İstanbul'u Dinliyorum

Güncelleme Tarihi:

İstanbulu Dinliyorum
Oluşturulma Tarihi: Aralık 07, 1999 00:00

Nilgün GEDİKOĞLU
Haberin Devamı

YÖNETENLERİN DİKKATİNE

Kaçak katlar sokağı

ŞEHREMİNİ

Ağustos depreminin üzerinden 3.5 ay geçti. Deprem konusunda kitleler halinde az ya da çok, bilgi sahibi olduk. Ama görünen o ki, bilinç sahibi olamamışız.

Konu tabii ki kaçak kat. Binalara kaçak kat yapılmasının, hele eski binalara ek kat çıkılmasının özellikle depremin etkileri açısından ne kadar tehlikeli olduğunu artık çocuklar bile biliyor. Peki neden hala kaçak katların yapımı sürüyor? Neden böylesine hayati bir mesele, basitçe bir yasal-yasal değil tartışması çerçevesinde ele alınıyor. Yani, sağduyu ve mantık gereği yaşanan bunca şeyden sonra kimsenin, kaçak kat konusunda değil ısrarcı olmak, neredeyse kaçak katın yanından geçmemesi beklenirdi. Yanılıyor muyum?

Bize gelen telefon, faks ve e-mailler'de kaçak kata itiraz eden, şikayette bulunan herkes, şaşkınlık ve isyanı aynı anda yaşıyor. nasıl olur da hala...

Ama var. Hala kaçak kat yapmada ısrar edenler, mühür kıranlar... Sorun, birilerinin kafasında hukuki bir inatlaşmadan öteye gidemiyor. Bu zihinler, sağduyu, mantık ve etik açıdan ‘‘kaçağı’’ olan bu zihinler, ne bilim, ne yasa tanıyor. Diyelim ki, bu birilerine deprem bilgisi, bilinci, ağır gelmiş. (Yasaların hafif geldiği ise muhakkak). Ama yaşanılan depremin, deprem korkusunun nasıl hiç etkili olmadığını anlamak mümkün değil. En basit zihinlere sahip canlılar bile korku kaynağından uzaklaşmaya yönelik davranışlar sergiler. Ne var ki ‘‘ille de kaçak’’ kat diye tutturanlarda bundan eser yok.

Bazen düşünüyorum. Diyelim ki uzaydan birileri dünyalıları tanımak için, hani o bilim kurgu filmlerindeki gibi, ‘‘yaşam formunu tanımlamak’’ için tesadüfen bu mühür kırıcılardan birine odaklansa, sonuç şöyle belirecek: ‘‘Yaşam biçimi olarak karmaşık, ileri, ama zihin düzeyi olarak basit ve geri.’’ Böylesi bir zihniyet başka tanımı hak ediyor mu?

İşte aylardır önü alınamayan, Şehremini, Ereğli Mahallesi, Masura Sokak'tan kaçak kat manzaraları. 7. ve 9. No'lu apartmanlarda kaçak kat yapımı. 18 No'lu apartmanda ise catı katının tam kata dönüştürülmesi sözkonusu.

BELEDİYELERİN YANITINI BEKLİYORUZ

Köpeklerle alıp veremediğiniz ne?

BEYOĞLU

Cihangirli hayvanseverler hayli rahatsız. Aldığımız telefon ve fakslarda köpeklerle ilgili ehdişelerini dile getiriyorlar.

Cihangir Kumru Sokak'ta zehirlenen köpeklerle bir ilginiz var mı?

Şimdi aynı sokakta yeni yeni türeyen köpekler konusunda ne yapmayı düşünüyorsunuz? Bunlar da zehirlenip can çekişerek itlaf mı edilecek, yoksa düşündüğünüz başka bir çözüm var mı?

Siz otursanız ne yapardınız?

BÜYÜKŞEHİR

Evinize eşya taşımak ya da alışverişten dönüşte arabanızı parketmek için kapınızın önünde boş yer kavgası verseydiniz siz ne yapardınız? Peki ya yer bulup da otoparkçılara para ödemek zorunda kalsaydınız? Yer, Teşvikiye Hüsrev Gerede Caddesi'nin otopark olarak kiraya verilen sol tarafı...

Okurlarımız bu kronik sorun yüzünden hayli sıkıntılı...

Eminönü Belediyesi’nden yanıt

Büfe Ramazan içinmiş

Geçtiğimiz hafta Belediyelerin yanıtını bekliyoruz bölümümüzde duyurduğumuz 'Bu büfe de neyin nesi?' başlıklı haberimize Eminönü Belediyesi'nden açıklama geldi. Geçtiğimiz pazar günü birden bire Mısır Çarşısı'nın çıkışında bu ahşap büfeyi gören okurlarımız büfenin kaçak olmasından kuşku duyuyorlardı.

Belediye, görderdiği açıklamasında okurlarımıza duyarlılıklarından ötürü teşekkür ediyor ve sözkonusu büfenin Ramazan ayı boyunca, Coca-Cola firmasının tanıtımını yapmak üzere kurulduğunu, bir ay boyunca izinli olduğunu ve Ramazan sonunda kaldırılacağını duyurdu.

Savaş ÖZBEY

ALKIŞLAR

Aganigi Naganigi denetimleri

Esenler Belediyesi ilçede her hafta kurulan 14 semt pazarı için sıkı bir denetim çalışması başlattı. Belediye başkan Yardımcısı Emrullah Erişen tarafından bizzat yapılan denetlemelerde halkın sağlıklı ve ucuz ürün alışverişi yapabilmesi esnaf ikaz ediliyor, uymayanlara ceza kesiliyor. Belediye başkanı Mehmet Öcalan halkın pazarlarla ilgili şikayetleri sona erene kadar çalışmalarına devam edeceklerini belirerek, şunları söyledi: ‘‘Semt pazarlarının çağdaşlaşması elbette sadece görüntüde değil, beyinlerde de olmalıdır. Son günlerin meşhur reklamında olduğu gibi 'aganigi-naganigi' türünden saçmalıklara prim vermemek, edep içinde malı reklam etmek bile bu yolda ciddi bir adım atmaktır.’’

Savaş ÖZBEY

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!