Kanser tedavisinde yeni yöntem

Güncelleme Tarihi:

Kanser tedavisinde yeni yöntem
Oluşturulma Tarihi: Haziran 27, 2006 10:41

Londra Üniversitesi Imperial College moleküler ve hücre biyolojisi bölümü kanser biyolojisi uzmanı Prof. Dr. Mustafa Camgöz, vücuda yerleştirilecek antikorla kanserli hücreleri yok edecek tedavi yöntemi üzerinde çalıştıklarını bildirdi.

Camgöz, “Vücuda bir antikor koyacağız ve bu sadece metastas yapacak meme kanserini tanıyacak. Başka hiçbir yere dokunmayacak. O hedefe gidince bomba gibi patlatacağız” dedi.

Camgöz, kanser tedavisinde geliştirilen yeni tedavi yöntemiyle ilgili bilgi verdi.

Üniversitede, başkanlığında 14 kişilik ekiple yürüttükleri çalışmada agresif, (metastas yapan-yayılan) kanser hücrelerinde elektrik sinyalleri bulunup bulunmadığını araştırdıklarını söyledi. Camgöz, metastas yapan kanser hücrelerinin, sodyum kanallarıyla ilişkili, çoğu zaman sinir hücrelerinde görülen aktiviteleri geliştiren genleri çok yüksek seviyede bulundurduğunu gördüklerini belirtti.

Kanser hücresinin henüz bilinmeyen sebeplerle bu geni, bu genin proteinini ve o proteininin sinyalini yüksek seviyede ortaya çıkardığını belirten Camgöz, bunun sonucunda hücrenin hiperaktif bir şekle girdiğini ve kontrolden çıkarak metastas yapmaya başladığını söyledi. Yaptıkları çalışmada önce bu proteini sonra da geni araştırdıklarını anlatan Camgöz, bu sinyalleri embriyonik bir genin geliştirdiğini tespit ettiklerini söyledi.

Tümördeki genin embriyonik özellik taşımasının kolaylıkla hedeflenebilir olması sonucunu doğurduğunu belirten Camgöz, bunun meme kanserinin tedavisinde kullanılabileceğini belirtti. Camgöz, şöyle konuştu:

“Kanserde sodyum kanalının embriyonik formda yüksek seviyede yaratıldığını gördük. Bu genin yarattığı protein ve proteinin yarattığı sinyalin de hücreleri hiperaktif forma geçirdiğini tespit ettik. Bu sinyaller de metastası hızlandırıyor. Bu gen ile klinikte çok şey yapabiliriz, iyi bir teşhis ve tedavi metodu mümkün. Çünkü bu gen kanser ve metastasın gelişmesinde çok etkin.”

Kanserde erken teşhisin önemini işaret eden Camgöz, bu genin çok erken tespit edilebilmesi nedeni ile kanserin metastas yapıp yapmayacağının belirlenebileceğini, böylece kanserin tedavi şansının yükseltilebileceğini ifade etti.
Kanserin teşhisinden çok tedavisine önem verildiğini kaydeden Camgöz, ancak son 50 yıldır kanser tedavisinde büyük bir ilerleme olmadığını söyledi. Geliştirilen buluşun kanser tedavisinde kullanılması üzerinde çalıştıklarını belirten Camgöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kanser genini ve onun proteinini antikor ile 'magic bullet' dediğimiz sihirli mermi ile hedefleyebiliriz. Bunun için de bir antikoru geliştirmek üzereyiz. Vücuda bir antikor koyacağız ve bu sadece metastas yapacak meme kanserini tanıyacak ve başka hiçbir yere dokunmayacak. O hedefe gidince bir bomba gibi onu patlatacağız. Bu çok muazzam bir şey olacak.

Çünkü antikorların kemoterapi, radyoterapi gibi yan etkileri olmayacak. Bu antikoru vücudun çeşitli noktalarında denedik sadece meme tümörünü yok ediyor. Henüz kana vermiş değiliz. O en son aşama.”
Halen bununla ilgili hayvan deneylerinin yapıldığını belirten Camgöz, insan üzerindeki denemelerin ardından ilacın 5 yıl içinde kullanılabileceğini söyledi.

KANSER AŞISI

Bu embriyonik proteinin vücutta olmasının antijenik bir tesiri olabileceğini kaydeden Camgöz, “Vücut, bu protein çok değişik bir yapıda olduğu için buna karşı bir antikor yapabilir. Bu yolla bir aşı geliştirilebilir. Yani bu proteini aşı şeklinde vereceğiz vücut onu yabancı bir madde olarak tanıyacak kendi antikorunu üretecek.

Bu antikor etrafa tesir yapmayacak, tanıdığı tek şey tümör olacak. Bir gün tümör gelişmeye başlarsa onu hemen yok edecek” dedi.
Camgöz, bilim dünyasının bu konular üzerinde yoğun olarak çalıştığını anlattı.

KANSER KRONİK BİR HASTALIK GİBİ OLABİLİR-

Camgöz, kanserin tedavi edilemediğini ancak kronik bir hastalık gibi sürmesinin mümkün olduğunu söyledi.
Bu hastalıkla insanların tıpkı astım veya şeker gibi yaşamlarını sürdürebilmelerinin mümkün hale getirilebileceğini kaydeden Camgöz, bunun en etkin yolunun kanser hastalarının beslenme şekillerini değiştirmesinden geçtiğini belirtti.

Kanser hastalarının sıhhatli bir yaşam tarzı sürdürerek ve beslenmelerine özen göstererek yaşamlarını sürdürebileceklerini anlatan Camgöz, bu yapılırken yeni geliştirilen ilaçların kullanılmasının da önemli olduğuna dikkati çekti. Camgöz, “Tümör ilerlemiyorsa bir hayati tehlikesi yoktur. Yani kanserden ölmeyeceksiniz ama kanserle öleceksiniz” dedi.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!