Gümüş ekran... Shakespeare'i aramak

Osman GİRİTLİ

Al Pacino'nun yönetip oynadığı Looking for Richard, çağdaş lezzette bir Shakespeare ziyafeti.

Evet ziyafet sözü, size, Fransızların Nouvelle Cuisine'ini hatırlatabilir. Az ve hafif.

Biraz Shakespeare, biraz Al Pacino. Biraz modern, biraz klasik.

Ünlü oyun yazarının, sahne ışıklarında pek aydınlatılmayan Richard III üzerine çeşitlemeler.

Belgesel yanı ağır basan Looking for Richard'ın seveceğiniz yanı, dünle bugün arasında olağanüstü ustalıkta gel-gitler'deki başarısında.

Tarih içinde, bir dehanın yazdıklarının izini sürerek, herdem taze kalışının alttan alta süren öyküsü.

Looking for Richard'da Shakespeare konusunda yapılan soruşturmalar, bugünün Amerikalı seyircisinin kültürel radyografisini çıkarması açısından bende hain bir zevk uyandırdı. Kızılderililerden daha entellektüel olduklarına şüphem yok.

Hele bir tanesi, oyunu seyrederken, sıkılıp sevgilisiyle öpüşmeye başladığını anlattı. Gülünç bile değil, zavallı, sığır çobanı. Shakespeare kim, sen kim.

Al Pacino, Richard III'ün metin analizini yaparken/yaptırırken, aslında değişmeyen insan özelliklerini, oyunu bugüne getirerek kanıtlıyor. Bence bu, ünlü oyuncu/yönetmenin tiyatronun en büyük yaratıcısı Shakespeare'e duyduğu bir saygının nişanesi. Amerikan tarzı da olsa kabulüm.

Looking for Richard, iki alanda ayrı ayrı varolan bir çalışma. Gerçek metni gününde yorumlayıp oynayarak teşhir etme, bir yandan da, dünün otantikliği içinde oynamak. Paralel akan oyunculuk nehirleri.

Film, Richard III üzerine bir film yapma fikrinin tanıklığı olarak da yorumlanabilir.

Oyunu sahnelerken, tarihi gerçeklerle bugünün gerçekleri arasındaki benzerliğe özellikle seyircinin dikkatini çekiyor.

Ha Richard III, ha bir Başkan.

Bunun içine şakalar, gülümsemeler, hüzünler giriyor. Gerçekten de büyük ustada insanın bütün renkleri vardır: Karadan griye, mordan pembeye kadar.

Oyuncular, yönetmenler, Shakespeare uzmanları, hep birlikte, insanı, hayatımızı yorumluyorlar. Minik hayatlarımızı konuşuyorlar, tutkularımızın boşluğundaki çırpınışları anlatıyorlar, iktidar girdabına düşenlerin, komik ve trajik görünümlerini bizlere iletiyorlar.

‘‘Shakespeare'i böyle alışılmadık, geleneksellikten uzak bir şekilde izleyiciye sunmak, böylesine güçlü bir kadroyla zor olmadı. Ve bu filmle kanıtlamaya çalıştık ki, Shakespeare de çok eğlenceli olabilir, insanın kendini tanıması için çağ veya yaş yoktur.''diyor Al Pacino.

Eskimeyen ustaların hepsi için geçerli bir söz.

Haberle ilgili daha fazlası: