GeriGündem Güneşte yanmak mı, solaryuma gitmek mi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Güneşte yanmak mı, solaryuma gitmek mi?

Abone Olgoogle-news

Güneş altında saatlerce yatıp akşamüstü eve dönünce gözümüze çarpan o kırmızılıklar ve yatağa sırt üstü uzanmamızı engelleyen acılar, solaryumun gelişiyle son bulmuştu. Yapılan yoğurt tedavileri ve nemli bezler de tarihe karıştı. Artık herkes soyulmadan ve acı çekmeden bronzlaşmanın yolunu biliyor. Üstelik ister güneş yanığı, ister kar yanığı... Hepsinin de makinesi ayrı.

Seneler evvel İstanbul'da ve sırasıyla diğer büyük şehirlerde ilk solaryumlar açılmaya başladığında, neredeyse yer yerinden oynamıştı. Güneş altında günlerce kalıp renkten renge girmeden ve soyulmadan bronzlaşmanın çaresi olan solaryumlar, tabii ki çok zararlıydı ve gidilmemesi gerekliydi. Ancak genç yaşlı pek çok insan bu uyarılara kulak asmadan en yakınlarındaki solaryumların müdavimi oldular. Aslında geçen senelere rağmen pek de fazla bir zarar çıkmadı solaryumcular cephesinden... Yani, korkulan başa gelmedi. Bir dönem insanlar gerçekten korkup, kendilerini sadece güneşin yakıcı ışıkları altına bıraktılarsa da bu korku çok geçmeden son buldu ve yine kürkçü dükkanı solaryumlara geri dönüldü. Aradaki bu kısa zaman zarfında ise solaryumlar atağa kalkıp kendilerini geliştirdiler. Her çeşit yenilik, çıkan her teknolojik harika, bu amaçla ülkemize getirilerek, biçim biçim ve her ten için farklı makinelerle beğenimize sunuldu. Eskiden sadece solaryum hizmeti veren salonlar sınırlıyken, şimdi her köşe başında bir tane açılıyor. Kısacası, artık solaryumlar, biz istesek de, istemesek de yaşantımızın bir parçası olmuş durumda...

Değişik modelleri var

Merkezleri Ataşehir, Nişantaşı, Suadiye ve Yeşilyurt'ta bulunan Sun Vital solaryumlarından Yeşilyurt şubesinin sahibi ve işletmecisi İlker Mumcu'dan aldığımız bilgilere göre, solaryum cihazları eğer dikkatli kullanılmazsa ve eğitimli kişiler tarafından kullananlara gösterilmezse, iyi sonuçlar doğurmayabilir. Mumcu ayrıca, son teknolojilerin takip edilerek uygulanmasının çok önemli olduğunu da ekliyor. Sun Vital'de, iki tane dekolte ve üç tane de vücut makinesi bulunuyor. Dekolte için kullanılanlardan Sirius modeli 3000 watt'la çalışıyor ve özellikle koyu tenlilerin tercih ettikleri bir makine. Power Top 7000 isimli diğer dekolte aleti ise 7200 watt'la çalışıyor ve daha çok beyaz tenlilere tavsiye ediliyor. Tüm vücut girmek isteyenlerin ise seçenekleri biraz daha geniş. Koyu tenliler için kar bronzluğu veren Formula Uno modeli,12,800 watt'la çalışıyor. Normal tenlilerin tercih ettiği Black Power V12 ise 13,500 watt'la çalışıyor ve güneş bronzluğu veriyor. Yani birinde kızarıyorsunuz, birinde kararıyorsunuz. Bunların haricinde, yine tüm vücut girmek isteyenler için olan ancak klestrofobi, yani kapalı yerde bulunamama korkusu olanlara özel dizayn edilmiş Sun Board ise 13,000 watt'la çalışıyor. Bu makinenin özelliği, üstünüze kapanan bir kapağın aksine, vücudunuza bir hayli uzaktan ışın verilmesi.

Sun Vital'in müdavimleri: Seren Serengil, Çağla Şikel, Gökhan Arsoy, Ebru Şallı, Yeşim Çetin, Emrah, Ebru Gündeş, İpek Gümüşoğlu, Ufuk Sarıca, İbrahim Kutluay, Galatasaray ve Fenerbehçeli futbolculardan bazıları.

Bilinçli yapılmalı

Bu konuda görüşlerini aldığımız Alman Hastanesi Cildiye Bölümü hekimlerinden Dr. Ayşe Özboya, solaryumda verilen ışınların, ultraviole A ve B ışınları olduğunu ve ciltteki koyulaşmayı bunların sağladığını belirtiyor. Özboya'ya göre, eğer bronzlaşma işlemi limitsiz, sınırsız ve bilinçsizce yapılırsa öncelikle yaşlanma etkilerinin çabuklaşmasına yol açıyor. Eğer bu uygulama, yaz-kış bronz kalmak için sürekli hale gelirse, cilt kanserine varan sonuçlar doğurabiliyor. Özboya, solaryumun kullanım açısından en iyi şeklinin uzun aralıklarla girmek olduğunu belirtiyor ve ekliyor: ‘‘Ancak şu bir gerçek ki, solaryumun, güneş ışınlarının altında kalmaktan hiç bir farkı yok. Yani güneşin cilt üzerindeki etkisi neyse, solaryumun da odur.’’

Zararlı ama faydası da var

International Hospital Dermatoloji bölümü uzmanı Prof. Dr. Orhan Baransü ise, solaryumun genel anlamda zararlı olduğunu, ancak bazı faydalarının da bulunduğunu belirtiyor. Solaryumun fizyolojik ve ruhsal açıdan yararlarının bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Baransü, bunların ancak aşırıya kaçmadan ve kesinlikle bir dermatolog denetimi altında yapılması gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, koruyucu kremler sürerek güneşte bronzlaşmanın da, solaryumdan bir farkı olmadığını belirten Prof. Dr. Baransü, deniz ve güneşin faydalarının saatlerce güneşlenmeden alınması gerektiğini de sözlerine ekliyor ve şöyle diyor: ‘‘Bronzlaşmak, sağlıklı görünmek demek değildir.’’

İstanbul’dan bazı trendy merkezler

Beyoğlu Solarium

Sıraselviler 67, Beyoğlu

Tel: 249 6853

Fiyat: 20 dakikası 3 milyon lira

Bronzi Solarium Merkezi

Teşvikiye Meydanı, 142-4, Teşvikiye / Tel: 260 2955

Fiyat: 2,5 milyon ile 3,5 milyon

Caraibi Solarium

Rumeli Cad. 16-6, Nişantaşı

Tel: 230 3085

Fiyat: 1,5 milyon ile 3,5 milyon

Coconut Solarium

Bağdat Cad. Yener Apt. 374-6, Şaşkınbakkal Tel: 411 1263

Fiyat: 1 milyon 800 bin ile 3 milyon lira arasında değişiyor

For You Solaryum ve Güzellik Merkezi

Bağdat Cad. 369-3, Erenköy

Tel: 411 3910

Fiyat: 2 milyon ile 3 milyon lira arasında değişiyor



False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle