İzmir’in yatırımları siyasilere kalırsa!

Güncelleme Tarihi:

İzmir’in yatırımları siyasilere kalırsa
Oluşturulma Tarihi: Ekim 05, 2000 00:00

Deniz SİPAHİİZMİR Valisi Alaaddin Yüksel, güzel bir başlangıç yaptı; kenti yönetenleri biraraya getirdi.Üç bakan, 13 milletvekili, başkanlar, bürokratlar kafa kafaya verip yatırım fakiri İzmir'i nasıl kurtarabileceklerini tartıştılar.Son üç yılın rakamları aslında gerçekleri ortaya koyuyor.1998'de 600 milyon dolar olan yatırım ödeneği, 1999 yılında 538.3 milyon dolara, 2000 yılında ise 420.5 milyon dolara gerilemiş.Yani 1998'e göre yüzde 30'luk, 1999'a göre de yüzde 22'lik bir azalma söz konusu.Bu negatif süreç 2001 yılında da devam edeceğe benziyor.Kentin sorunları aslında birçok platformda konuşuluyor, tartışılıyor.Ama çıkan sonuca, getirilen çözüm önerilerine bakmak gerekiyor.Yatırımlarla ilgili ödenek taleplerini Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu düşünceli, biraz da sıkıntılı dinlediler.Aslında hep bir engel var.Ya enflasyon, ya terör, ya da öncelikli yatırımlar...Biraz popülizm, kaçaklar, kayıplar, kara delikler...Ve bahaneler...Anahtar Ankara'da ise olmuyor; olduğunda da bir anlamı kalmıyor.*PEKİ ne yapmalı?Bize göre birkaç yolu bulunuyor.Öncelikle gerçekçi, kentin gelişim sürecine katkı koyacak projeler geliştirip zaman kaybetmeden uygulamamız gerekiyor.Siyasilere bağımlı kalmadan, dış kaynaklı ya da yerli konsorsiyumların içinde yer aldığı dev yatırımlardan bahsediyorum.Bunu yaparken de elbette kamuoyunun ikna edilmesi şart.Aksi takdirde başladığınız bir yatırımı mahkemeye gidip gelmekten bitirme şansınız hemen hemen hiç yok.Belki de en doğrusu bir işadamının İzmir'i sadece oturduğu bir yer olarak görmesi.Çalıştığı yer olarak da Türkiye ve dünyayı kabul etmesi.*YANİ yeni bir işadamı profili çiziyorum.Lobicilik çalışmalarını İstanbul ve Ankara karşışında treni kaçırmanın psikolojik saplantısı olarak görmeyen bir dünya görüşünden...Babalarından kalan yerel şirketleri, dünya şirketi yapma gayreti içinde olan hedeflerden...Mevcudu korumanın dışına çıkarak girişimci ruhuyla çevresini teşvik edecek genç beyinlerden...Yalnızca almayı değil artık vermeyi de bilen bir patron kimliğinden bahsediyorum.*TÜRKİYE bugün geldiği noktaya özel sektörü sayesinde geldi.Hem de bu siyasi ortama, bu siyasetçilere rağmen...Toplantının sonucuna göre ‘‘İzmir'e umut yok’’, bu ödeneklerle yarım kalan yatırımların tamamlanması için yıllar gerekiyor.Herkes biliyor ki...İzmir'in elindeki potansiyel iyi değerlendirilemiyor, iyi anlatılamıyor.Bunu da başkalarının yapmasını beklemeyelim.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!