Kızımın çığlıkları kulaklarımda çınlıyor

Güncelleme Tarihi:

Kızımın çığlıkları kulaklarımda çınlıyor
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 13, 2000 00:00

Haberin Devamı

Marmara Depremi'nde enkaz altında iki evladının ölümünü çaresizce seyreden ve enkazdan 20 saat sonra kurtarılan 48 yaşındaki Şahlı Vurkıroğlu, vicdan azabı çektiğini ve iki çocuğunun da zamanında yardım gelmediği için öldüğünü söyledi. Şahlı Vurkıroğlu, ‘‘Kızımın haykırışlarını unutamıyorum’’ diye konuştu.

Kocaeli'nin Derince İlçesi'nde oturan Vurkıroğlu ailesini deprem, 2 ay önce satın aldıkları dairede yakaladı. İki evladının ölümünü çaresizlikle seyrettiğini belirten 5 çocuk annesi Şahlı Vurkıroğlu, enkaz altında geçirdiği saatleri gözyaşları arasında şöyle anlattı:

İÇİNE DOĞMUŞ

‘‘Deprem gecesi içimde büyük bir sıkıntı vardı. Uyku tutmuyordu. Yatmadan önce 5 yaşındaki kızım Ayşe yanıma yatarak 'Anne bana söz ver. Beni her kötülükten korursun değil mi? Beni hiç bırakmayacaksın değil mi?' diye anlamsızca ağlıyordu. Başımıza gelecek felaket sanki içine doğmuş yavrumun. Uykuya daldığımız sırada o korkunç sallantıyla birlikte binanın çökmesi de bir oldu. Kızım yanıbaşımda yattığı halde bizi çöken duvar ayırmıştı. Aramızda duvar vardı, ama kızımı rahatlıkla görebiliyordum. Sürekli 'Hani beni hiç bırakmayacaktın. Ne olur kurtar beni anneciğim' diye ağlıyordu...

ELVEDA ANNE

‘‘Diğer odada yatan 25 yaşındaki oğlum Atakan ile de sürekli konuşuyorduk. Saatler geçmek bilmedi ve oğlum 'Anne hakkını helal et. Artık nefes alamıyorum' dedikten sonra ondan bir daha cevap alamadım. Kızımın sadece elini tutabiliyordum. Kendim için değil, sadece kızım için, bir gün ışığı istiyordum. Dışardaki insanlardan yardım istiyorduk, ama bizi duymuyorlardı. Çırpına çırpına yavrum gözlerimin önünde son nefesini verdi. Bana ağlayarak yakarışı hálá kulaklarımda çınlıyor. Hangi can buna dayanır. Ben bu acıyla nasıl yaşayacağım. Vicdan azabı çekiyorum. Kurtaramadım evlatlarımı. 20 saat sonra bizi kurtarmaya geldiklerinde ise enkaz altından çıkmak istemedim.’’

HASTANEDE 4 AY

Eşi Şahlı ile birlikte enkaz altından çıktıktan sonra Çapa Tıp Fakültesi'nde 4 ay tedavi gördüklerini belirten Celal Vurkıroğlu, ‘‘Başıma kolon düştüğü için iki kez beyin ameliyatı geçirdim. Eşim Şahlı'nın da beli kırıldığı için 4 ay hastanede tedavi gördük’’ dedi. Hastaneden çıktıktan sonra İzmit'te fuar içindeki çadırkentte kalmaya başladıklarını belirten Şahlı Vurkıroğlu, daha sonra Uluslararası Nakliyatçılar Derneği'nin yapmış olduğu prefabrik konutlara geçtiklerini ve biraz olsun rahatladıklarını belirtti. Celal Vurkıroğlu, ‘‘Ama bunlara rağmen geceleri hálá uyuyamıyorum’’ diye sözlerini tamamladı.

Bir gün mimar olacağım

Marmara Depremi'nde Adapazarı'nda 5 katlı apartmanın enkazı altında sağ bacağını kaybeden 14 yaşındaki Özge Çakır, depremin izlerine rağmen yarına umutla bakıyor. Deprem gecesi dayısının evinde bulunan Özge Çakır, korkunç sallantı sonrası yıkılan apartmanın enkazında 17 saat kaldı. Enkaz altında kalan küçük Özge'ye umut veren tek şey, karanlıkta açılan küçük bir pencereden babasının elini tuttuğu anlardı. Ankara Numune Hastanesi'ne kaldırıldı. Ameliyatla sağ bacağı kesilen Özge, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in girişimiyle protez bacağa kavuştu. Özge Çakır, doktorların ‘‘4 ay sonra yürümeyi başarır’’ demesine rağmen azmiyle bir ay içinde yürüdü. Deprem sonrası sınıfını başarıyla geçerek bilgisayar kursunu da bitiren Özge, hayali olan mimarlık için de elinden gelen gayreti göstereceğini belirtti ve ‘‘Bir gün buraya mimar olarak döneceğim’’ dedi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!