GeriGündem Hak etmeyen adamın gözyaşları...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hak etmeyen adamın gözyaşları...

Abone Olgoogle-news

Bazı iller depremden sarsılırken, Başkent'te politika kazanı kaynıyor. Partilerin içi fokur fokur...

DSP'den Cevdet Selvi de koptu. Hilmi Develi, ‘Kopmadı koparıldı’ diyor. Selvi'yi ihraç istemine karşı savunma yapması konusunda tebligat aldığı gün görmüştüm. Gözlerinden süzülen yaşları saklayamıyordu:

‘‘Ben, bunu hak etmedim dostum, vallahi haketmedim..’’

Selvi, küçük oğlu koleji kazandığı gün, kolej son sınıfa geçen kızını okuldan almıştı. O zaman da böyle ağlamıştı. Yüreği ezilmişti. Meclis'in arka kısmında, başını duvara yaslamıştı:

‘‘Dürüst olmanın bedeli bu olmamalıydı dostum, olmamalıydı...'

Hükümet iyi gitmiyor. Bu hükümetin kurulduğu günlerde ünlü bir aydınımız Başbakan Yılmaz'ı uyarmıştı:

‘‘Bakın Mesut Bey, millet sizin geldiğinize sevinmiyor, Refahyol gittiği için seviniyor. Bunu bilerek işe başlayın.’’

Olumsuz sinyaller iktidar milletvekillerini sıkıntıya sokuyor. İstekleri yerine getirilemiyor; iş, tayin, terfi... DSP gibi ANAP ve DTP de huzursuz. Mehmet Köstepen rahat değil. DTP grubu bıçak sırtında, ikisi gitse düşer. ANAP'lı Hayrettin Uzun uzun süredir lideriyle ters düşüyor. TBMM Başkanlığı için aday olmuştu. Yılmaz, diğer liderlere göre daha toleranslı:

‘‘Sen hep benimle uğraşıyorsun, biraz da düşmanlarımla uğraşsana.’’

Uzun'un yanıtı da hoştu:

‘‘Bana oy verenlerden tek tek, 'Sizi liderinize rağmen bana oy vermeye zorladım, özür dilerim' dedim. Benim lidere yardımım da bu kadar olur.’’

CHP mi? Sayıları arttı. Ama CHP'de iç çekişme hiç dinmedi! CHP lideri Deniz Baykal, parti ve grup yöneticilerinden oluşan ekibiyle Hürriyet'in konuğu oldu. Uzun değerlendirmeler yaptı. Uzaktan dinledim... Toplumda, ‘‘Bu hükümet yarın giderse Refahyol alternatif olamaz. CHP boşluğu doldurabilir mi?’’ diye merak edenlerin sayısı artıyor. Baykal da, bu kuşkuları dağıtmak ister gibiydi. İddialı ve ısrarcıydı.

Ali Topuz, uzun süre beni gözleyip, ‘‘Seninle halvet olmamız lazım, bize yaban durma, bildiğin gibi değil’’ dedi. Baykal'ın Dış İlişkiler Danışmanı Şule Bucak, rahmetli Muammer Ertem'in kızı. O da bu sıcak sohbete katıldı. Taner ve Timur Demir kardeşlerin yeğeni olan Şule de bu görüşteydi:

‘‘Ben Erdal beyden (İnönü) kaldım. Ama dışlanmadım. Yabancılaşmadım da... Dinliyor, reddetmiyor, gerektiğinde değişiklikler yapıyor.’’

Kazan kaynarken, kulislerde ilginç senaryolar da üretiliyor.. ANAP'lı Ahmet Neidim, eski DYP'li arkadaşları Mehmet Çakıroğlu, Nurettin Tokdemir ve Fethi Akkoç ile sohbet ederken yarı şaka, yarı ciddi anlatıyordu:

‘‘Sizleri severim... Kadın hepinizi harcadı. Akıllı olun... Hemen DTP'ye girin. RP'nin defteri yılbaşına kalmaz, dürülür. Mart civarında da ablanızı Yüce Divan'a yollarız. O zaman, DYP olağanüstü kongre yapar, polislerden müsteşar Bekir Aksoy başa geçer. MHP ile flört eder. DYP'deki son DYP'liler de buna isyan eder, o devrilir. Kıratın üstüne Hüsamettin abimiz (Cindoruk) biner. Önce ittifak, sonra birleşme... Yol yakınken kendinizi kurntarın...’’

DYP Şırnak milletvekili Bayar Öktem de geldi ama itiraz etti:

‘‘Adım Bayar, Demokrat kökenli, AP'li ve şimdi DYP'liyim. Bu dediklerin Mart-Nisan ayında olsun, ne istersen yaparım. İşte İsmet Bey de şahit.’’

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle