İnfaz askıda

APO'nun idam dosyasının akıbeti, dün 7.5 saat süren liderler zirvesinde belli oldu. Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz, Öcalan dosyasının, AİHM kararını Başbakanlık'ta bekletilmesi kararını verdiler. Zirveden sonra kararı açıklayan Ecevit ‘‘Ancak erteleme süreci, Türkiye'nin aleyhinde kullanılmaya çalışılırsa, idam kararı Meclis'e gönderilecektir’’ dedi.

KOALİSYON ortaklarının dün gerçekleştirdiği tarihi toplantıda teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın idam kararını içeren dava doyasının Başbakanlık'ta bekletilmesi kararlaştırıldı. Hükümet, dosyayı Meclis'e sevk etmek için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararını bekleyecek. Ancak bu ‘‘erteleme’’, 1-2 yıl sürebilecek dava sırasında Türkiye aleyhinde kullanılmaya çalışılırsa, hükümet idam sürecinin devam etmesi yönündü karar verebilecek.

7.5 SAATLİK ZİRVE

Apo hakkında verilen idam kararının infazı konusunda koalisyon hükümetinin izleyeceği yolu belirleyecek liderler zirvesi, dün saat 14.05'te başladı. Başbakan Ecevit'in başkanlığındaki zirve, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın tam yetki aldığı Başkanlık Divanı toplantısı nedeniyle, 5 dakika gecikmeyle başladı ve akşam saat 19.15'te sona erdi. Başbakan Ecevit başkanlığındaki ‘Tarihi Zirve’ye, Başbakan Yardımcısı ve MHP Lideri Bahçeli, ANAP Lideri Yılmaz, Başbakan yardımcıları Cumhur Ersümer ve Hüsamettin Özkan, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Dışişleri Bakanı İsmail Cem, İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik, MHP'den Bahçeli'nin ‘kurmayı’ sıfatıyla Sanayi ve Ticaret Bakanı Kenan Tanrıkulu katıldı.

ÖLÜSÜ DAHA TEHLİKELİ

Zirvede, Bahçeli ve Tanrıkulu dışında, Apo hakkındaki bağımsız yargının verdiği infaz kararının derhal Meclis'e sevk edilerek idam edilmesi yönünde görüş belirten olmadı. Bu konudaki MİT raporunu da dayanak yapan Ecevit, Yılmaz ve diğer bakanlar, Öcalan'ın ölüsünün, dirisinden daha tehlikeli olacağını belirterek, ‘Türkiye’nin elindeki Apo'nun bir koz olarak kullanılmasının' daha isabetli bir karar olacağını savundular. Aynı isimler, idam dosyasını bekletmek için en iyi yerin Başbakanlık olacağını da savundu. Bahçeli ve Tanrıkulu ise bu noktada verilecek bir tavizin Türkiye'nin egemenlik haklarında gedik açacağını ve bu tavizi başka tavizlerin izleyeceğini öne sürdüler. Uzun süren görüş alışverişinden sonra liderler bir ortak nokta üzerinde görüş birliği sağladılar. Yanlış anlamaları önlemek üzere bu yazılı bir metin haline getirildi. Kararda AİHM'nin idama mahkûm edilen Öcalan hakkında verdiği ihtiyati tedbir kararına uyulması, bu kararın terör örgütü ve yandaşı çevreler tarafından Türkiye'nin yüksek menfaatleri aleyhinde kullanılmak istenmesi halinde, erteleme sürecinin kesilerek infaz sürecine geçilmesi benimsendi.

Başbakan Ecevit, toplantıdan sonra alınan kararı şu sözlerle açıkladı:

‘‘Koalisyonu oluşturan DSP, MHP ve ANAP'ın genel başkanları, bugün Başbakanlık'ta yaptıkları toplantıda, AİHM'nin terörist başı Abdullah Öcalan hakkındaki kesinleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararını ayrıntıları ile değerlendirmişlerdir.

Bilindiği gibi Türkiye'nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM'nin Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde söz konusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya gereği için ivedilikle TBMM'ye gönderilecektir.

Genel başkanlar, hukuka saygı içinde aldıkları bu kararın, terör örgütü ve yandaşı çevrelerce milleti ve devleti ile Türkiye'nin yüksek menfaatleri aleyhine kullanılmak istendiğinin değerlendirilmesi halinde, erteleme süreci kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi hususunda görüş birliğine varmışlardır.’’

AB'den, Öcalan uyarısı

AB Dönem Başkanı Portekiz, AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin, terör örgütü başı Abdullah Öcalan'ın idam edilmesi durumunda, ‘‘kötüye’’ gideceği uyarısında bulundu. Portekiz'in Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Francisco Seixas de Costa, Paris'te Fransız meslektaşı Pierre Moscovici ile görüşmesinden sonra basına yaptığı açıklamada, ‘‘AB tarafından Türkiye'ye açılan kapının, Türkiye'nin idam cezası sorunu konusunda akılcı bir tutum benimsemesi şartını da ortaya koyduğu açıktır’’ dedi. ‘‘Türkiye'nin AB ilkelerine karşı bir tutum takınması durumunda Türkiye ile yakınlaşma çabalarının da kötüye gideceğini düşünüyorum’’ diye konuşan Costa, hafta sonunda Ankara'ya giderek, Türk yetkililer, sivil toplum örgütleri ve insan hakları kuruluşlarıyla görüşeceğini bildirdi.

Demirel: Avrupa'ya uymazsak çağdaşlığımızı kaybederiz

LİDERLER zirvesinde, Abdullah Öcalan'ın idamı konusu tartışılırken, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de Türkiye'nin Avrupa hukukuna uymaması halinde ‘çağdaş devlet olma niteliğini kaybedeceğini’ söyledi. İdareciler Günü’nde konuşan Demirel, Türkiye'nin evrensel hukuk ve Avrupa hukuku içine girdiği zaman bugünden daha ileri zorlanmalara maruz kalacağını belirterek, şöyle konuştu:

‘‘Bu zorlanmaları aşacağımıza inanıyoruz. Bu zorlanmalara maruz kalacağız diye eğer biz böyle bir dünyanın içine girmezsek çağdaş bir devlet olma vasfımızı kaybedeceğiz.’’

Demirel, ‘‘Çağdaş bir devlet olalım, çağın icaplarına uyalım. Üniter bütünlüğümüzü, laik devlet formumuzu muhafaza edelim’’ çağrısında bulundu.

ABD: Karar Türkiye'ye ait

ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Marc Grossman, PKK'nın elebaşı Öcalan'ı idam edip etmeme kararının Türkiye'ye ait olduğunu bildirdi. Grossman, ABD-AB ilişkileri konusunda dün düzenlediği basın toplantısında bir soru üzerine ‘‘Öcalan konusu Türk halkının karar vereceği bir mesele. Türk hükümetinin burada kendi kararını vermesi lazım’’ dedi. Grossman sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Türkiye'nin gönüllü olarak katıldığı bazı yükümlülük ve adımlar var, AB adaylığı gibi. Dolayısıyla Türk hükümetinin karar verirken bu konuları dikkate alacağını sanıyorum.’’ WASHİNGTON

Haberle ilgili daha fazlası: