlaya giden 448 Sokak girişini trafiğe kapatan gruptaki bazı eylemciler, temsili olarak giydikleri kanlı kefenlerle yere yatarak, protestoda bulundu. Grup adına basın açıklamasını okuyan Yurdanur Akdemirbulut, İsrail’in uğradığı yenilginin tahammülsüzlüğü ile yeni saldırılar planladığını belirterek, “Haftalardır süren diploması trafiği sonunda, Lübnan’a asker gönderme kararı bakanlar kurulundan çıktı. Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, Türkiye’nin bölgedeki gelişmelere maç seyreder gibi seyirci kalmayacağını söyleyerek, isgal gücü olmakta ne kadar hevesli  olduklarını gösteriyor. Çiçek, bugüne kadar Türkiye’nin dünyanın 28 ülkesinde barışı koruma misyonu adı altında 10 bin askerle görev aldığını da gururla ifade ediyor. İşgal gücü olmakla yetinilmeyerek, liman ve havaalanlarının insani yardım gerekçesiyle kullanıma açılması tartışılıyor” dedi.

Haberin Devamı

‘NATO, KATLİAM ÖRGÜTÜ”

NATO’nun kurulduğu günden beri dünya halklarına kan kusturan katliam örgütü olduğunu da ileri süren Akdemirbulut, “Daha önce İtalya’nın Napoli kentinde bulunan komutanlık 2004’ten beri Vecihi Akın Kışlası’nda faliyet gösteriyor. Urla’da ve Karaburun’da kurulacağı söylenen Nato üslerine rağmen, açıklama yapan komutanlık böyle bir planları olmadığını iddia ediyor. İzmir Körfezi’nin çıkışını tutan Uzunada’da sürdürülen çeşitli faaliyetler de şehrimizde emperyalist kurumların faaliyet planlarına dair fikir vermeye yetiyor” diye konuştu.

Yangın yerine çevrilmiş, halkların dinmek bilmeyen bir vahşetle katledildiği bir Ortadoğu’da barıştan sözedilemeyeceğine dikkati çeken Akdemirbulut, 5 Eylül’de verilecek olan asker gönderme teZkeresini protesto için Ankara’da toplanacaklarını da söyledi. Basın açıklaması nedeniyle daralan yoldan geçmeye çalışan bir belediye otobüsünün görüntü alan gazetecilere ve polislere sürtünerek geçmesi de kısa süreli paniğe neden oldu. Grup açıklamının ardından, sessizce dağıldı.

Haberin Devamı

DİYARBAKIR
   
Diyarbakır'da çeşitli sivil toplum örgütleri ve sendikalar, yaptıkları açıklamada, Lübnan'a asker gönderilmesine karşı olduklarını bildirdi. Türk Sağlık-Sen Diyarbakır Şube Başkanı İhsan Yıldırım, Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Ahmet Burhan, Muharip Gaziler Derneği Başkanı Siraç Ezer, Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Başkanı Eyüp Şenol ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Diyarbakır Şube Başkanı Rıza Gül, ADD binasında ortak basın açıklaması yaptı.

ADD Diyarbakır Şube Başkanı Gül, grup adına yaptığı basın açıklamasında, 1701 sayılı Birleşmiş Milletler kararıyla ulus ve ülke çıkarları için hiçbir gerekçe ortaya konulmadan hükümetin Türk askerini Lübnan'a göndermek istediğini savundu.

Gül, emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adı altında Orta Doğu'nun ve Avrasya'nın enerji yataklarına el koymak istediğini, ulus devletleri parçalayarak etnisite devletler kurup kolayca yönetmeyi istediğini bildirdi.

Haberin Devamı

Halkların etnik, dinsel ve mezhepsel gruplara ayrıldığını, Orta Doğu ve Avrasya coğrafyasının kan gölüne çevrildiğini kaydeden Gül, “Hemen her gün şehit haberleriyle uyanan bizler, Lübnan'a asker gönderme kararının TBMM'nin saygın milletvekilleri tarafından reddedilmesini umuyor ve bekliyoruz” dedi.
   
KAYSERİ
   
Kayseri'de bir sendikanın düzenlediği ankete katılanların yüzde 99.3'ü, Türk askerinin Lübnan'a gönderilmesine karşı çıktı.Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube'nin dün başlattığı “Türk Askeri Lübnan'a Gitmeli mi?” anketi, bugün sona erdi. Cumhuriyet Meydanı'nda kurulan stantta, Türk askerinin Lübnan'a gitmesini isteyen vatandaşlar beyaz renkli kağıdı, üzerinde “Evet” yazan kutuya, buna karşı çıkanlar ise yeşil renklik kağıdı “Hayır” yazılı kutuya attılar.Basın mensuplarının önünde açılan “Evet” kutusundan 27, “Hayır” kutusundan ise 4 bin 123 oy çıktı.

Haberin Devamı

Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, anketle ilgili yaptığı değerlendirmede, AK Parti hükümetinin, Lübnan'a asker gönderilmesi konusunu kamuoyuna sormaya “cesaret edemediğini” öne sürdü.

Anketi hükümeti aydınlatmak için düzenlediklerini belirten Öztürk, şunları söyledi: “35 gün boyunca Lübnan yıkıldı, yakıldı. O zaman neredeydiniz? Şimdi İsrailli inşaat şirketlerini korumak için mi gideceksiniz? Anket sonuçlarını gördünüz. Halkımızın yüzde 99.3'ü, askerimizin Lübnan'a gitmesini istemiyor.”

BAYKAL: AKP SIYRILMAK İSTİYOR

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Lübnan'da dinler savaşı yaşandığını” belirterek, “Biz böyle bir savaşta taraf olmayı çok sakıncalı buluyoruz” dedi. CHP'den yapılan yazılı açıklamada, Baykal'ın CNN Türk'te yayınlanan bir programda konuya ilişkin görüşlerini dile getirdiği belirtildi. Açıklamaya göre, Baykal, Lübnan'a asker gönderme tezkeresi konusundaki görüşlerini açıklarken, tezkerenin görüşüleceği salı günü CHP'nin tüm milletvekillerinin tam kadro Mecliste bulunacağını ve görevlerini yapacaklarını ifade ederek, “Milletvekillerimize hastalanmak yasak.

Hiçbir mazeret olamaz. Biz görevimizi yapacağız” dedi.Baykal, şunları söyledi: “Hükümetin Lübnan'a asker gönderme tezkeresi, muhalefetin 'çatışma olacak' görüşünün haklılığının itirafıdır. Biz kamuoyunu çatışma ihtimaline dikkat çekiyor ve karşı çıkıyorduk.

Hükümet ise 'hayır çatışma yok' diyordu. BM'nin angajman kuralları gösterdi ki, çatışma kaçınılmaz. Çatışmanın amacı, hedefi ise Hizbullah'ın tasfiyesidir. Bu tasfiyeyi yapması gereken Lübnan ordusu yapamadı. BM, bu orduya eşdeğer bir gücü bu nedenle gönderiyor. Angajman kuralları da bunun kanıtı. Süngü dahil her türlü silah, yani çatışma olacak. Bu netleştiği için AKP hükümeti bundan sıyrılmak istiyor, bu nedenle çaba harcıyor. Kara birliği göndermekten vazgeçilmesi de bu nedenledir.”
   
“SAVAŞIN SONUNDA İRAN KRİZİ VAR”
   
Baykal, Lübnan'da bir dinler savaşı yaşandığını vurgulayarak, “Biz böyle bir savaşta taraf olmayı çok sakıncalı buluyoruz” dedi.Bu savaşın önünde ve arkasında ne bulunduğuna bakmak gerektiğini vurgulayan Baykal, “Lübnan'daki savaşın önünde Filistin sorunu, ortasında Lübnan'daki çatışma, sonunda ise İran krizi durmaktadır. Filistin sorunu çözülmeden bölgede, Lübnan'da çatışmalar durmaz” diye konuştu.
   
BAHÇELİ:  İKTİDAR BU VEBALIN ALTINDA KALIR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye'nin birinci gündemini Lübnan'a asker göndermek şeklinde düşünen bir siyasi iktidarın bu vebalin altından kalkması mümkün değildir” dedi.Eski İçişleri Bakanı Meral Akşener'in yeğeni Hilal Gürer'in nikah törenine katılmak üzere Kocaeli'ne gelen Devlet Bahçeli, parti il merkezinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.Bahçeli, bir gazetecinin, Lübnan'a asker gönderilmesi konusundaki görüşlerini sorması üzerine Türkiye'nin birinci gündeminin artarak devam eden bölücü terör faaliyetleri olması gerektiğini belirtti.

Şehitlerin sayısının artarak bugünlere gelindiğini ifade eden Bahçeli, “O bakımdan AK Parti yönetimi büyük şehirlerimizdeki asayişsizliğin giderilmesine, ona paralel olarak da bölücü faaliyetlere son verilmesi noktasında hassasiyetini, kararlılığını ortaya koymalıdır. Lübnan'ı bundan sonra düşünmesi gerekir” diye konuştu.

“Türkiye'nin birinci gündemini Lübnan'a asker göndermek şeklinde düşünen bir siyasi iktidarın bu vebalın altından kalkması mümkün değildir” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Biz inanıyoruz ki AK Parti'nin değerli milletvekilleri en az bizler kadar ülkemizi seven, milli meselelerde hassasiyeti olan insanlardır. Meclis, bu büyük oyunu bozabilecek bir iradeyi ortaya koyacak ve Türkiye'nin istikrar içinde kalkınan bir ülke konumunu sürdürmesine yüksek katkı sağlamış olacaklardır.”

AĞAR: ÇOCUK OYUNCAĞINA DÖNDÜ

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Lübnan'a asker gönderilmesiyle ilgili ‘Oradaki herhangi bir grubun silahsızlandırılması istenirse askerimizi geri çekeriz’ açıklamasını eleştirdi. Ağar, “Sen demek ki gerekli görüşmeyi yapmamış, şartlarını ortaya koyamamışsın. Çocuk oyuncağı gibi her dakika orada gelişen şartlara göre hareket edeceğine, başlangıçta koyarsın bu şartları” diye konuştu.

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, 654'ncü Tarihi Yeşilyayla Yağlı Güreşleri'ni izlemek için Antalya'ya geldi. Ağar, Elmalı İlçesi'nde yapılan güreşlere geçmeden önce kent girişindeki Kepez Keptur Tesisleri'nde mahalle muhtarlarıyla birlikte kahvaltı yaptı. Kahvaltı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Mehmet Ağar, Lübnan’a asker gönderilmesiyle ilgili sorular üzerine, “Uzman arkadaşlar gerekli belgeleri inceliyor. Başkanlık divanı ve partililerin de olacağı geniş katılımlı toplantıyla uzmanlarımızın incelediği rapor üzerine bir karar vereceğiz” dedi.

Türkiye'nin asker gönderme işini çeşitli defalarca yaptığını kaydeden DYP Lideri, şunları söyledi: “Kore’den bu yana onlarca defa yaptı. Bu boyutlarda geliştiğini hiç görmedik. Bunun tek sebebi var, bu hükümetin halka veremediği güven. Toplumun büyük bir kesiminin bu hükümete hiçbir güveni kalmamıştır. Bu konuyu meclise halka anlatmakla sorumlu olan başbakan, bu ülkeyi parçalara ayırmıştır. Ne konuştuğunu bilmeksizin ülkeyi ‘hain olanlar, olmayanlar’ diye parçalara ayırmıştır. Televizyonda milletin gözünün içene baka baka söylediklerini, başbakanın düzeltme memuru, sözcüsü düzeltmek zorunda kalmaktadır. Bunun bir risk olduğunu ifade etmektedir.

Başbakan ne risk almıştır. Güneydoğu meselesinde mi, üniversitelerdeki reform meselesinde mi, başörtüsünde mi, demokratikleşmede mi risk aldı. Uluslararası paylaşılmış riski, risk diye bize anlatmaktadır. Bunların hiçbirinin kabul gören bir tarafı yoktur. Bizim meseleyi değerlendirirken baktığımız yer, Türkiye’nin geleceğidir. Bu hükümetin geleceği değildir. Bu hükümetin bir geleceği olmadığını herkes görüyor. Ama Türkiye’nin geleceği bizim için önemlidir. Bir yandan da sıfırla teslim aldıkları terördeki büyük artış, toplumda büyük üzüntü yaratmaktadır. Bu nedenle bu hükümetin getirdiği hiçbir teklife biz de sıcak bakmamaktayız. Türkiye’nin geleceği açısından, çok önemli konular toplumda sağlıklı bir şekilde tartışılamamaktadır. İfrat ve tefritin arasında kaybolmaktadır.”

“ŞARTLARI BAŞLANGIÇTA KOYARSIN”

Başbakan Erdoğan'ın, Lübnan'a asker gönderilmesiyle ilgili ‘Bizden, oradaki herhangi bir grubun silahsızlandırılması istenirse askerimizi geri çekeriz’ açıklamasını eleştiren Ağar, “Sen demek ki gerekli görüşmeyi yapmamışsın. Gerekli şartlarını ortaya koyamamışsın. Çocuk oyuncağı gibi her dakika orada gelişen şartlara göre hareket edeceğine, başlangıçta koyarsın bu şartları” diye konuştu.

SEZER: KAVGASININ ORTASINA GÖNDERİLMEYE ÇALIŞILIYOR

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Türk askerinin, enerji kaynakları paylaşımı kavgasının ortasına gönderilmeye çalışıldığını ileri sürerek, “Bu konuda millete kulak verilmeden atılacak adım, Türkiye'nin geleceğini ipotek altına almak olur” dedi.

Sezer, Hüseyin Gazi Vakfı ve Derneğince Hüseyin Gazi Türbesi'nin bulunduğu tepede düzenlenen “9. Geleneksel Hüseyin Gazi Kültür Şenliği”ne katıldı. Sezer, konuşmasında Türk askerinin Lübnan'a gönderilmesi konusuna da değinerek, “Mehmetçiğimiz, enerji kaynakları paylaşımı kavgasının ortasına gönderilmeye çalışılıyor. Bu konuda millete kulak verilmeden atılacak adım, Türkiye'nin geleceğini ipotek altına almak olur.  Sayın Başbakan, sen de bunun altında kalırsın” diye konuştu.

YAZICIOĞLU: VEKİLLERİ VİCDANLARINI DİNLEMEYE ÇAĞIRIYORUM
   
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, “TBMM'de salı günü yapılacak tezkere oylamasında milletvekillerini uyanık olmaya, ayrıntılar içindeki ince diplomatik vicdanı anlamaya, vicdanlarını dinlemeye çağırıyorum” dedi.

BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu, bugün, Telafer'deki Türkmen katliamının yıldönümü olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: “Telafer'de Türkmen katliamı yapılırken Türk Silahlı Kuvvetleri yerinden oynatılmayacak, şimdi İsrail 'Aman gelin' diyecek, koşup gideceğiz. Biz yangın söndüren itfaiye miyiz, İsrail'in savunma kalkanı mıyız? Gidilecekse şartlar farklı oluşturulmalı. Ama bu iktidar ne devletin kurumlarıyla diyalog kuruyor ne siyasi partilerle bilgileri paylaşıyor. Bir yerden 'gel' denilince 'Emret komutanım' deyip arkasından koşturuyor. Bundan dolayı kaygılıyız, bu acelecilikten kaygılıyız.”
   
TBMM'de salı günü yapılacak tezkere oylamasında milletvekillerini uyanık olmaya, ayrıntılar içindeki ince diplomatik vicdanı anlamaya, vicdanlarını dinlemeye çağırıyorum. Tarihi ve kültürel mirasımız olduğu bu coğrafyada, yanlış adım atılmaması için daha milli bir tavır koymalarını bekliyorum.” Yazıcıoğlu, hükümetin ekonomi politikasını da eleştirerek, kamu çalışanlarının, işçinin, esnaf ve çiftçinin mağdur edildiğini söyledi.

AYGÜN: ÖNCE ÇOCUKLARINI GÖNDERSİNLER

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, hükümetin Lübnan'a asker gönderme konusundaki tavrını eleştirerek, “Oradan şehitler geldiğinde, sayın Dışişleri Bakanı ve Başbakan cenaze törenlerine katılabilecekler mi? O cesareti gösterebilecekler mi? Eğer çok arzu ediyorlarsa örnek olsun diye önce kendi çocuklarını yollasınlar” dedi. Aygün, Lübnan'a insani yardım gönderilecekse bunun asker ile değil Kızılay ile yapılmasını önerdi.

ATO Başkanı Aygün, Antalya'nın Kemer İlçesi'ne gelerek, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Bolat Ünsal'ı ziyaret etti. Kemer esnafının sorunlarını dinleyen Aygün, Lübnan'a asker gönderme konusuna ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Sinan Aygün, “Lübnan’a askerin gitmesi ile bir insani yardımın iletileceği söyleniyorsa o zaman askerimiz gitmesin, Kızılay gitsin. İnsani yardım deyince akla Kızılay gelir, asker değil. Neden silahlı gidiliyor? Bu duruma karşılık da sayın Dışişleri Bakanımız ‘Kendilerini savunmak ihtiyacı için silah kullanabilirler’ diyor. Bu doğru bir yaklaşım değil” diye konuştu. Aygün şöyle devam etti:

“Lübnan'a asker giderse, oradan şehitler geldiğinde sayın Dışişleri Bakanı ve Başbakan cenaze törenlerine katılabilecekler mi? O cesareti gösterebilecekler mi? Eğer çok arzu ediyorlarsa örnek olsun diye önce kendi çocuklarını yollasınlar. Bakanların, milletvekillerinin çocukları var, onlar da gitsin. Yine Lübnan’a Anadolu’dan çocuklar gidecek. Orada ne olacağını bilmeden meçhule doğru gidecekler. Ama illa ki gidilecek bir yer arıyorlarsa, Kandil Dağı var, Kuzey Irak var. Bunu çok iyi ayrıştırmak lazım. Türkiye’nin oradaki asli görevi nedir? Gidilmesi gereken bir yer varsa orası Kuzey Irak’tır. ABD, Kuzey Irak’a girmemize müsaade etmiyor. Sayın Başbakan ise, ‘Büyük bir devlet olduğumuzu göstermektir Lübnan'a gitmek’ diyor. Çin ve Rusya asker göndermiyor. Onlar büyük devlet değiller mi? Bu bir kandırmacadır.”

CUMHURBAŞKANI VATAN HAİNİ Mİ?

Başbakan Erdoğan'ın, ‘Lübnan'a asker göndermeyelim’ diyenleri ihanetle suçladığını anlatan ATO Başkanı Aygün, “O zaman sayın Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanını, anamuhalefet partisi liderini (Deniz Baykal), muhalefet partisi liderini (Mehmet Ağar) vatana ihanet etmekle suçlamış oluyor. Bu kabul edilebilir gibi değil. Başbakanın bu sözünü düzeltmesi gerekiyor” diye konuştu.

Sinan Aygün, tüm milletvekillerinin Lübnan'a asker gönderme konusuna ‘hayır’ demesi gerektiğini savunurken, “Lübnan kim? Lübnan, Türklerin Ermenilere soykırım yaptığını tanıyan altıncı ülke. Hem ‘Türk halkı Ermenileri kesmiştir’ diye karar alacaksın, biz de gidip onları korumak için karar alacağız. Çok büyük çelişkiler var. Çok yanlış. Lübnan’dan önce Kuzey Irak’a asker gönderilsin. Lübnan’a asker göndermek, ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi'ne çanak tutmaktan başka birşey değildir. Önce Çin, Rusya ve ABD askerini yollasın bakalım, yolluyorlar mı? Oradan gelen her cenazenin altında bu tezkereye evet diyenler kalır” dedi.

ZENGİN TURİST İÇİN KUMARHANE

Turizm konusunda da değerlendirmelerde bulunan Aygün, fakir turistlerin Türkiye'yi tercih ettiğini savundu. “Patronlar İspanya'ya, çalışanları da Türkiye'ye geliyor” diyen Aygün, birinci sınıf turistleri çekebilmek için kumarhanelerin yeniden açılması gerektiğini kaydetti. Aygün, “Ancak, bu hükümet turizmde bu tür radikal kararlar alamaz. Ben hükümetin turizme çok sıcak baktığına inanmıyorum” diye konuştu.

BİLAL GİDERSE BİZ DE GİDERİZ

Türk Eğitim Sen Kayseri 2 Nolu Şubesi, Lübnan’a asker gönderilip gönderilmesi konusunda kamuoyu yoklaması yaptı. 4 bin 150 kişinin oy kullandığı kamuoyu yoklamasından 4 bin 127 ‘hayır’ oyu çıktı. Sandıktan çıkan ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın oğlu kastedilerek, ‘Bilal giderse biz de evlatlarımızı seve seve göndeririz’ yazılı, isimsiz ve imzasız bir kağıt ise ilgi çekti.

Cumhuriyet Meydanı Meydan Parkı girişinde açılan standda, kartondan yapılmış ‘Evet’ ve ‘Hayır’ sandıkları sendika yöneticileri tarafından açıldı. Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, “Ankete 4 bin 150 kişi katıldı. 23 kişi Lübnan’a asker gönderilmesini isteyen ‘Evet’ sandığına oy attı. Diğer 4 bin 127 kişi ise, hükümetin asker gönderme kararına onaylamıyor. Bu rakamları orana vurduğumuzda halkın yüzde 99.3’ü Lübnan’a asker gönderilmemesini istiyor. ‘Hükümet belki halka soramamıştır‘ düşüncesiyle biz halka sorduk. Çıkan sonuç ortada. Lübnan yaklaşık bir ay bombalanırken neredeydiniz, sesiniz niye çıkmadı?” dedi.

Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, Lübnan’a yardım amacıyla para da gönderilmemesini istedi. Öztürk, “Lübnan’ı inşa edecek firmalar yine İsrail’indir. İsrail hem bombalarken kazandı, hem de yaparken kazanıyor” diye konuştu. Öztürk, kamuoyu araştırma sonucunu TBMM’ye ve Kayseri milletvekillerine göndereceklerini de kaydetti.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!